BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 26 HAZİRAN 2021

KORONA GÜNLÜĞÜ 26 HAZİRAN 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor!
Sosyal cinayete dönüşen pandemi ölümlerine karşı öfke büyüyor. Yanlış sağlık politakaları ve salgın mücadelesine karşı yaşam hakkını savunmak için demokrasi güçleri harekete geçiyor.
***
TTB; Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın “Salgın sebebiyle ertelenen sağlık hizmetleri sebebiyle yaşadığımız kayıp büyük” sözlerinin ardından “Sağlık Bakanlığı resmi ölüm rakamlarının gerçeği yansıtmadığını kabul etmiştir” dedi. TTB Pandemi Çalışma Grubu üyesi Güçlü Yaman, 16-22 Haziran haftası itibariyle fazladan ölümlerde genel olarak bir düşüş yaşandığını fakat bazı illerde tırmanmaların halen dikkat çektiğini belirtip Çorum’u örnek gösterdi: “Çorum merkezi mart ayının sonundan beri çok yüksek ölüm oranlarıyla dikkat çekiyor. Fakat biz ne bir bilgi edinebiliyoruz ne de kente özgü bir önlem alındığını görebiliyoruz.” Yaman son olarak hesaplayabildikleri COVID-19’a bağlı ölüm sayısının da 150 bini işaret ettiğini sözlerine ekledi. TTB Pandemi Çalışma Grubu üyesi Dr. Nasır Nesanır, Türkiye nüfusunun %49’unu oluşturan 21 ildeki belediye verilerine göre, yalnızca bulaşıcı hastalık kaynaklı 115-120 bin ölüm olduğunu ifade etti.
TTB Başkanı Fincancı, “Sağlık Bakanı da böylelikle ölüm sayılarının fazla olduğunu itiraf etmiş oldu. Biz pandeminin başından beri fazladan ölümlerin çok ciddi noktada olduğunu özellikle de 2020 yılı için 100 binin üzerinde fazladan ölüm yaşandığını ve bunların en az üçte ikisinin Covid-19 ölümleri olduğunu zaten söylüyorduk” dedi
***
Varyant için alınacak önlemlerin salgın kontrolü için alınacak önlemler olduğunu belirten TTB Pandemi Çalışma Grubu üuesi Prof.Dr.Esin Şenol, “Ben artık Türkiye’de kapanma lafını asla kullanmayacak bir bilim insanıyım. Çünkü hiçbir zaman gerçek bir kısıtlama yapılmadı. İnsanlar eve kapatıldı ve aç ve dertleriyle baş başa bırakıldılar. Bir kesim tümüyle açıkken bir kesim hasta olan yakınlarıyla bile ilgilenemeyecek hale geliyor” diyerek geçen yazdan tek farkın, aşı ve sağlıkçıların büyük gayretleriyle süren hızlı bir aşılama olduğunu söyledi.
***
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Pandemi Çalışma Grubu üyesi ve göğüs hastalıkları uzmanı doktor Levent Akyıldız, özellikle Delta varyantı baskın ülkelerden Türkiye’ye gelişlerde önlemlerin artırılması gerektiğinin altını çizdi. Test kitlerinin yeni varyantlara göre düzenlenip düzenlenmediğinin bilinmediğini belirten Akyıldız, şöyle konuştu: “Varyantlar konusu maalesef bakanlığın, gerek sağlık meslek örgütleriyle gerek kamuoyuyla ve konunun taraflarıyla açık bir şekilde dataları paylaştığı bir alan değil. Dolaysıyla kimi lokasyonlar üzerinden aldığımız bilgilerden bir genelleme ve modelleme yapmak eğiliminde oluyoruz. TTB olarak bizim temel talebimiz zaten bu tip genom analizi, varyant takibi net bir biçimde yapılıp periyodik olarak buna erişimi güncellemelerde paylaşılıyor olması. Çünkü 134 olgu üzerinden sahadaki kıpırdanmayı açıklama şansımız yok.”
Akyıldız, Hindistan hükümetinin ‘endişe verici’ olarak sınıflandırdığı ‘Delta Plus’ varyantı hakkında da şunları söyledi: “Bir varyantın endişe verici olarak tanımlanabilmesi özellikle klinik sonuçlar doğurması gerekir. Bulaş özelliğinin artması, hastalık ağırlığının artması ve bunun yansıması olarak halk sağlığına yaratacağı yeni tehditler dikkate alınmalı. Hindistan’ın bunu tehdit olarak algılaması anlaşılabilir. Çünkü salgını bütün şiddetiyle yaşadılar, adeta bir yangın hali vardı. Özellikle aşılamanın etkili bir şekilde sağlanamadığı, çoğu toplumsal gruplara ulaştırılamadığı bir nüfusa sahipseniz her yükselen tehdidi halk sağlığı açısından daha yakın izleme ihtiyacı hissedersiniz. Oysa bilimsel saiklerle baktığınızda endişe verici varyant diyebilmeniz için bir gözlem olmalı.”
***
İngiltere merkezli Kent Üniversitesi’nden araştırmacılar, SARS-CoV-2’nin ilk olarak ortaya çıkışıyla ilgili 2019’un ekim ayı başlarından kasım ayı ortalarına kadarki süreci inceledi. PLOS Pathogens dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, virüsün ekim ayında ortaya çıktığı ancak 17 Kasım 2019’un yayılma için en olası tarih olduğu ve Ocak 2020’de de zaten küresel olarak yayıldığı öngörüsünde bulunuldu.
***
Rusya İnsan Sağlığı ve Tüketici Haklarını Koruma Servisi (Rospotrebnadzor) Başkanı Anna Popova, ülkesinde Covid-19 durumunun zorlaştığını belirterek, “Covid-19 vakaları, önceki dört haftayla kıyasla geçen hafta yüzde 100, yani iki kat arttı.” dedi. Virüse yakalananların birçoğunun 20 ila 39 yaş arasında olduğuna dikkati çeken Popova, belirtisi olmayan Covid-19 hastalarının sayısının da iki kat arttığını söyledi. Popova, Rusya’nın 10 bölgesinde Covid-19’a karşı aşılanma zorunluluğunun getirildiği bilgisini paylaşarak, “Pazartesi itibarıyla 8 bölgede daha aşılanma zorunluluğunun getirilmesi konusunda karar alacağız.” ifadelerini kullandı.
***
İtalya’da Covid-19’un Delta (Hindistan) varyantının görülme sıklığı son bir ayda dört kat arttı.
***
Covid-19 vakalarında küresel düzeyde düşüş eğilimi birkaç gündür durdu, vaka sayısı plato çizmeye başladı. Farklı coğrafyalarda pandemi sık görülmeye, sık öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor. Toplam vaka sayısı 181 milyon 168 bine yaklaştı. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 3 milyon 925 bin civarında. Aktif hasta sayısı 11 milyon 491 bine yükseldi.
Küresel düzeyde son 24 saatte 408 bin 785 kişiye Covid-19 tanısı konurken 8 bin 728 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Brezilya ve Hindistan zirveye yerleşmiş durumda. Pandemi Afrika kıtasında artışa geçerken Güney Asya ve Latin Amerika ülkelerinde yüksek hızda devam ediyor. Delta variant Rusya, İngiltere, Portekiz, İsrail vb. bir çok ülkeyi ciddi biçimde etkiliyor. Ülkelere göre yeni vaka sayısı şöyle: Brezilya (79.3 bin), Hindistan (49.1 bin), Kolombiya (32.7 bin), Arjantin (24 bin), Rusya (20.4 bin), Endonezya (18.9 bin), Güney Afrika (18.8 bin), ABD (15.5 bin), İngiltere (15.3 bin) ve İran (10.8 bin).
Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 06.00) alıyoruz.
***
Türkiye’de salgın hala kontrol altına alınabilmiş değil. Son 24 saatte yeni vaka bildirimi 5 bin 630 kişiye Covid-19 tanısı kondu. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı ise 56 kişi oldu. Turkuaz tabloda eleştirilere rağmen ısrarla yer verilen yeni hasta sayısı da 477 kişi. Toplam vaka sayısı 5 milyon 400 bine yaklaştı. Toplam can kaybı ise 49 bin 473 kişiye yükseldi. Günlük test sayısı 223 bin civarında. Turkuaz tabloda aktif hasta sayısı yer almıyor. Günlük aktif hasta sayısını Worldmeters’dan paylaşmaya devam ediyoruz.
Türkiye’de aktif hasta sayısı yeniden düşmeye başladı, 87 bin 513 aktif hastaya sahibiz. Bulaştırma potansiyeli yüksekliği dikkate alındığında aktif hasta sayısının hala oldukça yüksek olduğunu hatırlatmak isteriz. Temaslıların gerçek anlamda saptanmasıyla bu sayının ciddi düzeyde artacağını biliyoruz. Ağır hasta sayısi sekiz yüzün altına indi (737 kişi). Ağır hasta oranımız %0.9 düzeyine indi. Bu oran hala dünya ortalamasının bir buçuk katından daha fazla! Yüksek ölüm hızının yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili olduğunu, ölümlerin yüksek hızda devam edeceği uyarısını ısrarla vurguluyoruz.
***
Ordu’nun Ünye ilçesinde bulunan bir sitede oturan Azerbaycan uyruklu kadında ‘Delta’ varyantı tespit edildi. Temaslı 56 kişi için karantina uygulaması başlatıldı.
***
Enfeksiyon hastalıkları ve bağışıklık sistemi alanında dünyada söz sahibi isimlerden biri olan ve ABD’de Jackson Laboratuvarı Enstitüsü’nde baş araştırmacı olarak çalışmalarını yürüten Prof. Dr. Derya Unutmaz, Koronavirüs’ün delta varyatına ilişkin olarak, “Aşı olmayanlarda daha ağır hastalık yaptığına dair veriler geliyor. Özellikle delta varyantının büyük tehdit oluşturduğu şu anda, gençlerin de aşı olması çok önemli” değerlendirmesini yaptı.
***
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, “Bugün için dünyada Covid-19 pandemisi nedeni ile 1,5 milyar çocuk okul kapanmalarından etkilenmiş, 210 milyon çocuk tamamen okulsuz kalmıştır. Geçtiğimiz yıl Birleşmiş Milletler’in raporuna göre son 20 yıldır ilk defa çocuk işçiliğinde artış yaşandı ve çocuk işçilerin sayısı 160 milyon kişiye çıktı” dedi.
***
Prof. Dr. Mehmet Ceyhan ise salgınlar sırasında okulların toplumun aynası olduğunu belirterek, “Toplumda vaka sayısı yüksekse okullarda bulaş riski artar. Çocuğun beden ve ruh sağlığı açısından okulda yüz yüze eğitim gereksinimi ve bunun çocuğun sağlığı ve toplumda salgının durumuna etkisi değerlendirildiğinde, vaka sayısının çok yüksek olduğu dönemler dışında, çocukların ve okul personelinin bulaştırıcılık durumu yakından izlenerek eğitimin devam ettirilmesi temel amaç olmalıdır” dedi.
Prof. Dr. Ceyhan, okullarda salgın sürecinde yüz yüze eğitimle ilgili önerilerde bulunarak, “Çocukların, öğretmenlerin ve diğer okul personelinin hastalık ve bulaştırıcılık durumunun saptanması için bilimsel ve standart kriterler kullanılmalıdır. Bunların içinde en güvenilir olanı çocuklar, öğretmenler ve diğer personele belli aralıklarla tarama testi uygulanmasıdır. Tarama testleri kolay uygulanabilir, hızlı sonuç veren, yanılma payı düşük ve ucuz olmalıdır. Hızlı tanı testleri bu amaçla kullanılabilir. Hızlı testler yoksa mevcut PCR testleri iyi seçilmiş örneklemler oluşturarak, belli sayıda çocuk ve personel üzerinde uygulanabilir. Örneğin; haftada 50 bin PCR testi bu amaçla kullanılabilir ve testlerde pozitiflik oranı o ilde okulların açılması ve eğitimin sürdürülebilmesi için temel kriter olarak kabul edilebilir. Okulların bir tarih açıklanarak açılması riskli bir yöntemdir, doğrusu okulların açılma kriterlerinin açıklanması ve o kriterlere ulaşıldığında okulların açılmasıdır” diye konuştu.
***
Radyoloji Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname’nin yürürlükten kaldırılmasına ilişkin cumhurbaşkanı kararı, Resmi Gazete’de yayınlandı. Karara sağlık emekçileri tepki gösterdi. Kimisi “Personeli çok çalıştırmak isteyen patronlar için yaptılar” derken kimisi de “Kanser vakaları artacak, Sağlık Bakanlığı neden sessiz?” diye sordu.
***
Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde sahte içkiden zehirlendiği belirlenen 11 kişi Çorlu Devlet Hastanesi’nin yoğun bakım ünitesinde tedaviye alındı. Dört kişi entübe edildi. Polis, ilçede operasyon başlattı.

AŞI TARTIŞMALARI
Erdoğan, ‘İngiltere’de aşıdan 100 sterlin ücret alınıyor’ demişti. 43 milyon kişinin en az bir doz, 32 milyon kişinin de iki doz aşı olduğu İngiltere’de Covid-19 aşılama programı ücretsiz yürütülüyor. Ülkenin en üst düzey aile doktoru ve çeşitli güvenlik kuruluşlarının yaptığı ortak açıklamada, Covid-19 aşısının sadece NHS üzerinden yapıldığı ve bedava olduğu, sağlık görevlilerinin aşı karşılığında asla para istemeyeceği vurgulandı. Sağlık Bakanı Matt Hancock da kampanya için yaptığı açıklamada “Bu pandemiden çıkış yolumuz aşılar. Sahtekarların bu dev ekip çalışmasının altını oymasına izin vermememiz yaşamsal önemde. Aşı için sizden asla para istenmeyecek, aşı için sizinle temas kurulduğunda banka detaylarınız ve PIN kodunuz sorulmayacak” demişti.
***
Venezuela Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez, Küba ile yaptıkları anlaşmanın bir parçası olarak Abdala aşısının ilk partisinin ülkeye geldiğini bildirdi. Rodriguez, “Dünyadaki en iyi etkinliklerden birine sahip olağanüstü bir aşıdır. Bugün Küba, aşı adaylarıyla birlikte etik, ahlaki, bilimsel ve teknolojik dersler veriyor” dedi. Aşıya verilen bu ismin önemi Küba’nın ulusal kahramanı ve simgesi Jose Marti’nin, Küba’nın sömürgeciliğe karşı savaşına atıfta bulunarak yazdığı şiir kitabı Abdala’dan geliyor.

Küba Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji Merkezinin (CIGB) 22 Haziran’daki Twitter paylaşımında, üretilen anti Covid-19 dozunun etkinliğinin yüzde 92,28 olduğu belirtilerek, “Küba’nın bugün 5 aşı adayı var, yüzde 62 etkinlik ile Soberana 02 ve yüzde 92,28 etkinlik oranıyla Abdala, bunlar zaten aşı olarak kabul ediliyor. Küba, kendi öz imkanlarıyla nüfusunu aşılayan ilk ülke olacak” demişti.
Aşıya verilen bu ismin önemi Küba’nın ulusal kahramanı ve simgesi Jose Marti’nin, Küba’nın sömürgeciliğe karşı savaşına atıfta bulunarak yazdığı şiir kitabı Abdala’dan geliyor.
***
Türkiye ile Ukrayna arasında Covid-19 Aşı Kartlarının karşılıklı olarak tanınmasına karar verildi. Bu kapsamda Ukrayna’ya seyahat edecek Türk Vatandaşlarının görevlilere COVID-19 ile ilgili enabiz.gov.tr adresinden alacakları aşı kartlarını, aşılarını tamamlayamayanların ise son 72 saat içerisinde alınmış negatif PCR testlerini ibraz etmeleri gerekmektedir.
***
Koca, aşılama oranı en yüksek 10 ili ve oranlarını paylaştı: Edirne, Amasya, Eskişehir, Çanakkale, Kırklareli, Balıkesir, Muğla, Burdur, Bilecik, Sinop.
***
Aile sağlığı merkezlerinde görev yapan sağlıkçılar, Covid-19 aşılaması yaparken gebe-bebek izlem, enjeksiyon, pansuman ve muayene gibi rutin işlerini de sürdürüyor. Öte yandan aynı saatte çok sayıda kişiye verilen aşı randevuları sebebiyle yığılmalar yaşanıyor. Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF) 2. Başkanı Dr. Hacı Yusuf Eryazğan, sistemsiz aşılama ve artan iş yükü nedeniyle sağlık çalışanlarının şiddetle karşı karşıya kaldığını belirtiyor. AHEF İkinci Başkanı Hacı Yusuf Eryazğan, ASM’lerdeki rutin işleyiş devam ederken sistemli ve sürdürülebilir bir aşı kampanyasının uygulanamayacağı görüşünde.
Türk Tabipleri Birliği Halk Sağlığı Kolu Başkanı Uzm. Dr. Nasır Nesanır ise geçmişte başarılı olan aşı kampanyalarının sağlık kuruluşlarıyla sınırlı kalmadığını ve halkın ulaşabileceği çeşitli alanlarda aşı merkezleri kurulduğunu belirtiyor: “Eğer siz bir aşı kampanyasına başladıysanız bütün aşı faaliyetlerini sağlık kuruluşlarının içinde yapamazsınız. Çünkü orada diğer sağlık hizmetlerine devam ediyoruz. Covid-19 önemli bir hastalık ama bunu tedavi ederken diğer sağlık hizmetlerinin de aksamaması gerekiyor.”
Uzm. Dr. Nesanır’a göre yaygın ve hızlı bir aşı kampanyası için kurumlar arası iş birliği kritik önem taşıyor: “Türkiye’de geçmişteki aşı kampanyalarının başarısında diğer kamu kurum ve kuruluşlarının da devreye sokulması çok önemli bir faktördü. Şu anda sağlık çalışanları bir taraftan muayene yapıyor bir taraftan barkod okutuyor. Aslında buralara diğer kamu kurum ve kuruluşlarından görevli memurları da getirebilirsiniz. Bütün bu işgücünü dengeye soktuğunuz zaman 1,5 milyondan çok daha fazla aşı yaparsınız ve sağlık çalışanlarını da daha az yorarsınız. Aşı dağıtımda araç takviyesi de sağlayabilirsiniz.”
Yurt dışındaki örnekler incelendiğinde hızlı aşılama yapan ülkelerin metro istasyonları, spor salonları, iş yerleri, ibadethaneler gibi kolay ulaşılabilen alanlarda aşı yaptığı görülüyor. Türkiye’de de bazı organize sanayi bölgelerinde (OSB) ve AVM’lerde aşı merkezleri kuruldu. Ancak bu merkezlerin sayısının acilen artırılması gerektiğine dikkat çekiliyor.
***
Manisa Celal Bayar Üniversitesi (CBÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi araştırmasına göre; sağlık çalışanlarının yüzde 95,2’sinde, 2’nci aşıdan 3 ay sonra antikor düzeyleri düşüş gösterdi. Prof. Dr. Akçalı, sağlık çalışanlarında antikor düzeylerinin 3’üncü ay sonunda düştüğünü fark ettiklerini belirterek, şunları kaydetti: “Sağlık çalışanlarının yüzde 97’si antikor pozitifken 3’üncü ay sonuçlarında bu oranın yüzde 77’ye düştüğünü gördük. Ayrıca tüm çalışma grubunun genel olarak yüzde 95,2’sinde antikor düzeylerinde bir düşme olduğunu saptadık. Ancak çalışmanın güzel bulgularından bir tanesi izlediğimiz grupta hastalanan kişilerin sayısının çok az olmasıydı. Bu 3 aylık süre içinde aşılanan 1053 sağlık çalışanın yüzde 2,8’inin Covid-19’a yakalandığını tespit ettik. Her ne kadar antikor düzeylerimiz düşse de sağlık çalışanlarının bu aşılama sonrasında Covid-19’a karşı iyi bir şekilde korunmuş olduğunu gördük. Bu da bizim için sevindirici bir sonuçtu. Çalışma grubumuzun yüzde 23’ünün bu 3 aylık süre içerisinde antikorlarının negatifleştiğini ya da Covid-19 hastalığına yakalandığını söyleyebiliriz. Ama yüzde 77’si de antikor pozitif diyebileceğimiz antikor düzeyleriyle hayatlarını idame ettiriyorlar.”
Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Erhan Eser de hastalanan 30 sağlık çalışanının antikorunun yüksek olduğunu ancak antikor sonuçlarına bakarak, başarı değerlendirmesi yapmanın doğru olmadığını söyledi. Eser, şöyle konuştu: “Aşı olmuş 1053 kişiden 30 kişinin hastalanması son derece iyi rakam. Çok daha iyi rakam var. 151 sağlık çalışanının aynı hane içinde yaşayan yakını, eşi, çocuğu bu dönem içinde hastalanmış. Yakınları hastalanan bu 151 sağlık çalışanının sadece 18’i hastalığa yakalanmış. Dolayısıyla bu oranın da yüzde 12 olduğunu düşünüyoruz. Demek ki biz çok yakın temasta olsak da riskli temasta bulunsak da aşı bizi yüzde 88 oranında koruyor. Bu da önemli bir veri. Aşılanırsak çok büyük riskler altında olsak da bu bizi koruyacak. 30 hastalanan kişinin antikorunda ilginç bir sonuç var. 29’unun antikoru yüksek. Yani dolayısıyla sadece antikora bakarak, başarı değerlendirmesi doğru değil. Daha çok erkeklerin, yaşlıların ve geliri düşük olan sağlık çalışanlarının antikorlarının düştüğünü tespit ettik. …Antikor oranları ağustos ayı sonuçlarımızda yüzde 77’den yüzde 50’lere düşerse sağlık personelinin 3’üncü doz aşı için hazırlanması gerekir, diye düşünüyorum” dedi.
***
Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, Covid-19 aşısında sırası gelip de yaptırmayanlara “Aşılarınızı olun” çağrısında bulundu. Aydan, şunları kaydetti: “Covid-19 aşısında sırası gelip de aşı yaptırmayanlar bilmelidir ki salgın hastalıklarda en önemli silah aşıdır. Aşı yaptırmama kararı insanın sadece kendisini değil toplumu da riske atması demektir. Aşılanmanın bir hedefi kendimizi korumaksa diğer önemli hedefi de etrafımızdaki insanları koruyarak toplumun bağışıklık sistemini sağlamak ve sağlıklı toplum olmaktır. Bu yüzden toplum sağlığının korunması ve pandemi sürecini en az hasarla atlatabilmemiz için sırası gelen her vatandaşımızın aşı olması gerektiğinin bir kez daha altını çiziyoruz. Aşı olmak kendimize bir kazanç olduğu gibi, topluma olan da bir borcumuzdur.”
***
Çocuklar ve 20 yaş altı grupta düşük doz aşı gündeme gelebilir
Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Serap Şimşek Yavuz, çocuk ve genç erişkinleri aşılayan ülkelerdeki sonuçların izlendiğini belirterek, bu gruplarda belki aşı dozlarının azaltılabileceğini veya iki doz olacaksa da aradaki sürenin uzatılabileceğini belirtti. Prof. Dr. Yavuz, İngiltere’de aşılamaların yüksek düzeyde olmasına rağmen Delta varyantının baskın hale gelmesinin asıl nedeninin ise aşılanmayan grup olduğuna işaret ederek, “İkinci önemli neden de İngiltere’de (erişkinlerde) ilk dozun üzerinden 3 ay geçtikten sonra ikinci dozu yaptılar. Erişkinlerde tek doz aşı, varyantlara karşı yeterince etkili değil maalesef. Her koşulda şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, çocuklar şu an aşılanmayan gruptalar ve onların okuluna gidebilmesi, normal hayatlarına dönebilmesi için öncelikle büyüklerin aşılanması gerekiyor. İsrail’de büyükler aşılandıktan sonra toplumdaki bağışıklık oranı yüzde 70’lere yaklaştı ve çocuklarda görülen enfeksiyon oranları çok çok azaldı. Yani büyükleri ne kadar aşılayabilirsek çocuklarda o kadar az enfeksiyon göreceğiz” diye konuştu.
Bağışıklık sistemini yeterince uyaran bir aşının bütün varyantlarda etkili olabileceğini söyleyen Prof. Dr. Yavuz, asıl önemli olanın hatırlatma dozu olduğunu ve bunun da mutant suşlara göre yenilenmiş aşılarla yapılmasa bile koruyuculuk sağlayabileceğini söyleyerek, her yeni varyantta aşıların yenilenmesi mi gerekecek tartışmalarına dair ise şu bilgileri verdi: Aşılar, yeterince bağışıklık oluşturduğu sürece tüm varyantlarda işe yarar aslına bakarsanız. O nedenle hatırlatma dozları da yapıldığı zaman, varyantlardaki etkinlik de artacaktır. Ama tabii şu anda araştırılan bir diğer konu da virüsün antijen yapısı değişirse, aşıya bu mutant virüsün antijenini koyarsak acaba daha mı iyi yanıt oluşur? Onun için de şöyle çalışmalar yapılıyor, yeni aşılara o mutant suşlar konarak diğer mutantlara karşı da etkinliğine bakılıyor. Mesela Beta (Güney Afrika) varyantı kullanarak yapılan çalışmalar var. O varyantla geliştirilen aşıların, diğer bütün varyantlarda da gayet güzel etkili olan bir aşı ortaya çıkıyor. Ama temel nokta, şu anda elimizdeki aşılarla etkili bir yanıt oluşturmak. Elimizdeki şu an yapmakta olduğumuz mRNA aşıları çift dozda zaten çok etkili bir yanıt oluşturduğu için, büyük oranda varyantlardan da korumuş oluyor. Yani üçüncü dozu yeni varyanta göre üretilmiş aşı olarak da yapsanız, şu andaki aşıdan da rapel dozu yapsanız, bağışık cevabınız arttığı için, varyantlardan da koruyor.”
Yüksek orandaki aşılamalara rağmen Delta varyantının baskın hale geldiği İngiltere’de vaka sayılarının artmasının asıl nedeninin aşısız grup olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yavuz, bir diğer nedenin de İngiltere’de iki aşı dozu arası sürenin 3 aya kadar uzatılması olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yavuz, “İngiltere’de şöyle bir durum var biliyorsunuz. Orada tek doz aşılayıp arkasından 3 ay geçtikten sonra ikinci dozları yaptılar. Delta varyantına karşı tek doz zaten etkili değil. Bizde öyle bir şey olmayacak. 3 ay uzamayacak iki doz arası, en fazla 6 hafta içinde yapılması planlanıyor. Orada aşıya rağmen Delta varyantının artmasının bir sebebi bu. Ama asıl birinci neden aşısız grup. Çünkü İngiltere’de Delta varyantı ile hasta olanların yüzde 85’i aşısız nüfustan. Dolayısıyla İngiltere her ne kadar çok aşı yapıyor olsa da aşısız gruplar da bu artışta etkili oldu. Özellikle onlar okulları da açtılar biliyorsunuz. Çocuklarda okullarda pikler görüldü. Hatta çocukları aşılamanın yolları araştırılıyor şu an. Dolayısıyla orada esas olan aşısızlar, ikinci neden de tek doz aşı olması. Temel olarak (iki doz) mRNA aşıları şu anda halen iyi çalışıyor Delta varyantına karşı. Diğer aşılar konusunda emin olamıyoruz, çünkü çalışmalarda henüz mRNA aşılarını gördük” dedi.
https://t24.com.tr/haber/bilim-kurulu-uyesi-prof-dr-yavuz-cocuklar-ve-20-yas-alti-grupta-dusuk-doz-asi-gundeme-gelebilir,961584

 



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 16 TEMMUZ 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! Sosyal cinayete dönüşen ...