BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 26 NİSAN 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 26 NİSAN 2020

GÜNDEM

  • Arjantin’de, Korona virüsü salgını nedeniyle cezalarının ev hapsine çevrilmesini talep eden tutuklular ‘’Hapishanede ölmeyi reddediyoruz’’, ‘’Soykırım hakimleri, sessizlik bizim dilimiz değil’’ yazılı pankartlar kullanarak isyan çıkardı.
  • Avrupa için açlık sorunu kapıda. İşten çıkarılmaların da yoğunca yaşanmasıyla sorunları derinleşen yoksulların bu durumdan çok etkileneceği öngörülüyor. Fransa’da isyanların yaygınlaşma ihtimali üzerine değerlendirmeler yapılıyor.
  • Otomobil Üreticisi Oyak Renault, ulusal ve uluslararası otoritelerin bilgilendirmeleri doğrultusunda ara verdiği üretim faaliyetlerine 27 Nisan’da devam edeceklerini açıkladı.
  • Gaziantep’te 27 yaşındaki bir fabrika işçisi koronavirüsü nedeniyle hayatını kaybetti. Fabrikanın DİSK temsilcisi: ‘’bu ölümlerden işçileri sağlıksız koşullarda çalıştıranlar sorumludur.’’
  • Grup yorum üyelerinden Helin Bölek’in ardından Mustafa Koçak da ölüm orucunun 297. Gününde hayatını kaybetmişti. Grup Yorum, İbrahim Gökçek’in de hayatını kaybetmemesi için bir an önce elimizden geleni yapmamız çağrısında bulundu.
  • Belçika’da ev içi şiddet olayları dört kat arttı. Şiddet mağdurlarının gidebileceği sığınma evlerinin kapasitelerinin dolması üzerine, özellikle kadın ve çocukların barınması için bir otel zinciriyle anlaşma yapıldı.
  • Çin’de koronavirüs yayılımının kontrol altına alınmasının  ardından yeniden açılan restoran ve kafelerde bitki bazlı sahte et ürünlerin satışı dikkat çekiyor. Batılı şirketler de ‘daha az et, daha fazla bitki’ akımından oluşan talepten faydalanmayı umuyorlar.
  • ABD’li bilim insanı Thomas Lovejoy, doğal yaşama insan müdahalesi sonucu her yıl pandemi durumu yaratabilecek 2-4 sayıda virüs keşfedildiğini belirterek, ‘’Bu doğanın intikamı değil, bunu biz kendi kendimize yaptık.’’ Dedi.
  • New York Louis Vuitton mağazası, yağmalanmasın diye mağazanın önünü turuncu tahtalarla kapattı.  Kapatılan  turuncu yüzeye, bir gün sonra “Bizim yemeğe ihtiyacımız var, çantalarınıza değil” yazısı yazıldı.
  • Sosyo Politik Saha Araştırmaları Merkezi, Diyarbakır’da esnaflara yönelik anket çalışması yaptı. Ankete katılan esnaf devlet desteğini yetersiz buluyor.
  • İran Kürdistanı’nda son bir haftada 7 kadın intiharı raporlandı, bölgesel intiharlardaki bu ciddi artışla ilgili açıklama yapan insan hakları komisyonu intiharların sebebini “ailevi problemler ve geçim sıkıntısı” olarak açıkladı.
  • Market çalışanlarının ağır iş yükleriyle yıpranıyor. Haftasonları marketlerin kapalı olmasını telafi etmek için haftaiçi çalışma saatleri uzatılıyor. Bir Migros çalışanı, 23 Nisan’da başlayan sokağa çıkma yasağının ilk iki gününde 09.00-14.00 saatleri arasında marketlerin açık olmasıyla sevkiyat ve evlere servislerin artması, bunun yanında gerekli tedbirlerin alınmamasıyla psikolojik ve fiziksel açıdan yıprandıklarını belirtti.
  • CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, maden bölgesi olan Soma’da korona virüsü testi pozitif çıkan vakaların hızla arttığına dikkat çekerek, “Soma, korona virüsü salgını noktasında kırmızı alarm veriyor” dedi.
  • İsrail Sağlık Bakanı Yaakov Litzman, Corona virüsü salgınına karşı uyguladığı politikalar nedeniyle aldığı eleştiriler sonucu görevinden istifa etti.

MEVCUT DURUM

  • Dünya genelindeki koronavirüs vaka verilerinin derlendiği Worldometers sitesine göre 26 Nisan itibariyle vaka sayısı 2 milyon 921 bin 456 olurken hayatını kaybedenlerin sayısı ise 203 bini aştı. İyileşenlerin sayısı ise 837 bin 38.
  • Sağlık Bakanlığı’nın dün akşam saatlerinde açıkladığı verilere göre, Türkiye’de Covid-19 tanısı konulanların sayısı 107 bin 773’e yükseldi. Bakanlık, Cumartesi günü 106 kişinin daha hayatını kaybettiği de açıkladı. Böylelikle, Türkiye’de can kaybı 2 bin 706’ya çıktı. Son verilere göre ise iyileşenlerin sayısı yeni vaka sayısından daha fazla.
  • Salgının merkezi haline gelen ABD’deki vaka sayısı ise 960 bini aştı.
  • Güney Amerika ülkesi Brezilya’da, koronavirüs nedeniyle 346 kişi daha hayatını kaybetti. Ülkede Kovid-19 yüzünden ölenlerin toplam sayısı 4 bin’e ,virüsün görüldüğü kişi sayısı da 58 bin 509’a yükseldi. Brezilya, Latin Amerika’da Kovid-19 salgınından en çok etkilenen ülke konumunda bulunuyor. Latin Amerika’nın en büyük ülkesi olan Brezilya’nın sağlık sisteminin koronavirüsü salgını yüzünden çökme sınırına dayandığı belirtiliyor.
  • Salgının yeni merkezi olmasından endişe edilen Afrika kıtasındaki toplam can kaybı 1.331 oldu. Kıta genelinde vaka sayısı 29 bin 53’e yükselirken, Covid-19 nedeniyle en çok can kaybının yaşandığı ülkeler şöyle: Cezayir, Mısır, Fas ve Güney Afrika.
  • İtalya‘da salgında son bir günde ölenlerin sayısı, 17 Mart’tan bu yana en düşük seviyeye gerileyerek 415 oldu. Toplam can kaybı ise 26 bin 384’e yükseldi. Vaka sayısı 200 bine yaklaştı.
  • İspanya virüsten ABD’den sonra en çok etkilenen ikinci ülke konumunda. Toplam vaka sayısı 223 bin.
  • İran’da  76 kişinin daha hayatını kaybetmesi sonucu salgında ölenlerin sayısı 5 bin 650’ye yükseldi. Toplam vaka sayısının  90bine yaklaştı.
  • Yunanistan’da kısıtlamaların aşama aşama kaldırılması planlanıyor
  • Avusturalya’da ilk koronavirüs dalgası aşıldı. Hükümet tarafından karantina uygulamalarının gevşetilebileceği söyleniyor, ancak Güney Kore ve Singapur’da olduğu gibi ikinci dalganın gelmesine karşı endişeler de dile getiriliyor. Ülkede üç ay süren ilk dalgada virüs bulaştığı belirlenen 6 bin 675 kişiden 5 bin 95’i iyileşti, 79 kişi ise öldü.

ÖNLEME VE KORUMA

  • Sağlık Bakanlığı pandemi döneminde Mevsimlik Tarım İşçilerine yönelik alınacak tedbirleri açıkladı. Seyahat sırasında, varış yerinde ve konaklama süresince uygulanacak önlemler için İl/ İlçe Sağlık Müdürlüklerine ve Emniyet Genel Müdürlüğüne görevler veriliyor. Açıklamada sosyal mesafenin korunması, işçilerin bilgilendirilmesi, maske kullanımı, düzenli ateş vb kontrollerin yapılması, hijyen koşullarının sağlanması, işçilerin çevrede yaşayanlarla sosyal iletişiminin kesilmesi ve covid-19 tespiti durumunda yapılacaklara dair bilgiler yer alıyor.
  • DSÖ Koronadan  iyileşenlerin bir daha hastalık geçirmeyeceğine dair kanıt olmadığını belirterek, bazı ülkelerin gündemine aldıkları ‘bağışıklık pasaportu’ gibi uygulamalara karşı uyarıda bulundu
  • Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), yeni tip koronavirüs (Covid-19) salgınının, küresel bağışıklık hizmetlerini kesintiye uğrattığını, söz konusu durumun bu yıl ve sonrasında ‘felakete yol açabilecek salgınlara’ zemin hazırlayabileceği bildirdi.
  • Gaziantep’te korona virüsüyle mücadele için 100 Suriyeli doktor ile 650 gönüllü ,sağlıkçılara katkı sağlıyor. Suriyeli sağlıkçılar ve gönüllüler çalışmaya ilk aşamada şehrin 4 giriş-çıkış noktası ve insan yoğunluğunun en fazla olduğu 8 merkezde halkın ateşlerini ölçüp, şüpheli vakaları 112’ye bildirerek başladı. Bu kapsamda günde yaklaşık 10 bin kişinin ateşi ölçülüyor.
  • Bilim insanları Türkiye’de pik noktasını yakaladık demenin erken olduğunu söyleyip, salgın için ikinci tepe noktası uyarılarını yapıyor.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI

  • Sağlık çalışanları için temin edilen ekipmanların çoğunlukla erkek bedenine göre dizayn edildiği belirtiliyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin kendini her alanda gösteriyor.
  • Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Tuğrul Erbaydar, koronavirüs salgını nedeniyle birinci basamak aile hizmetlerinde görev alan hekimler arasında enfekte sayısının arttığına ve koronavirüs nedeniyle yaşamını yitiren hekimler arasında aile hekimlerinin sayısının fazla olduğuna dikkat çekti. Ayrıca birinci basamak sağlık hizmetlerinde uygulanan örgütlenme yönteminde, özelleştirmelerin yaşandığı ve toplumsal işlevlerinden de yoksun bırakılmış olan bir sistem olduğunu hatırlattı.
  • Eldivan 112 istasyonunda ATT(paramedik) olarak çalışan Kerim Koca(33), korona sebebiyle yaşamını yitirdi.

SAĞLIK MUHALEFETİ  

  • Türk Yoğun Bakım Hemşireleri Derneği, hastanelerde çoğu bölümün yoğun bakım ünitelerine dönüşmeleriyle yoğun bakım hemşirelerine artan ihtiyacı ön plana çıkaran bir rapor yayımladı. Raporda; yeni alımlarda ve bu ünitelere yönlendirmede yaşanan deneyim sorununa karşı temel eğitim uygulamaları ihtiyacı, çalışma koşullarının insanileştirilmesi gerektiği, tarama testlerinin yaygınlaştırılması gereği ve yoğun bakımdaki yükün de azalması için koruyucu sağlık hizmetlerinin önemi vurgulanıyor.
  • Pakistan Pencap eyaletinde 30 sağlık çalışanları virüse karşı koruyucu ekipmanların temin edilmesi için açlık grevine başladı. Bölgede aynı taleple yapılan protestolarda 50 sağlık çalışanı gözaltına alınmıştı.
  • Türk Tabipleri Birliği, Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun yaşamını yitirdiği 1 Nisan’dan bugüne kadar 28 çalışanının Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettiğini hatırlatarak, “Daha fazla meslektaşımızı kaybetmek istemiyoruz” diyor.
  • 24 Nisan Cuma günü, Cuma hutbelerinde hastalıkların kaynağı olarak eşcinselleri hedef gösterilmesine karşı SES, böylesi toplumsal açıdan kırılgan olunan bir dönemde bu tür nefret söylemlerinin kabul edilemez olduğunu söyledi. Açıklamada LGBTİ+ bireylerin yaşadığı zorlukların tespit edilip giderilmesini talebi de dile getirildi.

TOPLUMSAL MÜCADELE

  • Kolombiya’da FARC’ın barış anlaşmasına katılmayarak hükümete karşı mücadeleyi sürdüren ELN komutanı Uriel korona virüsünün ülkede yarattığı durumu anlattı: “Kapitalizm ve kapitalistler, her ne kadar krizde de olsa, uğruna kavga etmeden bu sistemin ölmesine müsaade etmeyecekler, buna hiç şüphe yok.”
  • Kars Kent Konseyi tarafından organize edilen ve Kars Belediyesi’nin Kovid-19 virüsü ile mücadele çalışmalarına bilim ışığında devam etmesini amaçlayan video konferans toplantılarının geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen 2. oturumu sonunda ortaya çıkan tavsiye raporu yayınlandı. Raporda sürekliliği sağlanabilecek toplumsal dayanışma ağlarının örülmesi ve salgından en çok etkilenecek kesimlerin durumunun öncelenmesi gerektiğine dikkat çekildi.
  • Koronavirüs salgını nedeniyle sosyal medya hesapları üzerinden eylemlerini sürdüren Cumartesi Anneleri, bu hafta(787. Hafta) 24 Nisan 1915’te İstanbul’da gözaltına alınan Ermeni aydınların akıbetini sordu. 1915 kayıplar suçunun başlangıç tarihi denildi.
  • 65+ Yaşlı Hakları Derneği, 21 Mart’tan bu yana devam eden sokağa çıkma yasağının yeniden düzenlenmesi için çağrıda bulundu. 

YENİ YAŞAM

  • Nesli tükenmekte olan ‘Hint Balıkçıl Kuşu’ Gever(Yüksekova)’de fotoğraf tutkunu bir sağlık çalışanı tarafından görüntülendi.
  • Pandemi nedeniyle insanlar sokaklardan çekildikçe yaşam alanlarını paylaştığımız canlılar da yaşam alanlarına geri dönüyor. İstanbul boğazında yunuslar boy gösteriyor, Mersin sokaklarında yaban domuzu ailesi gezintiye çıkıyor, Kentlerde gürültünün azalmasıyla kuşların seslerini daha net duymaya başlıyoruz.
  • Pandemiden en çok olumsuz etkilenen, dezavantajlı kesimlere yönelik çalışmaları, dayanışma örneklerini paylaşan Yurttaş Dayanışma Ağı; yaşamda dayanışma, paylaşma ve dostluğa dair insanlara ilham olması istemiyle değerlendirmelerini paylaşmaya devam ediyor.

GÖRÜŞLER

 HDK Muğla Sağlık Meclisi, HDK Muğla İl Meclisi ile buluştu. Pandemi süreci yaşadığımız bu günlerde 25 kişinin katılımıyla ‘çarpıtılmış sağlık’ algımız üzerine bir tartışma gerçekleştirdik. Sağlığa siyasal / ekolojik  yaklaşımla bugünkü salgını anlamlandırmanın mümkün olduğunu ve salgınlardan çıkışın ,sonucu değil sebepleri konuşarak gerçekleşebileceğini tartıştık. İnsanlığın her alandaki tahakküm ilişkileriyle doğada yarattığı yıkımla baş etmek için demokratik, komünal, ekolojik, kadın özgürlükçü yeni bir  toplumsallığa ihtiyaç olduğu saptamasını yaptık. Bu örgütlenmenin de HDK’nin önünde bir görev olduğu vurgusu yapıldı.

EKLER

  • birartıbir – Sağlık Çalışanlarının Gözüyle Korona Günleri-2 : ‘’Türk Tabipleri Birliği’nin son açıkladığı rakamlara göre görev başında Covid-19’a yakalanan 3.474 sağlık çalışanının büyük kısmını sağlık çalışanı dendiğinde hemen akla gelen hekimler değil, bu dev iş kolunun görmezden gelinen personeli oluşturuyor. Hastabakıcılar, hemşireler, temizlik personelleri, tıbbi sekreterler, güvenlik görevlileri, laborantlar, aklımıza bile gelmeyen diğerleri… Devrim diye nitelenen Sağlıkta Dönüşüm Projesi belki de en çok onlara zarar verdi. Artık yöneticiler tarafından ısrarla, kendilerinin reddettiği bir isimle anılıyorlar: “Yardımcı sağlık personeli”. Pandemi döneminde hekimler gibi onlar da büyük risk altında çalışıyor, onların da izin, istifa hakları yasaklandı. Hatta işi bırakmak isteyenler diplomalarını, sertifikalarını kaybetmekle tehdit edildi. Ama iş özlük haklarına, güvenlik tedbirlerine geldiğinde her zamanki gibi yine görünmez oluveriyorlar.
    İnsan yerine konulmadıklarını bilseler, hatta kimi kendini bilmez yetkililer tarafından “yük” olmakla suçlansalar da tüm risklere karşın çalışmaya devam eden, zaten başka çaresi de bulunmayan sağlık çalışanlarından pandemi günlerinde yaşadıklarını dinliyoruz. Ev takibi yürüten bir hemşire, bir yoğun bakım hemşiresi, pandemi servisinden bir temizlik personeli, huzurevinde çalışan bir hasta bakım elemanı anlatıyor.’’ https://birartibir.org/emek/688-bizi-bir-atese-attilar
  • Medyascope – Bruno Latour: Artık üretime itiraz eden bir sosyalizm icat etmenin zamanı: ‘’Bugünkü durumu bu kadar tehlikeli kılan, her gün artan ölü sayısı değil sadece; gezegendeki dünyanın dışına kaçışta çok daha uzağa gitmek isteyenlere “her şeyi sorgulama” gibi harika bir fırsat sunan, ekonomik sistemin umumî askıya alınması. Unutmamak lâzım ki küreselleştirmecileri bu kadar tehlikeli kılan, iklimdeki mutasyonu inkâr etmeyi ilânihâye sürdüremeyeceklerini, “kalkınma”larını sonunda ekonomiyi de karıştırmak gerekecek muhtelif gezegen kılıflarıyla uzlaştırmak için artık hiçbir şans kalmadığını, kaybettiklerini illâki biliyor olmaları. Biraz daha sürmelerini ve kendileriyle çocuklarını sığınağa almalarını mümkün kılacak koşulları son bir kez koparmak için onları her şeyi yapmaya hazır kılan da bu. “Dünyanın durması”, bu fren, öngörülmeyen bu duraklama, daha hızlı ve tahayyül edemeyecekleri kadar uzağa kaçmak için bir fırsat sunuyor onlara. Şu an için, devrimciler onlar. Biz de burada harekete geçmeliyiz. Onlar için bir fırsat açılıyorsa, bize de açılıyor. Her şey durduysa, her şey sorgulanabilir de, dümen kırılabilir, iyiden iyiye ayıklamaya gidilebilir veya aksine hızlandırılabilir. Yıllık dökümü şimdi çıkarmak gerekiyor. “Mümkün olduğunca çabuk tekrar üretime atılalım” çağrısında bulunan sağduyuya, “Aman sakın ha!” diye haykırarak cevap vermek gerekiyor. Yapılacak en son şey, önceden yaptığımız her şeyi aynen kaldığı yerden sürdürmektir.’’ https://medyascope.tv/2020/04/22/bruno-latour-artik-uretime-itiraz-eden-bir-sosyalizm-icat-etmenin-zamani/

v Özgür Denizli – Deniz Kıyak, Rabia Özel, Sefer Mavigöl – Teknoloji ve Çocuklar: ‘’Malum virüs krizi Türkiye’de ortaya çıktığından beri hepimiz evimizde oturur hale geldik. Çince krizin fırsat anlamına gelip gelmediği bir tartışma konusu iken psikolojide kesinlikle travma sonrası büyüme diye bir şey vardır. Yani bireylerin başına gelen olayı nasıl okuduğu, nasıl gördüğü ya da yorumladığı olayın kendisinden daha kıymetlidir. Olay, sonrasında ya gelişir, güçlenir ya da stres bozukluğu semptomları ortaya çıkarır. Şimdi eve ve ekrana mahkumuz. Lakin bu mahkûmiyeti çok kıymetli bir akçeye çevirebilen yetişkinler varken, program oluşturma becerisi zayıf olan çocuklar o kadar şanslı sayılmazlar. Bu yüzden bu yazı daha çok ebeveynlerin çocuklarının teknoloji kullanmasıyla ilgili bir program oluşturma ve önerilerimizi kapsıyor. Çocukların bu süreçten güçlenerek öğrenerek ve büyüyerek çıkmasına katkı sunmak amacıyla yazıldı. Haydi başlayalım…’’ https://ozgurdenizli.com/teknoloji-ve-cocuklar-deniz-kiyak-rabia-ozer-sefer-mavigol/

  • İSİG Meclisi – Yaşamak ve Yaşatmak İçin Genel Grev – Deniz Gider ile Söyleşi: Covid-19’la beraber inşaat işçilerinde farklı bir uyanış var. İşçiler “Hakikaten koşullarımız çok kötü” diyor. Çok cansız yerlerde dahi bir canlanma var. Bu da inşaat işçilerinin uyandığını, artık o koşullara boyun eğmediğini gösteriyor. Acı bir ifade ama, ne yazık ki bu süreçte inşaat işçileri insan olduklarını hatırlıyor. Üçüncü Havalimanı şantiyesinde koğuşları, yemekhanesi ve çalışma koşulları berbat olan, iş cinayetleriyle yüz yüze kalan işçiler isyan etmişti. Bugün, o zaman yaşanan başkaldırının birçok şantiyeye yayıldığını görüyoruz. İnşaat işçileri “Yeter kardeşim, biz insanız!” diyor. Boyun eğmiyorlar. Kaldıkları koğuşlardaki şartları fotoğraflıyorlar, yemekhane kötüyse bunu teşhir ediyorlar. İşçiler artık sorguluyor. Salgın sürecinin işçilerde aydınlanmanın fitilini ateşlediğini söyleyebiliriz.   http://isigmeclisi.org/20373-yasamak-ve-yasatmak-icin-genel-grev-deniz-gider-ile-soylesi
  • Yeni Yaşam – Yusuf Gürsucu – Cengiz Holdgin ve Mazdağı:

http://yeniyasamgazetesi1.com/cengiz-holding-ve-mazidagi

  • T24 – Yusuf Nazım – Hasankeyf’e Son Bakış:

http://yeniyasamgazetesi1.com/cengiz-holding-ve-mazidagi

  • Türkiye’de 1990’lı yıllar faili meçhul ve gözaltında kayıpların en yoğun olduğu dönemdir. İnsan Hakları Derneği (İHD) 1992 yılında “Kayıplar Bulunsun” sloganıyla zorla kaybedilen kişilere karşı ilk kampanyasını başlattı. Bu kampanya, 1995 yılında Cumartesi Anneleri’nin mücadelesiyle ülke çapında yankı uyandıran bir harekete dönüştü.

12 Mart 1995’te Alevilerin yoğun olarak yaşadıkları İstanbul’un Gazi Mahallesi’nde kimliği belirsiz kişilerin bir kahvehaneye silahlı saldırı gerçekleştirmesiyle başlayan ve 3 gün süren Gazi Mahallesi Olayları 22 kişinin hayatını kaybetmesi ve yüzlerce kişinin yaralanmasıyla sonuçlandı.Hasan Ocak 21 Mart 1995’te Gazi Mahallesi Olayları sonrası gözaltına alındıktan sonra kayboldu. Hasan’ın annesi Emine Ocak, ailesi ve arkadaşları 55 gün gün boyunca Hasan’ı aradı. 15 Mayıs’ta, Hasan’ın işkence edilmiş cansız bedeni kimsesizler mezarlığında bulundu. Ceset, Hasan gözaltına alındıktan 5 gün sonra Beykoz Ormanı’nda köylüler tarafından fark edildi.  Hasan Ocak’ın bulunması için İnsan Hakları Derneği’nin de desteğiyle başlayan kampanya, Hasan Ocak’ın cesedine ulaşılmasının ardından kayıplara karşı adalet arayan bir insan hakları mücadelesine dönüştü.

 İlk kez 27 Mayıs 1995’te, gözaltında kaybolan yakınlarının akıbetini sormak için Galatasaray Meydanı’nda her Cumartesi toplanmaya başladılar .  Cumartesi anneleri her hafta ellerinde kaybedilen yakınlarının fotoğrafları ve karanfilleri ile ; Galatasaray Meydanı’nda hakikatin tarihini yeniden yazıyorlardı.700. hafta Cumartesi Anneleri ‘nin Galatasaray Meydanı’ndaki eylemleri yasaklandı ve müdahale edildi. Cumartesi Anneleri eylemi İnsan Hakları Derneği önünde kayıplarının hesabını sormaya devam ediyorlardı.1995’ten bugüne hakikatin mücadelesi  ve 24 yıldır inkara karşı direnenlerin tarihidir cumartesi anneleri..

Covıd -19 pandemisi nedeni ile 782. Haftadan itibaren  twitter hesaplarından canlı olarak hesap sormaya devam ediyorlar. Bu cumartesi787. haftada 105 yıl önce gözaltında kaybedilen Ermeni aydınların akıbetini sordular.

Bu toprakların yok sayılan tarihine direnen Cumartesi Anneleri ;İNADIN ,ISRARIN ve İNANCIN sembolüdür .

Galatasaray Meydanı Cumartesi Anneleri’dir !

  • Nupel – Fırat Aydınkaya: 8 Soruda Kürtler ve Ermeni Soykırımı: ’’Kürdistan’da Kürt iştiraki olmasaydı belki sadece merkez ve merkeze yakın şehirli ahali katledilirdi. Ki esas Ermeni nüfus taşradaydı ve taşradakilerin büyük çoğunluğunun burnu bile kanamazdı. O yüzden Kürdistan’da önemli bir nüfusun bu konuya seferber edilmesi Ermenilerin kaderini belirledi.

  Sözgelimi aynı mantığı holocausta uyarlayalım isterseniz. Biliyorsunuz soykırım esnasında merkezi “Yahudi iradesi” diye bir şey söz konusu değildi. Şimdi bu durumda merkezi Yahudi iradesi olmadığı için “Yahudiler soykırıma uğramadı” mı diyeceğiz! Öbür taraftan bahsettiğiniz kesimler Kemalist Kürt inkarını çürütmek babında haklı olarak “Kürtler”i Göbeklitepe’de, Talmudik metinlerde ve Sümer yazıtlarında yani binlerce yıl öncesindeki arkeolojik buluntularda izini sürüp buldukları halde konu yüz yıl önceye geldiğinde “ama Kürt iradesi yoktu” biçiminde bir sü-reel gerekçeye sığınması ciddi bir paradoks.

  Çoğumuz “kurbanın, kurbanı olmaz” veya “ezilenin, ezileni olmaz” şeklinde düşünüyor. Yani tarih boyunca “haksızlığa uğrayan, katledilen; haksızlık etmez, katletmez” şeklinde düşünüyor. Bu düşüncenin masumiyetçi ve ahlaksal doğasını anlayabiliyorum ama bu sağaltıcı düşünce hem tarih dışı hem de fazlasıyla özcü. Madun bazen yeni mağdurlar yaratarak konuşur. Koca İsrailoğlu geleneği bunun örnekleriyle dolu.‘’ https://nupel.net/firat-aydinkaya-8-soruda-kurtler-ve-ermeni-soykirimi-85131h.html



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 20 EYLÜL 2020

GÜNDEM Özel laboratuvarlarda yaptırılan Covid-19 testleri güvenilir değil mi? Antalyaspor’un önceki gün özel bir laboratuvarda ...