Home / KADIN / Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler

Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler

Kadın Sağlığı Hareketinden Sesler- cilt 1…

Yazar: Laura Eldridge, Barbara Seaman

Çevirmen: Kolektif

Yayınevi : Ayizi Kitap

Sayfa Sayısı: 592

Baskı Yılı: 2014

Patriarkal kapitalizm, kurumsallaşırken beraberinde, dini iktidar ve mekanlarda hukuk ve tıp kurumunu yeniden dizayn etti. Tıp kurumu bedenlerin kontrolü için, ama özellikle yeniden üretimin aracı olarak görülen kadın bedeninin kontrol edilebilmesi için erkek egemen anlayışla yeniden ve alternatifsiz olarak inşa edildi.

Kadın özgürleşmesi yönündeki her mücadelede, doğası gereği beraberinde gelen sağlık mücadelesini içerir. “kadın sağlık hareketinden sesler”, kadınların bedenlerini özgürleştirme mücadelelelerinden örnekleri içerirken, aynı zamanda, tıbbın cinsiyetçi yapısını, sistemin kadın bedenini nesneleştirme politikalarını tartışır.

Kitap, Barbara Seaman ve Laura Eldridge tarafından derlenmiştir, kendileri de kadın sağlık mücadelesi aktivistidirler. Kitapda kendi deneyimleri de yer almaktadır. Kitap, kadın mücadelesinde adını çokça duyduğumuz isimler tarafından Türkçe’ye çevrildi ve Ayizi Kitap’dan basıldı.  Bir tür antoloji özelliği taşıyan kitaptaki her makale birbirinden bağımsız yazılmış. “Sık sık kişisel hikâyelere yer verilmesine ve parçalı olmasına rağmen, bir bütün olarak bakıldığında, ortaklaşmacı, yol gösterici ve politik bir eser.”

Kitabın yazarlarından, 2008 de kaybettiğimiz, Barbara seaman, güçlü bir kalem ve kadın sağlık meselesinde öncülerdendir. Seaman’a gore sağlık alanındaki toplumsal cinsiyet ön yargılarının kadın olmayı bir hastalık olarak görür. Kendisi, kadın  yaşamının doğurganlık ile ilgili kısmı ilaçlarla kontrol edilmeye çalışılırken insanca, daha az zararlı bir standardın oluşması gerektiğini savundu. 1960’larda oral kontraseptiflerin, içerdiği yüksek östrojen oranına bağlı oluşan yan etkilerle ilgili doktorların kadınları bilgilendirmesi gerektiği ile ilgili mücadele yürüttü ve kitap yayınladı. 1975’te kurulan Ulusal Kadın Sağlık Ağının kurucularındandır.

İki yazar, kitabı, hem kendi mücadelelerini hem kadınların bedenleri üzerinde tekrar söz sahibi olmak için, çeşitli biçimlerde verilen mücadelelerden geleceği haberdar etmek için derlemişler. Paylaşılan mücadele örnekleri; ilk olarak sorunun tanımlanmasında tıp otoritelerinin, bedenler üzerindeki iktidarını ve cinsiyetçi tutumunu ortaya koymaktadır. İkinci olarak, kadınların kendi hissiyat,  tarzları ve iradeleri ile karşı duruşlarının hikâyeleridir. Dünyanın farklı coğrafyalarında, farklı kadınların, farklı yöntem ve taktiklerle verdikleri mücadele örnekleridir. Hikayeler, her ne kadar birbiri ile alakası olmayan, lokal ya da kişisel gibi dursa da aslında tüm dünyada kadınların sorunlarının benzerliğini, sömürü ve ezilişin ortaklığını yansıtmaktadır. Aynı şekilde, her mücadelenin kazanımlarının da evrensel olduğu çok nettir. Örneğin; Bugüne kalan kadın sağlık eğitimi projelerinin, “ourselves, our bodies” kitabının basılmasına öncülük eden kadın atölyelerinden kaldığını fark edeceksiniz.  Ya da bugün hala kadın iradesi için mücadelesini verdiğimiz kürtaj yasası ve uygulaması için kadınların hangi yaratıcılık ve örgütlü mücadeleleri ile tıp otoritelerini sarstığını gördüğünüzde, kadın olarak içinizdeki gücü hissedeceksiniz.

Kitapta, ayrı deneyimleri ve tartışmaları içiren birçok makale 11 başlık altında toplanmıştır. Kitapta yer alan tüm deneyimler, 1800lerin sonları, daha çok 1900leri kapsamaktadır. Başlangıç kısmında, tıp kurumu içinde yer alan hiyerarşik yapılanmada, doktor nerede durur, hemşireye neden ihtiyaç duyuldu; oluşturulan bu hiyerarşik yapılanmanın erkek egemen sistemin hizmetine nasıl sokulduğu, iktidarcı sömürü düzeninin nasıl desteklendiği tartışılmaktadır. İkinci bölüm, “bedenlerimize sahip çıkmak” başlığında doktorun bedene müdahalelerinin kadınlara yansımaları ve kadınların beden bilgisine tekrar sahip olmak için verdikleri mücadele… “doğum kontrolü” başlığında, vaka ve mücadele örnekleri ile sağlık hukuku ve yaklaşımında sağlanan dönüşümleri konu almaktadır. Aydınlatılmış onam formu veya prospektüsün aslında bir kadın başkaldırısının sonucu olması gibi… “menstruasyon” başlığında, adet kanaması tartışmaları, kadın sömürüsü ve özgürleşmesindeki yeri… “hamilelik ve doğum”, “annelik” başlıklarında, sistemin çocuk doğurma ve annelik konularında kadınlarda yarattığı sıkışmışlık durumları ve belirlemeler… “menopoz ve yaşlanma” ve “jinekolojik cerrahi” başlığında, kadın bedeninin ‘bilimsel olarak’ patolojik kabul edilen aslında normal olan süreçlerde ilaç müdahaleleri ve gerçekler… “kürtaj” başlığında, kadınların en örgütlü şekilde, kadının yöntemi ve tarzı ile oluşturulmuş sağlık dayanışma örgütleri ve kürtaj mücadelelerine yer verilmiştir. Ve son olarak, “lezbiyen, biseksüel ve transgender sağlığı” başlığında cinsiyetin normal anormal tanımlamaları ve tıbbi uygulamalara yer verilmiştir.

“toplumsal cinsiyet ve tıp” başlığından tüm tartışmalara genel olarak değinilmiş, yapılması gerekenlerle ilgili öneriler sunulmuştur.

Arzu Türkmen

 

 



İLİŞKİLİ İÇERİK

Negri’nin Ardından

Düşünür ve eylemci Antonio Negri’ yi kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyoruz. Düşün dünyamıza katkıları oldu. Okulumuza davet ...

Bir yanıt yazın