Home / SEÇKİLER / Kürt Mücadelesinde Ata Soyer*

Kürt Mücadelesinde Ata Soyer*

Ata SOYER Kürt Özgürlük Mücadelesi içinde yer alan bir aydın ,bir eylemci ve iyi bir örgütleyiciydi. Yazıya ‘’Kürt mücadelesi  ve Ata Soyer “ diye başlamak ,“ve” ile onu Kürt özgürlük  mücadelesindenden ayrıştırmak ona büyük haksızlık olurdu. Çünkü  Ata Soyer  Kürt Özgürlük  Mücadelesinin tamda içindeydi. Bu vesileyle biz de mücadele içinde olan bir yoldaşımızı anlatmaya çalışacağız, bu yazıda. Onu yazmak, yazabilmekten de öte esas önemli olan sözümüz ve kelamımız odur ki; toplumsal sağlık mücadelesi ve inşasında biz O’nun öğrencileri  onunla yoldaş olmaya devam edeceğiz.

Biz  “Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu” öğrencileri olarak onu her an yanımızda hissederek yaşadık, yaşamaya da devam edeceğiz.  Onun “arkasından” bir yazı yazmak bize zor geliyor. Bir anlamda yabancılaştırıyor. Çünkü biz buluştuğumuz sağlık politika okulunda ilk andan itibaren onunla kendimizi tanımaya başladık. Örgütleme gücü olan ve insanın kendini iyi hissetmesini sağlayan birinin, bir öncünün sayesinde yol almayı başarabildik. Her türlü çalışmanın güçlü bir örgütleme ile başarılabileceğini ondan öğrendik. “Fikir örgütlenemediği ve sürekli bir eylem hattına ulaştırılmadığı zaman ‘lafazanlık ‘ olur” diyordu. Kürt Özgürlük Mücadelesi içinde yer alması da bu gerçekliğiyle ilgiliydi. Bu ona iyi geliyordu. Yaşam sevinci veriyordu. Hep Kürtlerle birlikte olma çabası içindeydi. Bu arayışı sürekli devam etti. Demokratik Hekim Hareketi ‘ nin başlangıç sürecinde ve hazırlanan manifestoda bunu görmek mümkündü. Kürt Hekimlerle kurduğu ilişki  sadece “Kürt Hekimler” olduğu için değildi elbet. Kürt Hareketi ile ilişki kurma çabası ve onun içinde yer alma isteğiydi. Bu süreçte zaman zaman hayal kırıklıkları da yaşadı. Kürt Hekimlerin ikircikli tutumu ve orta sınıf karakterinin yansıması Sosyalist Mücadeleyi temel yaşam dayanağı olarak alan bir devrimci için zorlayıcı oluyordu, ancak engelleyici olmadı hiçbir zaman. Dünyada, Türkiye’de ve Kürdistan’da   yaşanan toplumsal mücadele süreçleri, bu süreçlerde yapılan yol arkadaşlıkları  Ata Hoca’nın yaşamında önemli etkiler yapmış ve eşsiz etkileşimler  yaratmıştır. Biz O’nun yaşamında önemli bir dönemi ifade ettiğimiz düşünüyoruz. Hissettiklerimiz ve kendisinin de zaman zaman yaptığı değerlendirmelerden çıkardığımız sonuç şu ki; Ata Soyer Hoca Kürt Hareketi ile bizimle birlikte daha sahici bir ilişki kurmuştu. Bu sahicilik onun daha fazla enerji harcamasına neden olmuştu. Zaman yetmiyordu. Diyaliz yatağında iken bile bu çalışmaya bir şeyler katmak için caba harcamaktaydı. Heyecan içindeydi. Bizler enerjisine hayrandık. Bizi umutlandırıyordu.Bir anlamda “biz ona heyecan o bize umut veriyordu” diyebiliriz. Sağlık ve Politika Okulu öğrencilerinin kendilerine güven duymalarını sağladı. Bu anlamıyla Hoca “yaşam” demekti. Yaşama anlam vermenin öncülerindendi. Derya gibi olan bu çınarın karşısında hiçbirimiz kendimizi “bilgisiz” hissetmedik hiçbir zaman. Çünkü bizlere çok şey öğretirken, bizden bir şey almayı o kadar hissettiriyordu ki bilmemeyi kabul etmiyordu. Bu gün Okul olarak kolektif bir üretim yapmaya çalışıyorsak bunu Ata Hocanın çalışma tarzı ve temposunda aramak gerekir.

Ata Hoca örgütçü ve geleceğe yürümeyi seven biri olduğu için her türlü ilişkisine belirli oranda taktik hesap yaparak yaklaşırken, bizimle yaşadığı ilişkide hiçbir zaman “taktik hesap” yapmadı.Çünkü O “kendine göre değil, Kürdü kendi gerçekliğiyle seven” bir devrimciydi.Bu okul ve sağlık meclisi, onun Kürt ile gerçek buluşma  ve yaşam zemini olmuştu.

Yaşamının son günlerinde/yıllarında  yaşanan gerilimin nedeni de Kürt sorunundan kaynaklıydı. Gerilim iki noktada yoğunlaşıyordu.Birincisi Kürt Mücadelesi gerçekliğiyle kurduğu daha sahici ilişki  ile bir taraftan heyecan verici iken aynı zamanda  Kürt Mücadelesinin toplumsal özgürlük felsefesi ve örgütleme anlayışı belli oranda gerilim yaratıyordu.Hoca Marksist gelenekten getirdiği birikimle çalışmalarımıza aydınlatıcı çok bilgi sunmaktaydı.Ancak yaşamakta olduğu gerilimi de ifade etmeden etmiyordu.Bu  durumu “40 yıllık öğrenmeden yeniye geçmek zordur” diye ifade ediyordu.Biliyoruz ki bu konuda kendisine haksızlık yapıyordu.Çünkü yürüttüğümüz çalışmalarda sistematik tartışmayı yine O ortaya koyuyordu.Yaşanan bu gerilimi  birlikte anlamlandırıyorduk. Ve sürekli olarak bu anlamlandırma ile yol almayı ve bize yol aldırmayı sağlıyordu. Kısaca bu gerilim geliştirici ve heyecan verici bir gerilimdi.

İkincisi ise Demokratik Hekim Hareketinin(DHH) içinde bulunduğu durumdu. Özellikle son yıllarda bu hareketin Kürt Mücadelesine mesafeli ve ikircikli yaklaşımı, bununla birlikte “Ulusalcı” anlayışların bu hareket içinde biçimsel olarak olmasa da anlayış düzeyinde gelişmesi onu üzüyordu. DHH nin başlangıç manifestosunun Kürt Mücadelesinin ortaya çıkardığı dinamik ile buluşturulması ve birlikte geliştirilmesi yerine onun gerisine düşürülmesi O’nun için en büyük gerilim kaynağıydı. Bir zamanlar birlikte yol yürüdüğü arkadaşlarının onu anlamaması ve ayrı düşmesine üzülüyordu.. Dinliyormuş gibi yapıp gereğini yapmayan arkadaşları ise başka bir gerilim nedeniydi. Bu kadar emeğe ve çabaya rağmen gelinen nokta onu mutsuz kılıyordu. Çoğunlukla içine atıyor,zaman zaman da çok sert tepki veriyordu. Devrimci mücadelenin yaşamda ve mücadelede sıradanlıkla yürütülemeyeceğini iyi biliyordu. En önemlisi ise mücadeleyi kendi zemininde kaydırmak ile yapılacak her şeyin artık devrimci mücadeleden çok, zemini üzerinde yürüdüğü güçlere katkı sunduğunu bildiği için; bu tutum içinde olanları ise asla af etmiyordu.

Bundan dolayı biz Ata Soyer Sağlık ve Politika Okulu öğrencileri olarak Hoca nın çizdiği yolda yürümeye devam ederken bu yolu daha da geliştirmeyi hedefliyoruz. Peşinden methiyeler dizmek yerine bizle birlikte olduğu dönemde tüm yaşadıklarını ve O’nunla yaşadıklarımızı tüm sahiciliğiyle anlamaya ve anlatmaya devam edeceğiz. O’na layık olmayı ve bunun fikri-eylemi içinde olmayı temel görev olarak görüyoruz. Üzdüğümüz noktalar konusunda kendimize dersler çıkarmayı daha doğru bir tutum olarak görüyoruz.

Sevgili Hocam; sizin olmamanız bizim için her zaman büyük bir eksiklik olarak kalacaktır. Her çalışmada eksik olan yanımıza bakarak seninle yoldaş olmayı sürdüreceğiz. Sizinde planladığınız gibi Sağlık ve Politika önümüzdeki  bir yıl içinde Akademileşme programını önüne koymuştur. 2014 Ekim’inde Ata Soyer Sağlık Akademileri olarak sağlığın toplumsallaşma mücadelesine devam edeceğiz.

Ata Soyer ile  her tanışanın yaşamında  bir Ata Soyer dönemi olmuştur.  Biz öğrencileriniz olarak 2009 Ekimde sizinle başlayan yaşam dönemimizi devam ettirmekteyiz. Seni sevgiyle anıyor, selamlıyoruz.

 11.09.2013

Ata Soyer Sağlık Ve Politika Okulu
Öğrencileri     

 *Bu yazı  Dersim de 11-16 Ağustos 2013 tarihlerinde yapılan  Ata Soyer Sağlık ve Politika Yaz Okulunda  düzenlenen   formda okul öğrencilerin tümünün katılımı ile yapılan değerlendirmeler sonucu kaleme alınmıştır



İLİŞKİLİ İÇERİK

Foucault Koronavirüs Pandemisini Anlamamıza Nasıl Yardımcı Olabilir?-Philipp Sarasin,

13/5/2020/ skopbülten /  Çeviri: Ayşe Boren Sunuş Bir biyopolitika rüyası gibi: Hükümetler, doktorların önerisiyle dünya çapında nüfuslara diktatörlük ...

Bir yanıt yazın