BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 30 KASIM 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 30 KASIM 2020

 

  • Salgın yönetilemiyor! Sağlık emekçileri tükenmeye, ölmeye devam ediyor!
  • İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Temel Bilimler Tıbbi Biyokimya bölümü personeli Ferhat Ekici, Antep’in Şehitkamil ilçesinde Çıksorut Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan Dr.Enver Özçoban ve Ordu Eczacı Odası eski yöneticilerinden eczacı Atila Ada Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.
  • TTB: Son 1 haftada 16 sağlık emekçisi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.
    • Dünya genelinde toplam vaka sayısı 62 milyonun üzerine çıktı. Dünya genelinde can kaybı ise dün kaybedilen 7 bin 299 kişi ile 1 milyon 464 bin 845 kişiye yükseldi.
    • Haftanın son günü en düşük bildirimin yapıldığı gün oluyor. Daha önce de açıkladığımız bildirim yapmayan ülkeler (İsviçre, İspanya, İsveç gibi), teşhis işlemlerinde sıkıntılar ve sağlık hizmetlerine erişim gibi sorunlar nedeniyle… Bu sınırlıklarda dahi yeni vaka bildirimin oldukça yüksek olduğunu (502 bin 335) söyleyebiliriz. Geçtiğimiz bir haftanın yeni vaka bildiriminin ortalaması 576 bin 969 oldu, bir önceki hafta bu sayı 590 bin 319 idi. Bu veri bize salgının hafif düşüş gösterse de yüksek hızda devam ettiğini gösteriyor.
    • Yeni vaka bildiriminde Türkiye 29 bin 281 vaka Avrupa‘da zirvedeki yerini sürdürdü, dünyada da 3.üncülüğe yükseldi. Türkiye’nin önünde ABD (138.2 bin) ve Hindistan (39 bin) yer alıyor. Türkiye’yi takip eden ülkeler ise şunlar: Rusya (26.7 bin), Brezilya (24.5) İtalya (20.6 bin), Almanya (13.6 bin), Ukrayna (13 bin), İran (13 bin),  İngiltere (12.2 bin), Polanya (11.5 bin) ve Meksika (10 bin).
  • Küresel aktif vaka sayısı 17 milyon 917 binin üzerine yükselere 18 milyon sınırına dayandı.
  • Türkiye’de koronavirüs salgını dizginlenemiyor. Vaka ve ölüm sayılarında rekor artış devam ediyor. Son 24 saatteki yeni vaka sayısı 29 bin 281. Covid-19 nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 185 kişiye yükseldi. Toplam can kaybı 13 bin 500’in üzerine çıktı. Sağlık Bakanlığı ısrarlar hasta-vaka ayrımına devam ediyor, son 24 saatte hasta sayısı 6 bin 439, toplam hasta sayısı da 494 bin 351. Toplam vaka sayısını turkuaz tabloda paylaşmıyor. Worldmeter ise üç günden beri yeni vaka sayısını toplam ekleyerek devam ediyor. Buna göre toplam vaka sayısı 607 bin 628 kişi. Bu veri gerçeği tam yansıtmıyor, çünkü Sağlık Bakanlığı 29 Temmuz tarihinde vaka-hasta ayrımına giderek hasta sayısını paylaşmaya devam etti. Toplam vaka sayısının Worldmeter’in paylaştığından çok daha yüksek olduğu aşikar.
  • Salgının boyutu ile ilgili bir tartışma da aktif hasta sayısında. Sağlık Bakanlığı aktif hasta sayısını paylaşmıyor. Worldmeter’de üç gündür aktif hasta sayısı yeni vaka sayısı dikkate alınarak verilmeye başlandı, dün aktif vaka sayısı 193 bin 828. Yeni vakanın eklenmesi ile üç katına çıkan bu sayının yarın 200 bini üzerine geçeceğini ve her geçen gün daha da büyüyeceğini söyleyebiliriz. Aktif hasta sayısı bulaştırma potansiyelini gösterdiği için salgının boyutunun ne kadar büyüdüğünü gösteriyor.
  • Bir polemik de ağır hasta oranından çıkartabiliriz. Ağır hasta oranı ağır hasta sayısının aktif hasta sayısına bölünmesi ile elde ediliyor. Worldmeter’e göre dünya genelinde aktif hasta sayısı 18 milyon 57 bin 582, bunların 105 bin 549’u ağır hasta olduğu, ağır hasta yüzdesinin %0.6 belirtiliyor. Türkiye için ise ağır hasta sayısı Sağlık Bakanlığı’nın da açıkladığı gibi 5 bin 11 olarak belirtiliyor. Ağır hastaların oranını hesapladığımızda %2.6 olduğunu görüyoruz. Bu istatistik dünya ortalamasının dört katı daha yüksek. Ağır hasta sayısı sabit olduğunu düşünürsek sorun paydada diyebiliriz. Nitekim geçtiğimiz haftalarda günlüklerde dünya ortalamasının 12 katı olduğunu sık sık vurgulamıştık. Sağlık Bakanlığı yeni vaka sayısını açıklması ile birlikte bu oran %2.6’ya düştü. Otuz bin bandında açıklanmaya başlayan yeni vaka sayısının gerçeği yansıtmadığını öngörebiliriz. Ya gerçek rakamlar kamuoyu ile paylaşılmıyordur ya da vakalar tespit edilemiyordur. Yani filyasyon çalışmasında temaslıların tümü saptanamıyordur, yeterince test yapılamıyordur. Nitekim filyasyon ekiplerinin tükenme noktasına geldiği, temaslılarla görüşmeye zamanlarının yetmediği, amirlerin temaslı sayısını düşük tutulması yönlü talepleri sahadan çalışan sağlık emekçileri tarafından dile getiriliyor.
  • Günlük can kaybında da Sağlık Bakanlığı’nın hakikati sakladığına tartışma devam ediyor. Bir çok il ve belediyeden bulaşıcı hastalıklara bağlı ölüm sayısını paylaşan haberler tartışmayı daha da alevlendiriyor.
  • Antep’te 5 bin kişilik yeni mezar yeri için ihaleye çıkıldı. AKP’li Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, il genelinde 5 bin kişilik mezar kazılması için 203 bin 800 TL’lik ihaleye çıktı. CHP Şahinbey Belediye Meclis Üyesi Uğur Kalkan, valiliğin yaptığı açıklamaya göre Mart ayında Coronavirus nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 15 iken 28 Kasım günü 67 kişinin defnedildiğini belirtti.
  • Küçükçekmece’deki Mezarlıklar Gasilhanesi de Coronavirus nedeniyle yaşamını yitirenlerin cenazeleri ile dolu. Gasilhanede 1 saatte hayatını kaybeden 50 yurttaşın cenaze araçlarına götürüldüğü görüldü. Gasilhanede çalışan bir yetkili, “Sabahları buraya iğne atsan düşmez” diyor: “Normalde bulaşıcı hastalıktan ölenler buraya getirilmiyordu. Ama Coronavirus’ten yaşamını yitirenlerin sayısı İstanbul’da artınca buraya da getirilmeye başlandı. Virüsten önce burada günde en fazla 30 cenaze töreni olurdu. Ancak bu sayı 70’e çıktı.”
  • Bursa’da Coronavirus’te yaşanan ikinci dalgayla birlikte ölüm sayısı arttı. Ekiplerin, mezarlıklardaki çalışmaları dikkat çekti. E-devlet üzerinden Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin günlük olarak raporladığı kentteki günlük ölüm sayıları 19-27 Ağustos tarihleri arasında günde ortalama 44 olurken 19-27 Kasım tarihleri arasında 105 oldu. Ölüm sayısındaki artış üzerine belediye ekiplerinin mezarlıklardaki çalışmaları dikkat çekti. Evinin penceresinden mezarlık görülen vatandaş, “Perdeyi açmaya korkar oldum. Gelen cenaze araçlarını sayamaz oldum. Gece saat 23.00’lere kadar mezar kazılıyor. İnsanların feryatlarını duyuyorum, ağlama seslerini duyuyorum” dedi.
  • Bilim Kurulu’nun misyonu ve özerkliği tartışması gündeme oturdu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın dile getirdiği, “Yeni tedbirlerle alâkalı olarak bu işin birinci derecede sorumlusu Bilim Kurulu’dur” sözü Bilim Kurulu tartışmasını alevlendirdi.
  • Bilim Kurulu üyelerinin Erdoğan’ın ifadelerine sitem etti: “Birinci derece sorumlusu değiliz, tavsiye eden, önereniyiz; sorumluluk idarenin, kabinenindir…” Bilim Kurulu’nun sitem yerine özerkliğine sahip çıkıp, aldıkları kararları öncelikle topluma açıklamaları, bağımsızlık ve özerkliklerine sahip çıkmaları daha doğru olacak. Tek adam rejiminin sermaye yanlısı, sürü stratejisine hizmet etmek yerine ‘toplum ve doğa yararına bilim’ misyonuna sahip çıkması daha yerinde olacak. Eğer kullanıldıklarını düşünüyorlarsa, tek adam rejimine aracılık ettiklerini düşünüyorlarsa istifa etmeleri daha hayırlı olacak!
  • Bilim Kurulu’na istifa çağrısı! Coronavirus salgını ile mücadele çerçevesinde kurulan Bilim Kurulu’na, Başkent Üniversitesinden Prof. Dr. Faik Sarıalioğlu istifa çağrısında bulundu. Bilim Kurulu üyelerinin Dünya Sağlık Örgütü’nün kodlamasını siyasilere kabul ettiremediğini belirten Prof. Dr. Faik Sarıalioğlu, verilen kararların bilimsel olmadığını bildiklerini söyledi. Çocuk Hematoloji ve Onkolojisi Bilim Dalı üyesi Prof. Dr. Faik Sarıalioğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile meslektaşlarının halkın güvenini kötüye kullandıklarını belirterek, “Tepki vermediniz. Haziran başı açılım-saçılım kararlarına ortak edildiniz. Günlük on binlerce vakanın olduğu bir ortamda okulların açılımına onay verdiğiniz algısına ses çıkarmadınız. Memleketin ‘Ali’i menfaati’ uğruna sayısını hiçbir zaman bilemeyeceğiniz kadar canın feda edilmesine ses çıkarmadınız. İstifa diye bir yöntemin olduğundan bihaber TV’lerde ‘maske-mesafe-hijyen’ tekerlemesini söylemeyi bilim sandınız” sözleriyle eleştirdi. Sarialioğlu, “Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği hastalık kodlamasını siyasilere kabul ettiremediğiniz için verilen ölüm rakamlarının bilimsel yanlışlığını zaten biliyordunuz. Hastanelere Covid-19 tanıları ile yatıp, bu tanı ile tedavi edilen PCR- testi negatif hastaların ölümü halinde doğal nedenlerle ölüm ya da bulaşıcı hastalıktan ölüm yazılmasına seyirci idiniz. Bu yolla kaç bin ölümün saklanmasına yol açtığınızı hiçbir zaman bilinemeyecektir. Halk size güvendi. Bu güveni kötüye kullandınız” dedi.
  • İşçi Kadın Meclisleri, Manisa’daki Vestel fabrikasında Corona virüsüne karşı önlem alınmasını isteyen bir işçinin geçtiğimiz günlerde işten atıldığını duyurdu ve boykot çağrısı yaptı: “Salgın koşullarında önlem almadan işçilerin çalıştırılmasına itiraz eden üyelerimiz sonuna kadar haklıdır. Haksız olan işçileri türlü bahanelerle işten atan Vestel yönetimidir. Vestel yönetimi, salgında yaşam hakkını arayan işçilerle uğraşmayı bırakarak salgına karşı önlemlerini almalıdır. Vestel yönetimi ve sahibi Zorlu Holding; İstanbul Sözleşmesi tartışmalarında ve 8 Mart’larda kadın istihdamından dem vuruyordu. Anlatılan ve uygulanan arasındaki bu ikiyüzlülüğü herkes görmelidir. Atılan işçiler işe geri alınacak; Vestel gasp ettiği hakları işçilere geri verecek; İşçiler Covid-19’dan korunacak. Bu üç hedefe ulaşana kadar tüm kamuoyunu Vestel ve Zorlu ürünlerini boykot etmeye davet ediyoruz.”
  • Milli Eğitim Bakanlığı’nın aldığı yüz yüze eğitim kararı kadük oldu. İstanbul’un ardından Ankara, Eskişehir, Balıkesir, Edirne, Gaziantep, Samsun, Kayseri, Yozgat, Tokat, Aydın ve Sivas’ta 30 Kasım 2020-4 Ocak 2021 arasında resmi anaokulu, anasınıfları ile uygulama sınıflarında eğitim-öğretimin uzaktan yapılmasına karar verildi.
  • Ankara’da Sivil toplum kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşları, barolar, meslek odaları, birlikler, kooperatifler ile kat malikleri tarafından düzenlenecek etkinliklerin (genel kurul toplantıları dahil) 1 Mart 2021 tarihine kadar ertelendi.
  • Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında bugün yapılacak kabine toplantısında başlıca gündem maddesinin, koronavirüs salgınıyla mücadele olması bekleniyor. İki hafta önce alınan kısıtlama kararlarına karşın, koronavirüs vaka ve ölüm sayılarının yükselmesi üzerine, 15:00’te başlayacak toplantıdan ek kısıtlama kararlarının çıkabileceği konuşuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen cuma günü coronavirüs tedbirleriyle ilgili olarak “Vatandaşlar hala kapalı mekanlarda dikkatli davranmıyor. Yeni tedbirler almaya mecburuz ve alacağız” demiti. İki hafta önce tedbirlerin açıklandığı, 16 Kasım’da 94 can kaybı kayıtlara geçti, bu sayı 29 Kasım’da 185’e ulaştı. Yeni kısıtlama kararları alınması durumunda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantının ardından bir açıklama yapması bekleniyor.
  • Çorum Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi pandemi nedeniyle yetersiz kalınca, 3 yıl önce kapatılan devlet hastanesinin açılması için yurttaşların, sivil toplum kuruluşları ve muhalefet partilerinin yaptığı eylem başarıya ulaştı. Hastanenin 2021’de açılması bekleniyor.
  • Covid-19 salgınının İtalya’yı sert şekilde etkilediği mart ayında özellikle sağlık çalışanlarının canhıraş mücadelesinden etkilenen yönetmen Ferzan Özpetek’in, ilk kez nisanda gündeme getirdiği ‘20 Şubat tarihinin ‘Beyaz Önlüklüler Günü’ olması önerisi, parlamentoda görüşülüp kabul edildikten sonra dün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Özpetek, İtalya’da bundan böyle 20 Şubat tarihinin ‘Beyaz Önlüklüler Günü’ olarak sağlık çalışanlarına ithaf edilmesinin hikayesini anlattı: “20 Şubat’ta bir kadın doktor, izin alması gerekiyor aslında Covid-19 testi yapması için ve izin almadan test yapıyor. Çünkü bir hasta geliyor, 3 kere ve hem ateşi hem öksürüğü var. Doktorun o an aklına geliyor ve diyor ki, ‘Bu hasta belki Çin’de görülen Covid-19’dan olabilir’ diye şüpheye düşüyor kendi kendine. Bu şekilde ülkedeki ilk Covid-19 vakasını buluyor. Bir kadın doktorun bunu bulması, benim ayrıca çok hoşuma gitti. O yüzden 20 Şubat’ı seçtim.”
  • Financial Times gazetesi, İngiltere’nin koronavirüsle mücadele için benzer büyüklükteki ülkelere göre daha fazla para harcadığını fakat daha başarısız olduğunu yazdı. Gazeteye göre İngiltere diğer G-7 ülkelerine göre yüzde 80 daha fazla kaynak harcadı ama buna rağmen ekonomik üretimdeki azalış yüzde 90 daha fazla oldu. Koronavirüs ölümleri ise G-7 ortalamasının yüzde 60 üzerinde.
  • Belçika’da koronavirüs önlemleri nedeniyle Mart ayından bu yana tutuklananların büyük bölümü cezaevleri yerine, ayak bileklerine otomatik kelepçe takılarak eve gönderiliyor. Salgın nedeniyle yargı faaliyetlerinin aksaması ve cezaevlerindeki yüksek doluluk oranı yüzünden hastalığın yayılacağı korkusuyla tutuklular, yargılama sürecini evlerinde bekliyor. Terör ve cinayet gibi ağır suçlar kapsam dışı bırakılıyor.
  • Pandemide ilk kurtarılacak olan can mı kâr mı? – Ragıp Duran

Coronavirus bir yıl içinde bize çok şey öğretti : Pandemi esas olarak tıbbi değil siyasi-ekonomik-toplumsal bir felaket. Virüs, yurttaşla devlet arsındaki ilişkileri nasıl değiştirdi ?

Coronavirus, sadece tıp gözlükleriyle ele alınıp, incelenebilecek, anlaşılabilecek bir olgu değil. Şu son bir yıl, virüsün olağanüstü siyasi, ideolojik, ekonomik, toplumsal ve kültürel bir hadise olduğunu gösterdi. Bir yıllık deneyimin kanıtladığı bir başka gerçek de şu: Pandemi, kapitalizmin yarattığı/yol açtığı kitlesel bir felakettir ve neo-liberal yöntemlerle alt edilemez. Egemenlerin kârı uğruna, ‘’ekonominin çarkı dönmeye devam etsin, önceliğimiz üretim ve ihracaat’’ derseniz, ekonomiyi de çöküşten kurtaramazsınız, binlerce insanın ölümünü de engelleyemezsiniz. Çünkü ekonomi çarkı ancak sağlıklı insanlar tarafından sağlıklı insanlar için döndürülebilir. Üstelik, çöken herhangi bir ekonomi bilahare ayağa kaldırılabilir (Bkz. 2. Dünya savaşından sonra Japonya ve Almanya) ama ölen insan diriltilemiyor. (https://artigercek.com/yazarlar/ragipduran/pandemide-ilk-kurtarilacak-olan-can-mi-kar-mi)

  • İhlallere açılan yol – Şebnem Korur Fincancı

… TTB Yüksek Onur Kurulunda görev yaptığı bir dönemde Dr. Şeyhmus Gökalp’i son yılların yaygın yargıla(yama)ma pratiği çerçevesinde tutukladılar da ondan. İddia odur ki, yürütülmekte olan bir soruşturma kapsamında(!) 20 Kasım Cuma sabaha karşı evine yapılan baskınla gözaltına alınıp, evet yalancı tanık ifadesi esas alınarak 23 Kasım akşamı tutuklandı. Dr. Şeyhmus Gökalp’in, hiç tanımadığı bir yalancı tanığın yalan beyanlarıyla tutuklanması bir ilk değil. Ne tesadüftür ki, bir başka meslektaşımız, gene ilginç bir tesadüf o da Diyarbakır’dan sevgili dostum Dr. Selçuk Mızraklı da aynı yalancı tanığın yalan beyanlarıyla tutuklanmıştı.

…Memlekette; insan hakları, hekimlik, etik değerler kavrayışsızlığımızdan adaletsizliğe uzanan duble yol çok akıcı… Üniversitelerden bilimi ihraç edince, engelsiz bir ihlaller zinciri kaçınılmaz. Küresel bir salgınla karşı karşıya olduğumuz bu günlerde bilimin ışığını yoğunlaştırmanın ne denli gerekli olduğunu fark etsek! (https://www.evrensel.net/yazi/87647/ihlallere-acilan-yol=

  • Aşıları aksayan çocuklar var, başka hastalıklar baş gösterebilir – Günseli Uğur

Rutin aşıları tamamlanamayan çocuklar arasında başka hastalıkların salgını başlayabilir. Okullarda yapılan aşılar aksadı, kanser taramaları aksadı; 15-49 yaş arası kadın izlemleri aksadı.

  • Filyasyon takibine dair de yakınmaları var çalışanların: “Benim her gün 89 hastayı takip etmem gerekiyor. Ama tek işim de bu değil. 40-45 kişiyi ancak arayabiliyorum. Temaslıları ayrı, hastaları ayrı takip etmem gerekiyor. İkinci test yapılacak mı, ilaçları ulaşmış mı… İlçe sağlık müdürlüğü ile koordinasyonu sağlamak zorundayız ama yetişemiyoruz. Günlerce ilaçlarına ulaşamayanlar olabiliyor. Rutin olan her işi yapıp üzerine bir de iki arada bir derede aramaları yapmaya çalışıyoruz. Öğlen yemeği ya yiyemiyoruz ya da acele ile tıkınıyoruz. Sisteme dair aksayan çok durum var; örneğin pozitif vaka tespit ediliyor ama ekipler kayıt işlerine yetişemediğinden sisteme kaydı düşmüyor; bu nedenle ilaçları gitmiyor; raporu yazılamıyor; raporu olmayan kişi işvereniyle sorun yaşıyor; geliyor bizle kavga ediyor” Artan iş yüküne karşı personel sayısının yetersizliğini ifade eden ASM hemşiresi ise “Bir hekim, bir hemşire, bir de triyajda görevli üç kişi çalışıyoruz. Ekip elinden geleni yapıyor ama sistem daha fazlasını mümkün kılmıyor, zamanımız yetmiyor. Sadece doktor ve hemşire değil, yeterli sayıda    sosyal hizmet uzmanı, aile gelişim uzmanı, tıbbi sekreter görevlendirilmeli” dedi. (https://www.evrensel.net/haber/419942/asilari-aksayan-cocuklar-var-baska-hastaliklar-bas-gosterebilir)

 



İLİŞKİLİ İÇERİK

Korona Günlüğü 25 Şubat 2021

  Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! İstanbul’da çalışan ...