BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ  12 MAYIS

KORONA GÜNLÜĞÜ  12 MAYIS

 

 

  • 12 Mayıs, Muğla’da polislerce katledilen Şerzan Kurt’un ölümünün 10. yıldönümü. Polis şiddeti devam ediyor. Nusaybin’de çocuklara şiddet uygulayan polis memuru ancak 20 gün sonra açığa alındı. Çok sayıda sivil toplum örgütü duruma tepki gösterdi ve bu önlemin yetersiz olduğunu söyleyerek iktidarın cezasızlık politikasına tekrar vurgu yaptı. “Cezasızlık hak ihlallerini yeniden üreten bir kısır döngüdür.”
  • Salgın sürecinde toplumun işsizlik ve açlıkla mücadele ederken Türkiye İstatistik Kurumu şubat ayında işsiz sayısının, geçen yılın aynı dönemine göre azaldığını açıkladı.
  • Mevsimlik tarım işçileri için açıklanan tedbirler yerine getirilmiyor. Yasağa rağmen kapasitenin üzerinde yolculuk etmek zorunda kalan mevsimlik tarım işçileri, hijyensiz koşullarda günde 12 saat sigortasız çalışıyor ve 20 metrekarelik çadırlarda geçiriyorlar.
  • Tüm cezaevlerinde salgın riski devam ediyor. Silivri Cezaevi’nde 8 kişinin Covid nedeniyle yoğun bakıma kaldırıldığı, 191 kişiye de virüs bulaştığı iddiaları var, 7 kişilik koğuşlarda da 40-45 tutuklu kalıyor. Çözüm tecrit değil, acil tahliyedir.
  • Ekolojik yıkım durmuyor; Derik, Mazıdağı ve Kızıltepe ilçelerini kapsayan RES projesinin ÇED raporu kabul edildi. Rüzgar türbinleri yapılırsa Roma döneminden kalan tarihi Rabat Kalesi ve tarihi GAP şelalesini tehdit edecek. Aydın’da da salgından faydalanan JES şirketleri yeni kuyular kazıyorlar. Bölgedeki köylüler, doğanın tahrip edildiğini belirterek, JES şirketlerinin çalışmalarının durdurulması çağrısı yaptı.
  • İlerici Enternasyonel kuruluyor, 11 Mayıs’ta dünyanın ilerici güçlerini birleştirme, örgütleme ve harekete geçirme misyonuyla yola çıkıyor. Türkiye’den Ertuğrul Kürkçü ve Ece Temelkuran yer alıyor.
  • Avrupa’nın birçok ülkesinde tarlalar toplanmayı bekliyor fakat koronavirüs salgını ülkelerde yeni bir göçmen krizi yarattı, mevsimlik göçmen tarım işçilerine izin verilip verilmeyeceği ya da hangi koşullarda verileceği birçok ülkede tartışılıyor.
 
  • DSÖ hastalığı bulaştırma potansiyeli olan kişi sayısını aktif olgu olarak tanımlıyor. Dünyada Covid-19 hastalığına sahip aktif olgu sayısı yaklaşık 2.5 milyon iken Türkiye’de 40 binin üzerinde… Günlük yeni vaka sayısı 65 bini geçmiş olup ABD (14,149) ve Rusya (11,656) ilk iki sırayı paylaşıyor. İngiltere, Hindistan, İspanya ve Brezilya’da yeni vaka sayısı 3 binin üzerinde. Latin Amerika, Güney Asya, Ortadoğu ve Afrika’da pandemi tırmanışta. Türkiye’de yeni vaka sayısı binin üzerinde, toplam vaka sayısı 140 bine ve ölüm sayısı 3,850’ye yaklaştı.
  • Çin’de yeni vakalar tedirginlik yarattı. Vuhan’da hiçbiri ülke dışı kaynaklı olmadığı belirtilen beş ve Şulan kentinde 11 yeni vaka saptandı. Güney Kore’nin başkenti Seul’de yeni vakalar bildirildi. Almanya’da salgın yeniden hız kazandı, hafta sonu bulaşma katsayısı kritik olarak değerlendirilen 1’in üzerine çıktı.
  • İngiltere’de yapılan çalışmaya göre hepimiz aynı gemide değiliz: Düşük gelirli işçilerin daha iyi geliri olanlara kıyasla ‘Korona‘dan hayatını kaybetme oranı daha yüksek. Güvenlik görevlisi, taksi veya otobüs şoförü olarak çalışan erkeklerler ve satış görevlisi olarak çalışanlarda ölüm oranları daha yüksek. Sosyal hizmetlerde çalışan kadın ve erkeklerde de Covid-19 ölüm oranları diğer sektörlerde çalışanlara oranla aşırı derecede yüksek.
  • ABD’de Covid-19 ile bağlantılı olduğu düşünülen bir hastalık nedeniyle 3 çocuğun hayatını kaybetmesi üzerine New York Valisi Cuomo “Covid-19’un gençleri etkilemediğini düşünüyorduk. Artık durumun böyle olduğundan çok emin değiliz” dedi.
  • Çinli virolog Prof. Zhong Nanshan, yeni tip Koronavirüs’ün en tehlikeli özelliğinin yüksek bulaşıcılık olduğuna dikkat çekti. SARS-Cov-2 mevsim gribi, akut solunum yolu viral enfeksiyonları ve MERS Koronavirüs’ünden daha hızlı ve kolay bulaşabiliyor.
  • Pfizer ve BioNTech, Covid-19 salgını için geliştirdikleri aşı adayını insanlar üzerinde denemeye başladı ve testler başarılı olursa aşı eylülde acil kullanıma hazır olacak.
  • Londra’daki Hijyen ve Tropikal Tıp Okulu ‘Korona’ aşı ve tedavi çalışmalarında hedef alınan proteinde iki farklı mutasyon tespit etti. Virüsün farklı ülkelerde bağımsız olarak mutasyona uğrayabileceği ve mutasyonların aşı çalışmalarını olumsuz etkileyebileceği belirtiliyor.
  • Yurtlarda karantinaya alınan 70 bin 672 kişiden 60 bin 385’inin tahliye edildi. Karantinaya alınanlarda tespit edilen Covid-19 sayısı açıklanmadı.
  • Faşist, otoriter liderler her yerde aynı. Putin gözünü kararttı. Salgının pik yaptığı dönemde önlemleri gevşetme kararı verdi. Kriz çok derin belli ki… 25 Mart’tan beri devam eden ücretli izin uygulaması 12 Mayıs’ta sona erecek.
  • İngiltere normalleşme sürecine giriyor; inşaat ve imalat sektörleri işbaşı yapacak. İşe gitmek zorunda olanlara toplu taşımayla değil, özel araçlarıyla işe gitmeleri çağrısı yapıldı. Açık havada yapılabilecek egzersizlerle ilgili sınırlamalar kaldırıldı.
  • Okullar yeni kurallarla yeniden açılmaya başladı (Danimarka, İsviçre,Çin, Tayvan gibi). Yeni kurallardan dikkat çekenler şunlar: Öğretmenler tek bir odada sadece tek bir sınıfa ders  Sınıflar da çok daha küçük, çoğu ikiye bölünmüş durumda ve personel dönüşümlü olarak eğitim veriyor, çocuklar 15 dakikalık farklı zaman aralıklarıyla okula giriyor, ebeveynler çocuklarını okulun kapıda bırakmak zorundalar, sanat malzemeleri, makaslar ve boyama kalemleri kaldırıldı ya da çocuklar paylaşmamak koşuluyla kendilerininkini getirmek zorundalar, tüm personelin ve öğrencilerin okul alanına girmeden önce ateşleri ölçülüyor. Okullar açık havada daha fazla ders yapmak gibi farklı yollar da deniyor.
  • ‘Normalleşme’ kapsamında AVM’ler, berber ve kuaförler çalışmaya başladı TMMOB Makine Mühendisleri Odası AVM’ler, işyerleri ve toplu bulunan işyerleri ve toplu bulunulan mekânların tesisatlarında mutlaka alınması gereken corona virüs önlemlerini açıkladı. (https://www.mmo.org.tr/merkez/basin-aciklamasi/avmler-isyerleri-ve-toplu-bulunulan-mekanlarin-tesisatlarinda-mutlaka)
  • ‘Normalleşme’, ‘yeni normal’ kavramları tepki çekiyor.
  • Halk Sağlığı Uzmanları Derneği’nin (HASUDER) son paylaştığı rapora göre Türkiye hala “yüksek risk” kategorisinde, salgını epidemiyolojik boyutlarıyla değerlendirebilmek için yeterli veri paylaşımı yapılmıyor, test yapma stratejisinin kapsayıcılığı karşılaştırılan diğer ülkelere göre daha düşük, salgın seyrine ilişkin bir risk değerlendirmesi yapılmıyor ve/veya paylaşılmıyor, PCR+ olgu ve ölüm sayıları ve enfeksiyon hızı azalma sürecinde…
  • 14 Nisanda güncellenen Covid-19 Rehberi hekimleri ikilemde bırakıyor. Rehber, bir yandan test yapılan kişinin sonucunun “negatif” gelmiş olması yalancı negatiflik gibi sebeplerle bize o kişinin sağlıklı olduğunu göstermez diyor ve bu koşulda sonucu sağlamlaştırmak için ikinci bir teste ihtiyaç olduğunu söylüyor. Diğer taraftan da bu durum hekimin inisiyatifine bırakılmış ve “test tekrarlanmalı” demiyor.
  • Bir yandan alkışla sağlık emekçilerini motive ettiğini sanan iktidar diğer yandan Sosyal Güvenlik Kurumu eliyle Covid-19’u iş kazası statüsünden çıkararak haklarını buduyor. Böylece salgın nedeniyle Covid 19 hastası olan çalışanlar iş kazası statüsünden yararlanamayacak.
  • Sağlık muhalefetine hiçbir pandemi kurulunda yer verilmezken ve salgın verileri sağlık muhalefeti ile paylaşılmazken, İzmir AKP il yöneticisi İzmir verilerini açıkladı.
  • İzmir Tabip Odası haftalık Covid pozitif sağlık çalışanı sayısını açıkladı, 11 Mayıs itibariyle İzmir’de 484 sağlık çalışanı enfekte.
  • Bugün 12 Mayıs Hemşireler Günü. Salgın sürecinde sağlık yapılanmasının eril ve hiyerarşik yapısı daha da göze çarpıcı bir hal aldı. Bugün yalnızca hekim odaklı sağlık sistemi ile salgınla baş edemeyeceğimizi, sağlıkta bakım emeğinin ne kadar kritik olduğunu ve bu emeğin kadınlar ve kadın ağırlıklı sağlık çalışanları ile sürdürüldüğünü daha net görebiliyoruz. Sağlıkta geleneğin ve kültürün aktarımında öncü olan kadınlar sağlığın toplumsallaşmasında ve sağlık hizmetlerinin demokratikleşmesinde de inşanın öncüsü olacaklar.
  • SES Aksaray Şubesi, Hemşireler Haftası dolayısıyla yaptıkları açıklamayla salgınla mücadelede en önde yer alan hemşirelerin mevcut kötü koşullarının arttığını ifade etti.  “Angarya çalışmak istemiyoruz” ve “Sağlık hizmeti üretirken sağlığımızdan oluyoruz” dövizleri dikkat çekti.
  • İnsan hakları ve hukuk örgütleri, “COVID-19 hapishane izleme haftalık bülten”in dördüncüsünü yayınladı. 60 yaş üstü ve hasta tutukluların serbest bırakılması ve hapishaneler için de yaygın test uygulanmasını talep etti. Diğer taraftan bazı illerde başsavcılıklardan hastanelerin adli tıp birimlerine cezaevine giren tüm vatandaşlara test uygulanması talepleri iletilmeye başlandı. Uygulamalar illere göre farklılık gösteriyor.
  • HDK Eşsözcüsü İdil Uğurlu: “Yeni dünya kadın öncülüğü ile mümkün”
    • “Dayanışma ağlarıyla toplumsal ilişkileri daha iyi örmek gerek. Daha sonrası bu ilişki ağıyla yeni bir yaşam tahayyülünü ve yeni bir dünya mümkün diyen toplumsal örgütlüğüne büründürmek gerekiyor. Kadınlar da neolitik dönemindeki öncülüğüyle; yeni bir dünya mümkün diyen toplumsal örgütlülüğün öncülüğünü yapmalıdır”
    • “Dayanışma ağları, aslında insanların toplumsallaşmaya başladığı andan beri var olan topluluğun gereksinimlerini karşılayabilen kolektif bir zihniyettir. Yani dayanışma insanlığın kodlarında zaten var olan bir şey. Bu anlamda kolektif dayanışma dediğimiz dayanışma ağları bugün ortaya çıkan bir şey değil, kadın eksenli yaşamın ta kendisidir”  (http://yeniyasamgazetesi1.com/yeni-dunya-kadin-onculugu-ile-mumkun/)
  • HDK Denizli İl Eşbaşkanı Hande Özkan: Dayanışmaya en çok kadınların ihtiyacını olduğunun altını çizen Özkan, şunları söyledi: “Salgın günlerinde dayanışma kadınlar için önemli. Hali hazırda toplumun açlığını da daima üstlenen kadınlar. Ev içi görünmeyen emeğin, şiddetin her türlüsünün perçinlenerek arttığı şu günlerde, mahalle mahalle kadın meclisimiz öncülüğünde kadın dayanışma ağları yaratmaya çalışıyoruz. Kampanyanın en önemli toplumsal yanını, büyük oranda kadınlar üstleniyor. Dağılan psikolojik tahribatın yükünü birbirlerini saran kadınlar dağıtıyor.”
  • Kürt kadın devrimci Leyla Kasım’ı Saddam rejimi tarafından idam edilişinin yuldönümünde saygıyla anıyoruz.
  • Kadınlar Birlikte Güçlü İnisiyatifi dayanışmaya devam ediyor; kadınlar için hijyen paketleri kampanyası başlatıldı.
  • Diyarbakır’da 3 kadın terzi halka ücretsiz dağıtmak üzere maske üretimine başladı.
  • İsyankar Biat: (http://siyasihaber4.org/komplo-teorisyenleri-isyankar-biat) “Prova edilen yeni sistem, dünyanın her yerinde emekçileri çok daha örgütsüz ve çalışma ilişkileri açısından dezavantajlı bir hayata ittiriyor. … Evdeki iş yükleri ve bakım süreçleri, karantina döneminde daha da çetrefilli hale geldi. Normal zamanlarda, kadınların tanımlandığı ve kadınlığın ölçüldüğü sıfatlar olarak önümüzde düşen faaliyetler, iyi yapıldığı sürece görünmez olan işlerden ibaret. Yapanı kadınsılık ile ithaf ederek sadece cinsiyet yüklemekle kalmayan aynı zamanda ikincilleştirme diyerek kibarlaştırmaya çalıştığımız bir aşağılama. Evde yapılan ve rutin olduğu için kalıcı sakatlık kadar ciddi meslek hastalıklarına neden olabilecek kadar da riskli aynı zamanda. Piyasadan satın alındığında bütçede yüksek rakamlara neden olan bir dizi iş bunlar. Kadınların erkeklerden dört-beş kat daha fazla zaman harcayarak, erkeklerin nitelikli-verimli işçiler hale gelebilmesinin zamanını yaratan işler bunlar. … Karantina deneyimi ev içini tartışmaya açmışken, bunla bağlantılı çalışma ve emek biçimlerini sosyal hakları ve kent mekanlarıyla ilişkimizi sorgulatma görevini yeterince yerine getirdi kanımca.“

“Roberto Esposito bize biyopolitikanın aslında immunologica (bağışıklık mantığı) ile ilgili olduğunu gösterir. Katkıdan muaf tutulan bedenlerle (bağışık addedilenler) toplumun potansiyel olarak tehlikeli gördüğü, bağışıklık mantığına dayalı bir koruma eylemiyle dışlanacak olanlar (bağışıksız olanlar) arasında kurulu bir hiyerarşik yapı varsayar Esposito. Biyopolitiğin paradoksudur bu: Her türlü koruma eylemi toplumun kendi egemenliği yararına başka hayatların feda edilebileceği bir toplumsal bağışıklık tanımının ifadesidir. Olağanüstü hal ise bu savunulması imkânsız paradoksun normalleştirilmesidir. … 19. yüzyıldan itibaren çiçek aşısının bulunmasıyla, Pasteur ve Koch’un deneyleriyle birlikte, bağışıklık kavramı hukuki alandan çıkıp tıbbi bir anlam kazandı.”

“Martin’e göre, bedensel bağışıklık kültür ve siyasi değişkenlerden bağımsız, salt biyolojik bir olgu değildir. Aksine, bağışıklıktan ne anladığımız egemenlik ya da dışlama, koruma ya da damgalama, yaşam ya da ölüm gibi sonuçlar doğuran toplumsal ve siyasi ölçütler aracılığıyla inşa edilir. … Farklı salgın hastalıklar belirli dönemlerde toplumların yaşam ve ölümünü denetleyen siyasi yönetime hâkim olan saplantıları bireylerin bedenlerinde somutlaştırır. Foucault’nun terimleriyle açıklayacak olursak, bir salgın ulusal sınırlar içinde uygulanan biyopolitik teknikleri radikalleştirerek politik anatomi seviyesine dek indirger ve bireylerin bedenine kazır.“

“Mutasyon ya da itaat

Fakat bütün bunlar kötü bir haber kadar harika bir fırsat da olabilir. Tam da bedenlerimiz biyo-iktidarın yeni mekânları, evlerimiz biyo-gözetimin yeni hücreleri haline geldiği için bugün bilişsel ve direniş amaçlı yeni özgürleştirici stratejiler icat etmek,  yeni muhalif süreçleri harekete geçirmek hiç olmadığı kadar aciliyet taşıyor. … Sınır veya tecrit dayatmasıyla değil, yaşayan tüm canlılarla beraber kurulacak yeni bir topluluk ve denge anlayışıyla sağlığımıza kavuşacağız. Kimlik siyaseti ya da uluslar üzerinden tanımlanmayan, gezegenimizde yaşayan tüm kırılgan canlı bedenlerin bir araya geldiği bir meclise ihtiyacımız var. … Tedavi ve bakım ancak bir siyasi dönüşüm süreci sonucunda ortaya çıkabilir. Kendimizi iyileştirmemiz bugüne dek iktidarı üzerinde kurduğumuz kimlik ve sınır politikalarının ötesinde, yaşamın sibernetik biyo-gözetim araçlarına indirgenmediği yeni bir topluluk keşfetmemiz anlamına gelecek. Yaşamaya devam etmemiz sadece virüs değil, tüm olabilecekler karşısında gezegendeki hayatı sürdürmemiz yine gezegen ölçeğinde yapısal dayanışma biçimlerini harekete geçirmemizi gerektiriyor. Boyun eğmeye direnmek istiyorsak bizim de virüs gibi mutasyon geçirmemiz gerekiyor. … Öncelikle, bedenlerimizin biyo-gözetim ve biyo-denetim makineleriyle ilişkisini değiştirmek zorundayız: Bunlar sadece iletişim aygıtları değil. Onları dönüştürmeyi birlikte öğrenmeliyiz. Fakat aynı zamanda, onlarla aramıza mesafe de koymalıyız. Hükümetler evlere kapanma ve evden çalışma çağrısı yapıyor. Bunun aslında kolektif eylemden uzaklaştırma, uzaktan denetim çağrısı olduğunu iyi biliyoruz. Kapanmanın yarattığı zamanı ve gücü bugüne dek hayatta kalmamızı sağlayan mücadele geleneklerine ve azınlık direnişlerine kafa yorarak değerlendirelim. Cep telefonlarımızı kapatalım, internet bağlantımızı keselim. Bizi gözetleyen uydulara karşı en büyük karartmayı gerçekleştirelim ve hep beraber gelecek devrimi tasavvur edelim.“

 Hemşireler gününde Ata Soyer Sağlık Politika öğrencisi Hatice Şeker jinnews’e anlattı: “Şifacı kadınlardan FloranceNightingale’ye uzanan hemşirelik kadının evde görülmeyen emeğinin karşılığına dönüştü. Hemşirenin rolleri de geleneksel kalıplarla değerlendirildiğinde kadının ev içindeki rolleri ile kıyaslanabilir. … Bir villanın içinde olduğunuzu varsayın. Oradaki her şeye dokunan biz hemşireleriz. Doktorun, laboratuvarın, radyolojinin, temizlik görevlisinin, güvenlik görevlisinin işlerini biz kontrol ediyoruz. Bu hiç bitmez. Örneğin, yoğun bakımda çalışıyoruz hasta günde üç kez yemek yiyor, yoğun bakım koşullarında birçok hasta yakınının psikolojisi bozulmuş durumda. Sadece biz bizeyiz. Dışarı çıkmayan tek kişi hemşire. 4 saat hasta başında durmak zorundayız. Hasta kendi yemek yiyemiyor, temizliğini yapamıyor, solunum desteği alan hastalara sürekli aspire etmek zorundayız. Her tedavi, tetkikte biz bilgilendirmeyi yapmak zorundayız”

  • “Soyunma odalarımız 40 kişi. Yoğun bakımlarda 20 yatağa en az 40 hemşire çalışır. Günlük en az 10 kişi soyunma odasına geliyor. Pandemi sürecinde temastan korunmadık. Kendi imkânlarımızla maske takarak solunum yolumuzu koruduk ama mesafeyi koruyamadık. Lavabolarımız üç tane ve tüm çalışanlar iki lavabo kullandı. Bir arkadaşımız virüse maruz kaldığında normalde yönetimlerin kesinlikle çalışan inisiyatifine ve vicdanına bırakılmadan test yapılması gerekirdi. Ama böyle olmadı”
  • “Çöpünden dosyasına kadar denetlenen hemşirelerdir ama söz hakkı yok. Şu anki süreçte de bizler yokuz. Son kurulan bilim kurulunda da yoktu hemşireler.”
  • “Mesleki deneyim, akademik bilgi kısmı göz ardı edilmeden görevlendirmeler yapılmalı. Mesleki tanımımız net bir şekilde yapılsın. Bizler de toparlayıcı konumdan çıkalım kendi mesleğimiz olan bakımı yapalım. Bilgisayarlara hapsolduk. Hasta merkezli değil bilgisayar merkezli çalışacağız neredeyse.”

  • Noam Chomsky röportajı: (http://siyasihaber4.org/chomsky-trump-binlerce-insanin-olumunden-sorumlu): “ Mevcut sağ popülizm ile kendi doğduğu sene (1928) ortaya çıkan Nazizm arasında kıyaslama yapan Noam Chomsky koronavirüs ile mücadelede iki yaklaşımın öne çıktığını söylüyor: “İlk yaklaşım ekonomik açıdan mümkün oldukça vahşileşmeyi öngörüyor. Ronald Reagan ve Margaret Thatcher yaklaşımı olarak betimleyebileceğimiz bu düşünce her şeyi daha da kötü hale getirir. İkinci yaklaşım ise, dünya nüfusunun büyük kısmı için felakete yol açan ve salgına neden olan mevcut bütün kurumsal yapıları yıkarak daha iyi bir dünyaya geçiş yapılması gerektiğini savunuyor. Ancak bu kolay olmayacak. Bu geçişe karşı koyacak güçler var. Uluslararası sistemde benzer saldırıları göreceğiz. Bütün bu saldırıların üstesinden nasıl gelineceğini ise dirgen taşıyan köylülerin tutumu belirleyecek.”
  • Halk Sağlığı Uzmanları Derneği (HASUDER) yeni koronavirüs hastalığı pandemisine Türkiye’de hazırlılık ve yanıt: 56. gün değerlendirmesi başlıklı raporunun tam metni: https://korona.hasuder.org.tr/wp-content/uploads/56.-G%C3%BCn-de%C4%9Ferlendirmesi-.pdf
  • Meçhul Hemşire (sendika.org): “Salgın ve hemşirelik: (https://sendika63.org/2020/05/salgin-ve-hemsirelik-virus-kapma-kaygisi-ile-degersizlik-hissini-bir-arada-yasadik-586800/)


İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 23 EYLÜL 2020

    GÜNDEM Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de Servet Turgut’la birlikte ...