BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / Korona Günlükleri 9 Temmuz 2020

Korona Günlükleri 9 Temmuz 2020

GÜNDEM

  • HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye’de etkili bir demokrasi mücadelesinin sadece AK Parti karşıtlığı üzerinden verilemeyeceğini belirterek “Muhalefet artık kendini yakın geleceğin iktidarı olarak görmeli ve bu ciddiyetle, çözüm önerilerini ortaklaştırarak halkla doğrudan buluşmalıdır” dedi. Demirtaş, “AKP ilk seçimde kaybedecektir. Önümüzdeki seçim, Türkiye siyasi tarihinin en önemli ve en muhteşem seçimi olacaktır” ifadelerini kullandı (Haberin tamamı eklerde.)
  • Vatan Partisi’nin, ‘HDP kapatılsın’ ısrarı istifa getirdi. Cumhuriyet Kadınları Derneği (CKD) üyesi bir grup kadın Vatan Partisi’nin ‘HDP kapatılsın’ kampanyasına destek vermeye zorlandığını öne sürerek istifa kararı aldı.
  • Baro teklifi 4 gün süren mesainin ardından, 6 Temmuz’da TBMM Adalet Komisyonunda kabul edilmişti. TBMM Genel Kurulunda, Kanun Teklifi’nin ilk 2 maddesi kabul edildi. Kabul edilen maddelere göre, aynı ilde birden fazla baronun bulunması halinde baroya yazılma talebi herhangi bir baroya yapılabilecek. Aynı ilde birden fazla baro varsa avukatlık stajının ikinci 6 aylık kısmı, staj yapılan baroya kayıtlı bir avukatın yanında gerçekleştirilebilecek.
  • CHP’nin Sakarya Hendek’te 7 işçinin yaşamını yitirdiği, 114 işçinin yaralandığı havai fişek fabrikasındaki patlamanın araştırılması için TBMM’ye sunduğu araştırma önergesi reddedildi.
  • ABD Başkanı Donald Trump, ülkedeki korona virüsü vakalarının artmasına rağmen okulların sonbaharda açılması gerektiğini söyledi. Trump, açılmama kararı alacak okulları fonlarını kesmekle tehdit etti.
  • Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi’nin (DİSK-AR) “Covid-19 İşçileri Nasıl Etkiledi?” alan araştırması, Covid-19 salgınının işçilerin işi, geliri ve sağlığı üzerindeki çok boyutlu olumsuz etkilerini ortaya koydu. Covid-19 döneminde işçilerin gelirleri azaldı, çalışma biçimleri değişti (iş başında bulundukları süre azaldı), başta borçluluk olmak üzere ekonomik zorlukları arttı. Bulgular ayrıca işçilerin salgına ilişkin derin kaygılarını da yansıttı. İşçilerin ezici çoğunluğu kendilerinin ve işlerinin tehlike altında olduğunu belirtti. Araştırma, kadın işçilerin ve özel sektör işçilerinin salgından daha ağır biçimde etkilendiğini ortaya koyuyor. Sendikalı işyerlerinde salgının yarattığı olumsuzlukların varlığı, sendikasız ve kayıt dışı işyerlerinde çok daha vahim bir tablonun ortaya çıkmış olduğunun da kanıtı sayılabilir.
  • Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 27 şüpheli hakkında hazırladığı iddianame kabul edilerek yargılamaya başlandı. Cezaevlerinde açlık grevine başlayan çocuklarına destek veren anneler hakkında hazırlanan iddianamede ‘sözde anneler’ ifadesi kullanıldı. 568 sayfalık iddianamede savcı tam 159 kez ‘sözde’ yer aldı: Sözde barış anneleri, sözde anneler, sözde marş, sözde tecrit, sözde bayrak, sözde flama, sözde genelge, sözde ihlal…
  • Rabia Naz Vatan başta olmak üzere benzer çocuk ölümlerini araştırmak için kurulan Meclis Komisyonu’nun raporunda, 2019 yılına ilişkin çarpıcı veriler yer aldı. Rapora göre son beş yılda yaşamını yitiren toplam çocuk sayısı 11 bin 972 oldu. 2019 yılında ölen 2 bin 440 çocuğun bin 462’sinin ölümü ilk belirlemelere göre ‘şüpheli ölüm’ olarak kayıtlara geçti.

MEVCUT DURUM – SALGININ KONTROLÜ – SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI

  • Yeni vaka sayısındaki pik devam ediyor. Son 24 saatte tespit edilen Covid-19 vaka sayısı 213 binin üzerine çıktı. Yeni vaka sayısı ABD’de 61 bine yaklaşırken Brezilya’da 41 binin, Hindistan’da 25 binin üzerinde. On iki ülkede 2 binin üzerinde yeni vaka bildirimi var. Günlük can kaybı 5 binin üzerinde seyrediyor.  Toplam can kaybı 550 binin üzerine çıktı. Dünya genelinde ölüm hızı bir milyon nüfusta 71’e yükseldi. Halen tedavi altında bulundurulan aktif hasta sayısı da yükselerek 4 milyon 580 bin kişiye ulaştı. Özetle pandemi hız kazanmış durumda, tehdit oldukça büyük! Dünya’da artışın tüm ülkeleri etkilemesi kaçınılmaz. Küresel dayanışma olmadan pandemi kontrol altına alınamaz.
  • Türkiye’de salgın dünyaya benzer. Birinci dalgayı halen tamamlamış değiliz. Yeni vaka sayısında son 24 saatte 1,041 kişi. Ülke genelinde azalma söz konusu olsa da 13 ilde vaka artışı devam ediyor. Yoğun bakım doluluğu %59-61 düzeyinde. Kritik günlerdeyiz. Nüfus toplaşmaları ve hareketliliği salgının büyümesine yol açabilir. Dün toplanan Bilim Kurulu sonrası Sağlık Bakanı Fahrettin Koca Covid-19 salgını ile ilgili açıklamalarda bulundu
    • Yeni vaka sayılarının neden bu seviyede kaldığının da sebebi belli. Diyarbakır, Konya, Adana, Gaziantep, Şanlıurfa başta olmak üzere bazı illerde hastalık pik seviyesine ulaşıyor. Bu şehirler en yüksek vaka sayılarını yeni görmektedir. Mevcut durum Türkiye ortalamasına ilişkin genel dağılımdan çok belli şehirlerdeki artışlardan kaynaklanmaktadır.
    • İstanbul’un piki tamamladığını, giderek aşağı doğru düşen bir tablo olduğunu görüyoruz. İstanbul, İzmir, Kocaeli, Sakarya ve Eskişehir’de beşinci haftada piki yaptığımızı görüyoruz. Anadolu’daki illerimizde yani Trabzon 6’ncı, Kayseri 7’nci haftada, diğer illerimizde ise 14’üncü haftada Hakkari, Kütahya, 15’inci haftada Batman, Şırnak, Antep, 16’ncı haftada Bursa, Konya, Mardin, Van, 17’nci haftada Ankara, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Afyonkarahisar’ın piki oluşturma döneminde olduğunu görmüş oluyoruz. Yani Anadolu’da 1’inci dalga halen devam ediyor. Sayılardaki artış da yukarıda pikini tamamlayan illerin daha stabil olduğunu ama aşağıda Anadolu’daki, Doğu ve Güneydoğu’daki illerimizde bahsettiğim pikini tamamlama durumunda olan illerimizdeki artış da toplam vaka sayısının düşmemesine, belli bir yerde stabil kalmasına sebep olmakta.
    • Son üç gün ortalamasıyla en çok vakanın görüldüğü iller; İstanbul, Ankara, Gaziantep, Konya, Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa.
    • Ülke genelinde bir sokağa çıkma yasağı gündeme gelmedi ama birtakım tedbirlerin olabilecek ve özellikle il bazında yer yer kısıtlamaların gündeme gelebilecek, çünkü il bazında eğer vaka artışının yoğun olduğu iller söz konusu olursa oradaki tedbirleri biraz daha sertleştirmek gerekebilir.
    • Türkiye seroprevalans çalışması (antikor çalışması) için belirlenen 153 binin 135 binibe ulaşılmış durumda. Geri kalan 18 binin tamamlanmasıyla sonuçlar açıklanacak.
    • Filiasyon çalışmalarında çok sayıda vakanın kaynağının düğünler olduğunu gördük.
    • Okullardaki Covid-19 tedbirleri kapsamında 31 Ağustos’a doğru salgının seyrinde farklılık olursa, online, uzaktan erişim veya hibrid birtakım yöntemler önerilebilir.
  • Antep Valisi Davut Gül ‘Şehrimizdeki vaka artışı tehlikeli boyuta ulaşıyor’ açıklaması yaptı. Resmi olmayan kaynaklardan elde edilen henüz dogrulayamadığımız veriler valinin korkusunu haklı çıkartıyor. Antep’de 7 Temmuz itibarıyla günlük vaka sayısı 179, can kaybı 7 kişi; toplam vaka sayısı 6200 iken can kaybı 160 kişi olduğu belirtiliyor. Son üç gün ortalamasında yer verilen Diyarbakır, Urfa, Mardin’de de benzer tablonun geçerli oldugunu düşünebiliriz. Salgının boyutu Kürdistan’da ürküten hal almış durumda.  
  • İstanbul’da ve Ankara’da başlatılan asker uğurlama yasağı başka kentlerde uygulamaya başlandı. Hatay, Kahramanmaraş, Kırşehir, Mersin, Malatya, Ardahan, Gümüşhane, Samsun, Denizli, Kocaeli, Bursa, Trabzon, Kastamonu, Karaman ve Ordu’dan asker uğurlamasına kısıtlama getirildiğine dair peş peşe açıklama yapıldı.
  • Sadece asker uğurlamasına kısıtlama getirilmiyor. Askerlik yükümlülülerinden taahhütnamede alınacak. Bu taahhütname tamamen otoriterleşmenin izlerini taşıyor:  “İl/İlçe Hıfzıssıhha Kurulunun kararında belirtilen usul ve esaslara riayet edeceğimi, mesafe kuralları başta olmak üzere maske, temizlik ve diğer pandemi kurallarının ihlal edilebileceği asker uğurlama töreni/eğlencesi, konvoy vb. toplu faaliyetler gerçekleştirmeyeceğimi, yakın çevremin (akraba, arkadaş vb.) bu nitelikte bir faaliyet gerçekleştirme planı olması durumunda kendilerine gerekli uyarılarda bulunarak engel olacağıma, uyarılarıma rağmen usul ve esaslara aykırı hareket etmekte ısrar edenleri kolluk birimlerine bildireceğime, aksi tutum ve davranışlarımın, konusunun suç veya kabahat olmasına bağlı olarak Umumi Hıfzıssıhha Kanununun 282. maddesi veya Türk Ceza Kanununun 195. maddesi doğrultusunda şahsım hakkında adli ve idari işlem gerektireceğini, kabul, beyan ve taahhüt ederim.”
  • Drone ile  maske ve sosyal mesafe denetimi de uygulamaya geçti. Düzce, İstanbul, Antep ilk iller arasında. Uygulamanın yaygınlaşması bekleniyor.
  • Ortadoğu ülkelerine pandemi yerleşmiş durumda. İran, Irak ve İsrail’de vaka artışı devam ediyor. Salgından erken etkilenen ve önlemlerin gevşetilmesi ile vaka artışı dikkat çeken ülkelerden biri de İran. Günlük vaka sayısı 2 bin 500’ün üzerinde seyrediyor. Toplam vaka sayısı ise 250 bine yaklaştı.
  • Irak’ta coronavirus salgınında son 24 saate 2 bin 741 vaka tespit edildi. Bu sayının, salgının başlangıcından bu yana bir günde kaydedilen en yüksek vaka sayısı olduğu açıklandı. Toplam vaka 68 bin sınırında.
  • İsrail’de son 24 saatte 1335 kişide Covid-19 tespit edilmesiyle, salgınında şimdiye kadar görülen en yüksek günlük vaka sayısı kaydedildi. Toplam vaka sayısı 33 bin 557’e yükseldi. Vaka sayılarındaki sert yükseliş nedeniyle İsrail yönetimi, 6 Temmuz’da aralarında spor salonları ve gece kulüplerinin de yer aldığı mekanların yeniden kapatılması kararı aldı. Ayrıca, sinagog ve lokantalara da 20 kişi sınırlandırılması getirdi.
  • Covid-19 salgını kontrol etmek için aldığımız önlemler insan merkezli olmaya devam ederken hayvanları tehdit etmeye başladı. Hollanda’da yüz binlerce vizon önlem adına katledildi. Hayvanlar için güncel tehdit maskeler… İnsanları Covid-19’dan koruyan maskeler balinaların katili olabilir. ABD merkezli çevre koruma organizasyonu Ocean Conservancy’nin başkan yardımcısı Doug Cress Covid-19 salgınından önce okyanuslardaki plastik atıklar meselesinde bir kriz yaşandığının altını çizerek şunları söyledi: “Şimdi bir de küresel bir salgın var. Okyanuslar hızla kirlenmeye devam ediyor. Her ay 129 milyar maske ve 65 milyar plastik eldiven çevreye bırakılıyor. Bunların çok büyük bir kısmı uygunsuz şekilde atılıyor ve sonunda okyanusa gidiyor. Bir gün öylesine çıkarıp attığınız bir maske veya eldiven rahatlıkla bir balinayı öldüren maske veya eldiven olabilir. İnsanların kayıtsızca hareket etmesini çok büyük zararlar veren sonuçları olabileceğini unutmayın.”
  • Sağlıkta şiddet Covid-19 ile yeni hal aldı. Ardahan’da Covid-19 tedavisi görürken hayatını kaybeden 72 yaşındaki hastanın yakınları, ölüm raporunda Covid-19 yazmadığı iddiasıyla Başhekim Yardımcısı Dr. Oğuzhan Tuğrul’u darp etti. Cenazeyi almak için hastaneye gelen ölen kişinin yakınları, ön ölüm raporunda, ‘bulaşıcı hastalığa bağlı doğal ölüm’ ibaresini görünce Başhekim Yardımcısı Dr. Oğuzhan Tuğrul’a ölüm raporunda neden Covid-19 yazmadığını sordu. Dr. Tuğrul’un, ön ölüm raporunda prosedür gereği Covid-19 yazılmadığını, son raporda yazılabileceğini söylemesi üzerine ölen kişinin yakınları “Siz gerçekleri saklıyorsunuz” diyerek küfürler savurarak cep telefonu fırlattı. Kafasına cep telefonu isabet eden Dr. Tuğrul, servise alınarak tedavi edildi. Başhekim Yardımcısı Tuğrul, hasta yakınından şikâyetçi oldu. İşin trajik bir tarafı da Covid-19 tedavisi görürken yaşamını yitiren kişinin ölüm raporuna ‘bulaşıcı hastalığa bağlı doğal ölüm’ ibaresinin yazılmış olması.

SAĞLIK MUHALEFETİ- TOPLUMSAL MUHALEFET

  • AKP ve MHP’nin baroların yapısını değiştirmeyi hedeflediği 28 maddelik “çoklu baro” teklifinin Genel Kurul görüşmeleri başladı.HDP milletvekilleri, Genel Kurul’a, baroların “savunma yürüyüşü” eylemi ve bu eyleme dönük polis saldırısını içeren fotoğraflarla gelerek teklifi protesto etti.
  • Alman kimya ve ilaç üreticisi Bayer’in kansere yol açtığı gerekçesi ile büyük miktarda tazminat ödediği zehirli tarım ilacı Roundup hakkında Türkiye’de dava açıldı. “Roundup” tarım ilacı hakkındaki davada avukatlar Senih Özay, Hazar Can Kıpçak ve Özge Işık Ankara 18. İdare Mahkemesi’ne ilacın “ruhsatının iptal edilmesi, toplatılması ve yasaklanması” isteminde bulundu. İlacın etken maddesi olan glifosatın, 2014’te Amerikalı bahçıvan Dewayne Johnson’un kansere yakalanmasında etkisi olduğunu belirleyen ABD mahkemeleri ilacı üreten Monsanto’yu 289 milyon dolar tazminata mahkûm etmişti.

JİN

  • Kartal Kadın Dayanışması, Deniz Bulutsuz’a şiddet uygulayan oyuncu Ozan Güven’i protesto etti. Güven’in reklam yüzü olduğu İNG Bank Kartal Şubesi önünde bir araya gelen kadınlar, “Ozan Güven’le sözleşmeni feshet. Erkek şiddetine karşı İstanbul Sözleşmesini uygula” yazılı pankartı açtı.
  • “İstanbul Sözleşmesi uygulansın, kadınlara yaşam iş ve gelir güvencesi sağlansın” talebiyle,“Artık Yeter! Kadınlar Yaşam Güvencesi İstiyor!” diyerek, İstanbul Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nüde eylem yapan kadınlar tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi.
  • Mor Çatı’dan yapılan yazılı açıklamada kadın sığınaklarındaki gizlilik ilkesine dikkat çekildi, “Kadın sığınaklarında gizlilik can güvenliği meselesidir” denildi.(Açıklamanın içeriği eklerde.)
  • Kadınlar şimdi de dijital şiddetle mücadele ediyor. Teknolojik ilerlemeler hayatı kolaştırıyor ancak bu ilerlemeler, erkeklerce etkin olarak kullanılıp kadınların hayatına dijital şiddet olarak yansıyor. Üstelik dijital şiddet yer, zaman sınırlaması olmadan başlayıp devam ediyor. Dijital şiddetin en fazla kullanıldığı araç, telefonlar ve sosyal medya mecraları. Erkekler sosyal medya üzerinden kadınları taciz ediyor, öldürmekle ve cinsel saldırıyla tehdit ediyor. Dijital şiddetin hukuken suç tanımlaması net olarak yapılmış değil. Bu “yasal boşluk” nedeniyle de Başak Demirtaş’ı cinsel saldırı ile tehdit eden erkek bir gün sora serbest bırakılabiliyor.

YENİ YAŞAM

  • Kuzey ve Doğu Suriye’nin Şehba kentinde Efrîn Kevana Zêrîn Hareketi tarafından düzenlenen Kültür Sanat Haftası etkinliklerinin sonuncusu Ehris ilçesinde yapıldı. Saygı duruşuyla başlayan etkinlikte Efrîn Aydınlar Birliği Üyesi Evîn Mihemed şiir okurken, Şehit Berçem Müzik Grubu şarkılarını seslendirdi.

SİYASAL SAĞLIK- EKOLOJİK SAĞLIK

  • Şırnak’ın İdil ilçesinde 16 Şubat 2016 tarihine ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği sırada kendisinden haber alınamayan ve 7 Mart 2016 tarihinde cansız bedenine ulaşılan 13 yaşındaki Fatma Elarslan, “örgüt üyesi” yapıldı. Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, Elarslan’ın hayatını kaybetmesine dair başlatılan soruşturma, Şırnak Cumhuriyet Savcılığı tarafından “Kovuşturmaya yer olmadığı” yönünde karar verildi. Savcılık kararının olayın oluş şekli kısmında, Elarslan’ın cansız bedeninin şehir merkezindeki açık bir alanda taş yığınlarının bulunduğu bölgede dokuz kişiyle birlikte bulunduğuna yer verildi. Yapılan otopsi işleminde Elarslan’ın ölümünün ateşli silah yaralanması ve mühimmat patlaması sonucu aldığı yaralardan kaynaklandığı kaydedildi.

Fatma’nın babası Mehmet Elarslan, kızına “terörist” diyenlere, şunları söylüyor:

“12 yaşındaki çocuk nasıl silah kullanabilir ki? Buradan hakim ve savcılara soruyorum; 12 yaşındaki bir çocuk silah kullanabilir mi? Fiziksel olarak gücü yetmez. Dolayısıyla kızım için sarf ettikleri hiçbir sözü kabul etmiyorum. Eğer hakim ve savcıların 12 yaşındaki çocukları eline silah alıp ve silahı sıkabilirse, kurşun atabilirse, benim de kızım ateş etmiştir. Kızımın silah kullandığı ve ateş ettiği koca bir yalan. Kızım 7’nci sınıf öğrencisiydi. Nasıl ‘örgüt üyesi’ olabilir? Sanki dağlarda arayıp bulmuşlar ve öyle vurmuşlar. Kızım İdil’in sokak ve caddelerinde vuruldu.”

  • İzmir-Aliağa-Horozgediği Köyü’nde Kırsal Dönüşümün Eleştirel Ekolojik Sağlık Antropolojisi – Gözde Polat Dalan: Aliağa ilcesine bağlı Horozgediği Köyü, 1970 öncesinde bağcılık, zeytincilik, tütün, pamuk, buğday, bahçecilik ve hayvancılıkla gecimini sürdürürken, Aliağa ağır sanayi bölgesi ilan edildikten sonra 1970’li yılların başında köy, sanayileşmeye başlamıştır. Köy zaman icinde kurulan demir celik fabrikalarının ortasında kalmış ve kırsal dönüşüme uğramıştır. 1970’lerden sonra tarım alanlarının yavaş yavaş sanayi topraklarına dönüşmesiyle başlayan yoğun hava kirliliği ve buna bağlı olduğu düşünülen hastalıklar ve sağlık problemleri yüzünden, köyde sağlık göcü yaşanmaktadır. Sanayinin yarattığı hava kirliliği, köyün tüm ekolojik dengesini bozmuştur. Topraktaki bitki örtüsünden hayvanlara kadar tüm canlılar hastalanmış ve köyde sıklıkla kanserden söz edilmeye başlanmıştır. Köyde sıklıkla yaşanılan bu sağlık sorunları, köyden yavaş yavaş hanelerin göc etmesine sebep olmuştur. Bu kırsal dönüşümün yarattığı sorunlar, “eleştirel ekolojik sağlık antropolojisi” sosyal bilim insanlarının calışmalarıyla yorumlanmıştır. Bu calışmada, antropolojinin katılımlı gözlem tekniği kullanılmıştır. Köyde yaşamakta olan ve köyden göc etmiş kişilerle, köyde daha önceden araştırma yapmış olan Halk Sağlığı Anabilim Dalı doktorları, çevre ve kültür platfomları, gazeteciler ile yapılandırılmamış derinlemesine görüşmeler gercekleştirilmiştir. Son olarak araştırma bulgularına “Cehennem Gibi: Hava Kirliliği ve Sağlık Üzerine Etkileri”, “Sağlık Göcü: Karanfil Sokak” ve “Bağ-Bahçeden Sanayiye, Çiftçilikten Nakliyeciliğe” başlıkları altında yer verilmiştir. Sonuc olarak kalkınma adı altında ekonomik gelişme sağlanacağı düşünülen bu bölgede, insanlar daha fakirleştirilmiş ve sağlıkları olumsuz yönde etkilenmiştir. (Dalan-Polat, G. (2019). İzmir-Aliağa- Horozgediği Köyü’nde kırsal dönüşümün eleştirel ekolojik sağlık antropolojisi. Journal of Economy Culture and Society. https://dergipark.org.tr/en/pub/jecs/issue/49649/649155)

GÖRÜŞLER

  • Salgınla birlikte sağlıklı olma halinin solunum cihazına indirgendi. Erken zamanlarda sağlıklı olma hali fiziksel ve biyolojik iyilik hali olarak tanımlanmıştı. Buna ruhsal ve sosyal iyilik hali sonradan eklenirken düşünülen insanın toplumsal bir varlık olmasıydı. Peki ekolojik kıyım,kadın kırımı, yoksulluk, savaş sağlıklı olma halimizin neresinde? Savaşın devam ettiği Kürdistan’da çocukluk teröristleştirilirken, çocukların öldürülmesi meşrulaştırılırken, kadın kırımı devam ederken, ekoloji insan için tahrip edilirken sağlıklıyız diyebilir miyiz?

Siyasal, ekolojik iyilik halimiz olmadan ne özgür olabiliriz ne de sağlıklı…

EKLER

  • Fehim Taştekin, Bir cinayet kaç strateji eder? Çoklu bir baskı mekanizması dönüyor duruyor. Fakat ürettiği bir sonuç yok. Karşı direnci görmek için İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bağeri’nin dünkü Şam ziyaretine bakmak yeterli. ABD bütün bir bölge siyasetini İran’ı geriletme hedefine kilitlerken, dün Suriye ile İran arasında askeri işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşmaya göre İran, İsrail’in artan saldırılarına yanıt verecek şekilde Suriye hava savunmasını güçlendirecek. Bu hattaki hakim görüş ‘direnmenin bedeli teslim olmanın bedelinden daha ağır değil’. https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/07/09/bir-cinayet-kac-strateji-eder/
  • Hasankeyf-Nahda, savaşın yeni yüzü-Metin Yeğin: Hemen şunu hatırlatmalı ki Suriye, ülke olarak, daha önceki halinde olsaydı, bugünkü tartışmalarımız sadece kültürel bir imhayla değil, doğrudan su etrafında dönecekti daha çok.
  • 15 yıl kadar önce Hıristiyan devrimci, ‘özgürlük teoloji’sinin en önemli isimlerinden Leonardo Boff ve Brezilya’da bize söyledikleriyle, yazının sonunu getirmek istiyorum; “Bu çok uzun zamandır önemli bir sorun. Bütün dünya için çok önemli. Bütün dünyadaki suyun, sadece yüzde üçü kullanılabilir. Brezilya bu kullanılan suyun, yüzde on üçlük kısmına sahiptir. Böyle olunca, bütün dünyada su, politik anlamda çok büyük bir önem kazanıyor. Petrol benzeri bir durum ortaya çıkıyor çünkü dünya kuraklaşıyor, gittikçe çölleşiyor. Bu yüzden dünyada su için ‘sosyal bir anlaşma’ doğrultusunda direnilmesi gerekir. Peki, neden ‘sosyal bir anlaşma’? Ancak bu anlaşma üzerinden, ABD ve kapitalist sisteme karşı durulabilir. Peki, nasıl su? Kesinlikle natürel, kesinlikle ticareti yapılmayan. Yaşam için kullanılan ve hiçbir zaman pazarda satılamaz olan su.’’ https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/07/09/hasankeyf-nahda-savasin-yeni-yuzu/
  • Victor Hugo’nun kaleme aldığı günlükleri, “1871-Paris Komünü Günleri” adıyla Kırmızı Kedi Yayınları tarafından okurla buluştu. Uzun yıllar sürgün yaşadıktan sonra ülkesine dönen Victor Hugo’nun 1871 tarihli günlüğü, en sevdiği oğlunun cenazesini, üstelik Komün’ün kuruluş günü kaldıran bir babanın gözünden, devrimler tarihinin en unutulmaz deneyimlerinden birine tanıklık ediyor. https://www.gazeteduvar.com.tr/kitap/2020/07/09/victor-hugonun-1871-paris-komunu-gunleri/
  • http://bianet.org/bianet/toplumsal-cinsiyet/227072-mor-cati-siginaklarda-gizlilik-can-guvenligi-meselesidir
  • https://www.gazeteduvar.com.tr/politika/2020/07/08/demirtas-onumuzdeki-secim-turkiye-tarihinin-en-muhtesemi-olacak/


İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 20 EYLÜL 2020

GÜNDEM Özel laboratuvarlarda yaptırılan Covid-19 testleri güvenilir değil mi? Antalyaspor’un önceki gün özel bir laboratuvarda ...