BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 12 MAYIS 2021

KORONA GÜNLÜĞÜ 12 MAYIS 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor!

Sosyal cinayete dönüşen pandemi ölümlerine karşı öfke büyüyor. Yanlış sağlık politikaları ve salgın mücadelesine karşı yaşam hakkını savunmak için demokrasi güçleri harekete geçiyor.

***

İzmir Tabip Odasının geçen yıl mayıs ayında Covid meslek hastalığı sayılmalıdır başvurusu hukuki mücadeleyi  kazandı. Bu konuda yapılan ilk başvuruydu. iş yeri hekimi Dr. Muharrem İdiz’in yakınlarına ölüm geliri bağlandı.

***

TTB, Sağlık Bakanlığı’nın kullanımını durdurduğu ‘hidroksiklorokin’ etken maddeli ilaçla ilgili sordu: “Uyarılarımıza rağmen bir yıldır hangi kanıta dayalı olarak kullanmaya devam ettiniz?”

***

Sağlık Bakanlığı’nın kalp rahatsızlığı bulunan Covid-19 hastalarında hayati tehlike yaratan ve birçok yan etkisi olan hidroksiklorokin ilacını 1 yıl sonra tedavi rehberinden çıkarması, ilacı kullanan yurttaşların tepkisini çekti. Öte yandan hidroksiklorokin içeren Plaquenil isimli ilacı kullananlarda ne gibi hastalıklar görüldüğü ve bu ilaç sebebiyle ölen kişilerin olup olmadığı bilinmiyor. İlacı kullanan bazı kişilerde hiçbir yan etki görülmezken, bazıları Covid-19’u atlattıktan sonra kalple ilgili yaşadıkları sağlık sorunlarını bu ilacı kullanmalarına bağlıyor. Selma Düzgün adlı bir yurttaş ise oğlunu bu ilaç yüzünden kaybettiğini ileri sürüyor.

***

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) geçen yıl Hindistan’da ortaya çıkan yeni koronavirüs varyantının (B.1.617) artık küresel düzeyde kaygı yarattığını ve 30’dan fazla ülkeye yayıldığını açıkladı. DSÖ, daha önceden belirlenmiş, daha bulaşıcı olma, daha şiddetli hastalığa yol açma, antikorlara ya da mevcut aşılara daha dayanıklı olma gibi kriterlerden en az birinin ortaya çıkması halinde mutasyonu “küresel sorun” statüsüne alıyor.

***

Covid-19 pandemisi sık görülmeye, sık öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor. Toplam vaka sayısı 160 milyonu aşarak, 160 milyon 320 bine yaklaştı, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 3 milyon 330 bini geçti.

Hafta ikinci günü vaka ve can kaybı bildirimleri arttı. Son 24 saatte 710 bin 122 kişiye Covid-19 tanısı kondu, 13 bin 444 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Hindistan zirvedeki yerini korurken Türkiye sekizinciliğe kadar indi. Ülkelere göre yeni vaka sayısı şöyle: Hindistan (348.5 bin), Brezilya (71 bin), ABD (34.9 bin), Arjantin (26 bin). Fransa (19.8 bin), İran (18.1 bin), Kolombiya (16.4 bin) ve Türkiye (14.5 bin).

Hindistan (4 bin 200 ölüm) ve Brezilya (2 bin 275 ölüm) ile günlük can kaybında zirvedeki yerini koruyor.

Not: Dünya ve Türkiye Covid-19 istatistiklerini Worldmeter sitesine göre vermeye devam ediyoruz. Her gün paylaştığımız veri bir gün önceye ait olup ülkelerin bildirimlerine göre şekilleniyor. Veriyi her gün sabit saatte (sabah 06.00) alıyoruz.

***

Türkiye’de yeni vaka sayısı ve can kaybı kısıtlamalara rağmen yüksek hızda devam ediyor. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 14 bin 497 kişiye yükseldi. Covid-19 nedeniyle 278 kişi hayatını kaybetti. Turkuaz tabloda eleştirilere rağmen ısrarla yer verilen yeni hasta sayısı iki binin altına düştü, 1,582 kişiye geriledi. Toplam vaka sayısı 5 milyon 60 bine yaklaştı, toplam can kaybı 43 bin 589 kişiye yükseldi. Günlük test sayısı yeniden yükselişe geçti, dün 226 bin 452 test yapıldı. Turkuaz tabloda aktif hasta sayısı yer almıyor. Günlük aktif hasta sayısını Worldmeters’dan paylaşmaya devam ediyoruz.

Türkiye’de dün aktif hasta sayısı 300 bin altına indi, dün itibarıyla aktif hasta sayısı 249 bin 720 kişiye geriledi. Bulaştırma potansiyeli yüksekliği dikkate alındığında aktif hasta sayısının hala oldukça yüksek olduğunu hatırlatmak isteriz. Ağır hasta sayımız  3 binin altına indi, dün 2 bin 975 kişiye geriledi. Aktif vaka sayısının gerilemesi ile ağır hasta oranımız yeniden %1.1’e yükseldi, bu oran dünya ortalamasının iki katına yaklaştı! Yüksek ölüm hızının yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili olduğunu, ölümlerin yüksek hızda devam edebileceği uyarısını ısrarla vurguluyoruz.

***

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca: “İstanbul’da sağlık yöneticilerimizle salgının seyrini değerlendirdik. Vaka sayısı ve poliklinik başvuruları yüzde 65 azaldı. Hastaneye yatışlarda yüzde 50, yoğun bakıma yatışlarda üçte bir oranında düşüş var.’’

***

Ramazan ayının bitişi nedeniyle 24 saat hizmet veren yeme içme yerlerinin çalışma düzeni değişecek. Ramazan Bayramı süresince araç kullanmamak şartıyla ikametlerine en yakın bakkal, market, manav, kasap, kuru yemişçi ve tatlıcılardan 10.00-17.00 saatlerinde, fırınlar ile bunların ekmek satan bayilerinden ise gün boyunca temel gıda ihtiyaçlarını karşılayabilecek.

***

Diyarbakır Kadın Kapalı Cezaevi’nde 3 Mayıs’ta yapılan koğuş baskınlarından sonra B-11 koğuşunda bulunan 11 kadından 8’i koronavirüs belirtisi gösterdi. Koğuşta bulunan 11 kadından 2’si rahatsızlanmasının ardından 4 Mayıs’ta Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan testlerde, 2 kadın tutuklunun testi pozitif çıktı. 2 kadının tutuklunun testinin pozitif çıkmasıyla onlarla aynı koğuşta bulunan kadınlara yapılan test sonucu 6 kadının daha testi pozitif çıktı. Testi negatif çıkan temaslı 3 tutuklu kadın ise başka koğuşta karantinaya alındı.

***

Marmara  Bölgesi cezaevlerine ilişkin hazırladıkları raporu açıklayan Açlık Grevlerini İzleme Heyeti, ihlallerin son bulması için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm kamuoyuna çağrıda bulundu.

PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin ve hak ihlallerinin sonlandırılması talebi ile cezaevlerinde 27 Kasım’da başlatılan süresiz-dönüşümlü açlık grevi 166’nci gününde devam ediyor. Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri İle Dayanışma Derneği (MA-TUHAYDER) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubeleri temsilcilerle oluşturulan Açlık Grevi İzleme Heyeti, 4-10 Mayıs tarihleri arasında Marmara Bölgesi’nde bulunan cezaevlerine yaptıkları ziyaretler üzerinden oluşturdukları raporu Beyoğlu’nda bulunan ÖHD İstanbul Şubesi’nde açıkladı.
***

DİSK-AR, “Nisan 2020-Nisan 2021 arasında salgın kapsamında İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işçilere 11,4 milyar TL nakdi ücret desteği ödemesi yapılırken, işverenlere 22,6 milyar TL teşvik ve destek ödemesi ile işbaşı eğitim desteği yapıldı” diye kaydetti.

***

İşitme engelli yurttaşlar, işitme merkezlerinin kısıtlamalardan muaf tutulmaması nedeniyle sessizliğe mahkûm oldu. Birçok işitme engelli ne yeni cihaz yaptırabiliyor ne de bozulan cihazını tamir ettirebiliyor.

***

Çin hükümeti tarafından bugün yayımlanan veriler, nüfusu yaklaşık 1 milyar 410 milyona ulaşan ülkede, doğum oranının son dönemin en düşük düzeyine indiğini gösteriyor. Ülkede son 10 senede yıllık ortalama doğum oranı yüzde 0,53 oldu. Oysa bu oran 2000-2010 arasında yüzde 0,57 idi.

***

Hindistan’da büyük bir sağlık krizine yol açan Covid-19’un ikinci dalgasında doktorlar nadiren görülen ve “kara mantar – mukormikozis” da denen hastalığın, iyileşen Covid-19 hastalarında daha sık görüldüğüne dikkat çekiyor. Çok nadiren görülen bir enfeksiyon. Toprak, bitki, dışkı veya çürüyen meyve ve sebzelerde bulunan mukor küfüyle temas sonucu görülüyor. Sinüs, beyin ve ciğerleri etkileyebilen bu enfeksiyon, kanser veya AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi sorunları yaşayanlar ile diyabet hastalarında ölümcül olabiliyor. Doktorlar ölüm oranı yüzde 50 olan mukormikozun, yoğun bakımdaki hastaların hayatını kurtarmak için verilen stereoidler tarafından tetiklendiğini düşünüyor. Hindistan’daki ikinci koronavirüs dalgasından en kötü etkilenen kentlerden Mumbai’de üç hastanede birden çalışan Dr. Nair, Nisan’dan bu yana 40 kişide bu enfeksiyonu gördüğünü söylüyor. Dr. Bradoo, “Şu an haftada 2-3 vakaya rastlıyoruz. Mukormikoz hastalarında ortaya çıkan belirtiler arasında, burunda kanama veya tıkanma, gözde şişme veya ağrı, bulanık görme ve son olarak da körlük yer alıyor.

***

12 Mayıs Dünya Hemşireler günü için Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası’nın (SES) yayınladığı açıklamada “Hemşirelik mesleğinin sorunlarını konuşmak ve çözüm üretmek 12 Mayıslarla sınırlandırılmakta verilen sözler ve vaatler çözülmeyerek bir sonraki yıla daha da katmerleşen sorunlarla yeni 12 Mayıslar kutlanmak istenmektedir.” dendi. Sağlık otoritelerine çağrıda bulunulan açıklamada hemşirelik mesleğinin sorunlarının çözümü için aşağıdaki talepler sıralandı:

  1. Hemşire insan gücü açığının kapatılması iş yükümüzün azaltılması için atama bekleyen yüzbinlerce hemşire kadrolu istihdam edilmeli,
  2. Hemşire sayısının yetersizliği ve pandemi de bu sorunun daha da derinleşmesi nedeniyle KHK’larla ihraç ettiğiniz deneyimli hemşireler işlerine iade edilmeli,
  3. Kronik hastalığı olan, gebe, engelli hemşirelerin çalışmaları yetkinlikleri ve tarafsızlıkları tartışmaya açık, kimlerden oluştuğu bilinmeyen idari kurulların iznine bağlanmaksızın idari izinli sayılmalı,
  4. Çocuk bakımı ve ebeveyn hakları kapsamında çalışma koşulları göz önünde bulundurularak 24 saat açık, nitelikli, anadilinde eğitim ve bakım hizmeti veren, ücretsiz kreşler açılsın. Kreşler 0-3 yaş çocuk grubunu da içerecek şekilde düzenlenmeli,
  5. Başta ebe ve hemşireler olmak üzere tüm sağlık çalışanlarına 3600 ek gösterge verilmeli,
  6. Çalışanlar arasında ücret adaletsizliğini derinleştiren Performans uygulaması kaldırılmalı ücretlerin insanca yaşam koşullarına yetecek ve emekli olduktan sonra da hayatını sürdürecek seviyede olması için ek ödeme değil tek kalemde emekliliğe de yansıyacak sabit ücret düzenlemesine geçilmeli,
  7. Fiili hizmet zammı geçmişe yönelik çalışmaları kapsamalı,
  8. Fazla çalışma kapsamına giren gece nöbeti katsayısı 3 ile, hafta sonu mesai katsayısı 2 ile ve bayram günlerinde mesai katsayısı 4 ile çarpılarak ödenmeli,
  9. Riskli birim, özellikli veya acil birim farkı alınması için fiilen yapılan işin dikkate alınması için gerekli düzenlemeler yapılmalı,
  10. Hemşireler ve diğer sağlık profesyonellerinin ruh sağlıklarını korumak ve motivasyonlarını arttırmak adına psikososyal destek sağlanmalı,
  11. Covid-19 tedavisi gören hemşirelerin tedavi ve iyileşme süreçleri yakından takip edilmeli, iyileştirici ve rehabilitasyon hizmetleri verilmelidir. İşe ne zaman başlangıç yapacağı ve hangi birimlerde çalışabileceği ile ilgili planlamalarda bulunulmalı,
  12. Covid-19 illiyet bağı aranmaksızın hemşireler için meslek hastalığı olarak kabul edilmeli,
  13. Hemşireleri doğrudan ilgilendiren kararlar alınırken hemşireler ya da sendika temsilcilerinin sürece dahil edilmesi sağlanmalı,
  14. Yüksek risk kategorisine giren hemşireler (örn. yaş, hamilelik, zayıf bağışıklık vb.) enfeksiyon riski daha düşük alanlara yerleştirilmelidir.

AŞI TARTIŞMALARI

AB, Covid-19 aşılarının satın alımı için imzalanan sözleşmede AstraZeneca şirketinin hüküm ve koşullara uymadığını savunarak ikinci bir dava açtı.

***

Sağlık Bakanlığı, “Türkiye Cumhuriyeti Aşı Kimliği”nin devreye alındığını duyurdu. İki doz aşısını olanlar, HES uygulamasına girerek, aşı kimlik kartlarını oluşturabilecek. Sağlık Bakanlığı, Hayat Eve Sığar (HES) uygulaması üzerinden aşılarını olmuş kişilerin ‘Türkiye Cumhuriyeti Aşı Kimliği’ oluşturmasına imkân tanıdı. Bakanlık daha önce e-Nabız üzerinden ‘aşı kartı’ oluşturma imkanı vermişti. Aşı kimlik kartlarına pasaport bilgileri de girilebilecek. Aşı kartlarında Türkiye’nin başlattığı güvenli turizmin logosu (SAFE TOURISM) da yer aldı. Aşı kartları yurt dışı seyahatlerde de kullanılabilecek.

***

Türk Tabipleri Birliği’nden Çağrı: Patent Kaldırılmalı!

Türk Tabipleri Birliği;

  • Kamu kaynakları, bilim insanları ve toplumun katılımıyla geliştirilen aşı ve ilaçların şirketlerce patentlenmesinin adil olmadığı,
  • Aşı ve ilaçlar üzerindeki fikri mülkiyet haklarının erişim üzerinde büyük bir engel oluşturduğu,
  • Pandemide yaşanan büyük insani krizin ancak aşılar üzerindeki patent haklarının kaldırılmasıyla ve üretim olanaklarının artırılması ile mümkün olacağı,

Noktalarında toplumun ve politika belirleyenlerin dikkatini çeker. TTB ayrıca, Dünya Tabipler Birliği’ne ve ülke tabip örgütlerine, patent haklarının kaldırılması için yetki ve etki sahibi ulusal ve uluslararası kurumlar nezdinde girişimde bulunmaları yönünde çağrıda bulunur. (Türk Tabipleri Birliği Pandemi Çalışma Grubu)

https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=a84c72da-b264-11eb-ac88-6f4a24d5c34f

***

CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, bugüne kadar 1 milyon 117 bin öğretmenin sadece yaklaşık yüzde 20’sinin aşıya erişebildiğini, ikinci dozu tamamlanan öğretmen sayısının kaç olduğunun ise bilinmediğini belirtti. “Öğretmenlerin aşılanması şubat ayından bugüne tamamlanamamışken önce 1,5 milyon doz BioNTech aşısının öğretmenlere uygulanacağı söylendi. Bakan Ziya Selçuk ise ramazanda 425 bin öğretmenimize daha randevu açıldığını müjdeledi ancak bu sözün ne kadar tutulduğunu da bilmiyoruz” ifadelerini kullandı.

***

İngiltere’de hükümet, Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) telefon uygulamasının Pazartesi gününden itibaren, her iki doz aşıyı da olanlar tarafından aşı sertifikası olarak kullanılabileceğini açıkladı.

***

Dünya genelinde en çok aşı yapılan ülkeler açıklandı. Ourworldindata.org sitesine göre, dünya genelinde 1,32 milyardan fazla doz Koronavirüs aşısı yapıldı. Çin, dünyada en fazla aşı yapılan ülke olurken onu ABD, Hindistan, İngiltere, Brezilya, Almanya, Frana ve Türkiye izledi.

***

AstraZenaca önünde patent eylemi: Göstericiler kendilerini kapıya zincirledi. ‘Küresel Adalet Şimdi’ platformu tarafından düzenlenen eylemde, patentin kaldırılması gerektiğini savunan göstericiler binaya “Kâr için değil, insanlar için aşı” yazılı bir pankart astı.

***

Japonya’nın ilaç üreticisi Shionogi&Co. bu yıl içerisinde yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısını piyasaya sürebileceğini açıkladı.

***

Sıtma ilacı şeker değildir – Zeki Gül

Yüzyılların “ölümü gösterip sıtmaya razı etmek” sözü şimdilerde Sağlık Bakanlığınca “ COVID’i gösterip sıtma ilacına razı etmek’ olarak kullanıma sunuldu.  ‘Askıda ekmek’ misali korona virüs hastalarının kapısına nurtopu gibi sıtma ilacı Hidroksiklorokin bırakıldı Sağlık Bakanlığı filyasyon ekiplerince. Pandeminin ilk günlerinde kanıta dayalı olmadan bir kanaat olarak bu ilacın kullanımı bir makuliyet taşır elbet. Ancak kısa sürede etkisinin yan etki olasılığına nazaran yüksek olduğunun kanıtlanması sonrası Dünya Sağlık Örgütü’nce tedavi protokolünden çıkartıldı hem de bir yıl önce. Ancak yakın tarihe kadar bizde ‘evlere servise’ devam edildi. Hasılı olası ciddi yan etkileri de göz önüne alındığında kullanımında ısrar malpraktis yani tıbbın kötüye kullanımına girer. Peki Sağlık Bakanlığı bunu neden yaptı? Oysa TTB nicedir uyarıyordu.

https://www.evrensel.net/yazi/88701/sitma-ilaci-seker-degildir

***

Zengin ülkeler Covid-19 salgınını görmezden geliyor – Laura Spinney

Covid-19’un ölümcül etkileri, en çok gelişmekte olan ülkelerde hissediliyor. Bu salgın henüz sona ermedi.

Bir tane mi pandemi var yoksa iki tane mi? Bu soru bir yıl önce, küresel nüfusun sadece yüzde 15’ini oluşturan zengin ülkelerde, Covid kaynaklı ölümlerin yüzde 80’i gerçekleşirken soruluyordu. Zengin dünya, bir şekilde nüfusları daha yaşlı ya da daha bireyci oldukları veya bulaşıcı hastalıktan korkmayı unuttukları için daha kırılgan olabilir miydi?

Aslında hep tek bir pandemi vardı. Biz de onu ulusal, en azından bölgesel etkileri ve karşılıkları açısından düşünmeye eğilimliyiz, fakat mantıklı olmak için şöyle bir durup buna küresel açıdan bakmalıyız. Bütün özellikleriyle Covid en azından bir haliyle kalıcı olacak: Tarihteki bütün salgınlar gibi, en sert biçimde, en yoksul olanları vuracak.

Halen 2021’deki ölü sayısının -aşılar da iş gördükçe-  2020’deki sayıyı aşmayacağını umut edebiliriz. Fakat bu yılki Covid ölümlerinin çoğunun yoksul ülkelerde gerçekleşeceğinden emin olabiliriz. Bu düşünce aklımızı başımıza getirmeli ve ayrıca unutmamalıyız ki zengin ülkelerin, kıyılarının ötesinde olan bitene karşı bağışıklığı yok. Hindistan, Brezilya gibi ülkelerdeki şahlanan Covid, virüsün evrimini şekillendirecek, yeni ve daha da tehlikeli varyantların ortaya çıkmasına neden olacak ve ne sınırlarımız ne de aşılarımız bunu uzak tutmanın bir garantisi değil. Bu yüzden rehavete kapılmak için çok erken; bu yüzden aşı eşitliği bu kadar önemli, çünkü bu bir salgın, yani küresel bir olay.

https://www.gazeteduvar.com.tr/zengin-ulkeler-covid-19-salginini-gormezden-geliyor-haber-1522055



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 22 HAZİRAN 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! Sosyal cinayete dönüşen ...