BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / ARŞİV / Rojava Sağlık Akademisi;Koronavirüs Salgınının Altında Ekosistemin Tahrip Edilmesi Yatıyor

Rojava Sağlık Akademisi;Koronavirüs Salgınının Altında Ekosistemin Tahrip Edilmesi Yatıyor

COVID-19 krizi insanların biyolojik çeşitliliğe ve doğal yaşam alanlarına olan etkisinin ve bunun bulaşıcı hastalıkların önünü nasıl açtığının binlerce örnekten biridir.

Birçok düşünür ve Başta ABD olmak üzere bazı devletler, Çin’in Vuhan kentinde Eylül 2019’da (Çin her ne kadar Aralık 2019 diye beyanda bulunsa da) görülmeye başlamasının ardından korona virüsün bir laboratuar ürünü olduğunu iddia etmekte gecikmedi. Ancak bilim insanları, virüsün hayvan kaynaklı bir hastalık olduğu ve hayvandan insana geçtiği ve bu virüs başka bir memeliye bulaşmadan önce yarasalarda görüldüğü konusunda hemfikirler.

Ne yazık ki bu virüsün laboratuarda üretildiği veya üretilmediği varsayımları, insanların şu an yaşadığımız pandemide bir rolü olmadığı anlamına gelmiyor. ABD ve Avustralya’da yapılan kapsamlı bir araştırmada doğal yaşam alanlarına insan tarafından yapılan müdahalenin, biyolojik çeşitliliğin azalmasının ve ekosistemdeki bozulmanın virüslerin daha geniş bir ölçekte yayılma olasılığını arttırdığını bilimsel olarak ortaya koyuyor. Tarihte birçok bulaşıcı hastalıklar görülmüştür. Bunlardan 165-180 yılları arasında Antoninus (Galen) vebası, 541 yılında Jüstinyen vebası, 1346-53 yıllarında kara veba gibi salgınlar olsa da bu sayı 1980’lerden bu yana her on yılda bir üçe katlanmış durumda. Bunların üçte ikisi hayvan kaynaklı ve hayvanlardan insanlara bulaşıyor. Bunlar arasında Ebola, HIV, domuz gribi ve kuş gribi gibi örneklerini insanlık yaşadı. Kentleşme ile başlayan ve bugün endüstrinin gelişimi ile daha sık görülen bu salgın hastalıklar milyonlarla ifade edilen insanların ölümüne sebep olduğunu görmekteyiz.

Bu anlamda; gerçek olan, ekosistemleri bozmakla hayvanlarda bulunan virüslerin de insana geçmesinin koşullarını hazırlamış olduk. Bu durumu yaratanlar ne yazık ki biz insanlarız.

İnsanlar ormanları, doğayı tahrip edip diğer canlıların doğal yaşam alanlarına yerleştikçe, organizmaların da kendi yaşam alanlarından çıkmasına sebep oluyor. Ekosistemlerin tahrip edilmesinin sadece virüslerin hayvandan insana bulaşmasına değil, doğadaki virüslerin miktarı ve bu virüslerin nasıl davrandığına da etkisi var. Geçen yüz yıl içinde, dünyadaki organizmaların üçte ikisinin yuvası olan tropik ormanların yarısı imha edildi. Doğal yaşam alanındaki bu çarpıcı kayıp elbette tüm ekosistemi etkilemiştir.

Doğal yaşam alanlarının tahribi aynı zamanda hayvanları ve onların taşıdığı patojenleri de başka bölgelerde yaşamaya zorluyor. Bu bölge İnsanların yaşadığı alanlar olmasıyla salgın hastalıkların insanlara taşınması demektir.

1990’ların sonunda Malezya’da ortaya çıkan Nipah virüsü ülkedeki ormansızlaşma, meyve yarasalarını yaşam alanları olan ormanlardan domuz çiftliklerindeki mango ağaçlarına yönlendirdi. Bunun sonucunda yarasalarda bulunan patojenler domuzlara yarasa dışkısı ve tükürük ile geçmiş oldu. Daha sonra da domuzlar bunu çiftçilere bulaştırdılar.

Ekosistemdeki diğer hayvanların, canlıların ve insanların sağlığının birbirine bağlı olduğu bir varsayım değil bu bir doğal dengedir. Bunlardan birinin dengesi bozulduğunda diğerleri de aynı şekilde dengesi bozuluyor.

Öte yandan evcil olmayan hayvan pazarları da bulaşıcı hastalıkların ortaya çıkmasının önünü açıyor. Bilim insanları da korona virüsün, Çin’deki bir hayvan pazarında ortaya çıkma ihtimalinin güçlü olduğuna inanıyor. “Stresli ve hasta hayvanları kafeslere koyup bir arada bulundurmanın, patojenleri yaymaları için harika bir alan açtığı” görüşünü dile getiren çevrebilimci Spangenberg, bunun aynı zamanda bir canlıdan diğer canlıya hastalık bulaşmasının da önünü açtığı kanısında. Bu konu aynı zamanda Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi Başkanı Elizabeth Maruma Mrema tarafından da dillendirildi.

Unutmamak gerekir ki; Sağlığımız doğadaki hayat ile doğrudan bağlantılı olup ekosistemin bir parçası olduğumuz, bir yaşam gerçeğidir. Ekosistemin dengesini bozduğumuzda kendi yaşam dengemizi de bozuyoruz.



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ-24 AĞUSTOS

GÜNDEM Kamu ve yaşamın her alanında tekçi zihniyetler karşımıza çıkıyor. Anadilde kamu hizmeti için adım ...