BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 30 ARALIK 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 30 ARALIK 2020

Salgın yönetilemiyor! Sağlık emekçileri tükenmeye, ölmeye devam ediyor!

Karabük Safranbolu Devlet Hastanesi’nde görev yapan Hemşire Nihal Karataş, Amasya Üniversitesi Sabuncuoğlu Şerefeddin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde nöroloji uzmanı olarak görev yapan Dr. Mustafa Yiğit, İstanbul’da özel bir hastanede çalışan Anestezi Uzmanı Dr. Tahir İnce, İzmir’de özel bir hastanede çalışan Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Dr. Halil Kuddar, İstanbul’da çalışan Dr. Nimetullah Reşidi Covid-19 nedeniyle hayatlarını kaybettiler.

Türk Tabipleri Birliği (TTB), Corona virüsü nedeniyle yaşamını yitiren sağlık çalışanı sayısının 310’a yükseldiğini duyurdu. “Her geçen gün her geçen dakika #Ölüyoruz #Yönetemiyorsunuz” diyen TTB’nin pandemi sürecinde hayatını kaybeden sağlık çalışanları için hazırladığı “siyahkurdele.com” isimli internet sitesi yayında. Sitede Covid-19 nedeniyle yaşamını yitiren sağlık çalışanlarının isimlerine ulaşılabiliyor.

***

Covid-19 virüsünün ilk örneklerine İngiltere’de rastlanan mutasyon geçirmiş ve daha hızlı yayılan yeni türü ABD’nin Colorado eyaletinde de tespit edildi. Denver kentinin güneydoğusunda Elbert bölgesinde yaşayan 20’li yaşlarındaki erkek hasta, ABD’de tespit edilen ilk vaka oldu. İngiltere’de ortaya çıkan ve daha bulaşıcı olan yeni tip koronavirüsün yeni türü Güney Amerika’ya da sıçradı. Şili’de İngiltere’den dönen 1 kişi de Covid-19’un yeni türü tespit edildi. Hindistan Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İngiltere’den ülkeye gelen 6 kişide Covid-19’un çabuk bulaşan türünün görüldüğü belirtildi. Pakistan, Covid-19’unun birkaç farklı mutasyonunu içeren yeni varyantın rapor edildiği son ülke oldu. Covid-19 virüsünün daha bulaşıcı olduğu düşünülen en yeni mutasyonundan oluşan varyant tespit edildiği kadarıyla şu anda en az 20 ülkeye yayıldı. Güney Afrika’daki varyantın ise farklı bir kol olduğu düşünülüyor.

***

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, korona virüsünün biyolojik silah olarak kullanılma tehlikesi barındırdığını söyledi. Biyolojik silahlarla düzenlenecek olası saldırıları önlemek için önlemlerin artırılacağını aktaran Stoltenberg, “Kullanımlarına hazırlıklı olmalıyız, çünkü bu silahların hâlâ var olduğunu biliyoruz” dedi. Biyolojik silahlarla düzenlenebilecek terör saldırıları konusunda BM Genel Sekreteri António Guterres de uyarıda bulunmuştu. Guterres, temmuz ayında yaptığı açıklamada, korona virüsü salgınının afetler karşısında  hazırlıkların yetersiz olduğunu ortaya koyduğunu dile getirmişti.

***

Pandemi haftanın ortalarına geldiğimizde yine tırmanışa geçti. Küresel düzeyde toplam vaka sayısı 82.3 milyonu aştı. Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyon 800 bin sınırına dayandı. Aktif vaka sayısı ise 22 milyon 191 bine yükseldi. Bulaş tehdit tamamen kendini hissettiriyor.

Dünya genelinde yeni vaka ve ölüm sayıları yeniden yükselme trendine girdi. son 24 saatte 611 bin 717 yeni baka bildirimi yapılırken Covid-19 ölümleri 13 bin 450 kişiye yükseldi. ABD 3 bin 398 ölüm, Brezilya 1,075 ölüm ve Almanya 935 ölüm ile zirvedeki yerini koruyor. can kaybıyla dikkatleri çekiyor. Dün gerçekleşen ölümlerin 5 bin 539’u Avrupa kıtasına ve 4 bin 175’I Kuzey Amerika kıtasına ait.

Yeni vaka bildiriminin yüksek olduğu ülkeler şunlar: ABD (194.9 bin), Brezilya (57.2 bin), İngiltere (53.1 bin), Rusya (27 bin), Hindistan (20.5 bin), Almanya (16 bin), Türkiye (15.8 bin), İspanya (12 bin), Arjantin (11.7 bin), Fransa (11.4 bin), Kolombiya (11 bin), Çekye (10.8 bin) ve Kanada (10.3 bin). Binin üzerinde yeni vaka bildiren ülke sayısı yeniden yükselerek 55 oldu.

***

Türkiye’de Covid-19 vaka ve ölümleri yüksek hızda setretmeye devam ediyor. Son 24 saatte 253 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 20 bin 388 kişi oldu. Yeni vaka bildirimi 15 bin 805 kişiye yükseldi. Toplam vaka sayısı ise 2 milyon 578 bin 580 kişi oldu. Turkuaz tabloda eleştirilere rağmen ısrarla yer verilen yeni hasta sayısı 2 bin 783 kişi. Günlük test sayısı 181 bin civarında. Turkuaz tabloda aktif hasta sayısı yer almıyor. Günlük olarak aktif hasta sayısını Worldmeters’dan paylaşmaya devam ediyoruz.

Worldmeters’a göre Türkiye’de aktif hasta sayısı 100 binin altına indi. 29 Aralık itibarıyla 99 bin 755 aktif hastaya sahibiz. Ağır hasta sayısı ise 4 bin 191 kişi. Aktif hastaların içinde ağır hastaların payı yükselmeye devam ediyor, dün itibarıyla %4 olan ağır hasta oranı dünya ortalamasında (%0.5) sekiz kattan daha fazla olduğunu hatırlatmak isteriz. Yüksek ölüm hızı yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili.

***

Karabük T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan 13 kişinin Corona virüsüne yakalandığı belirtildi. Fuat Bor isimli tutuklu, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde 13 tutuklunun enfekte olduğunu aktardı. Bor, Covid-19 testi pozitif çıkan tutukluların Ali Koç, Hakkı Aygül, Muhittin Pirinçoğlu, Kadri Alkoç, Çetin İlkhan, Murat Kocat, Cemal Tekin, Halil Temel, Adem Oktay, Mehmet Sarıaltun, Yılmaz Güven, Mustafa Karakoyun ve Muhammed Mustafa olduğunu paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Ev partilerine baskın yapılacak” açıklamasının ardından, uygulamaya dair ilk duyuru Bolu’dan geldi. Yılbaşında Covid-19 tedbirlerinin en üst seviyeye çıkarıldığını vurgulayan Vali Ahmet Ümit “Bir evde eğer normalin üzerinde insan varsa o evdeki herkese cezai müeyyide uygulanacak.” dedi.

***

Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu, COVID-19 pandemisinin dünyada ve Türkiye’deki seyrine ilişkin basın açıklaması yayımladı. Sağlık çalışanları arasındaki yüksek ölüm oranlarına da dikkat çeken ATO açıklamasında “130’dan fazla ülkede meslek hastalığı olarak kabul edilen COVID-19, Türk Tabipleri Birliği ve tabip odalarının bütün ısrarına, muhalefet partilerinin desteğine, meslek hastalığının bütün kriterlerini taşımasına rağmen, iktidarın direnciyle karşılaşmış ve henüz meslek hastalığı olarak kabul edilmemiştir” ifadelerine yer verildi. ATO’nun açıklamasına göre, Ankara’da altısı hekim, üçü diş hekimi, biri eczacı olmak üzere 18 sağlık çalışanı vefat etmiştir.

***

Kıbrıs’ta korona virüsü krizinde alarm verici gelişmeler yaşanıyor. Özellikle adanın güney kesiminde son günlerde Covid-19 vakalarında büyük bir artış kaydediliyor. Korona virüsü kaynaklı ölümler gündemdeki yerini koruyor. Adanın güneyinde dün akşam saatlerinde açıklanan verilere göre, 28 Aralık 2020 tarihi Kıbrıs’ta şu ana dek en fazla Covid-19 vakasının tespit edildiği gün olarak kaydedildi. 1 milyonu aşkın nüfusa sahip Kıbrıs Cumhuriyeti’nde, 24 saat içerisinde 751 yeni vaka saptandı. Pazar günü ise adanın güneyinde Covid-19 kaynaklı bir ölüm tespit edildi. Korona vaka sayısı ve ölümlerin kontrolsüz bir şekilde artması nedeniyle, Kıbrıs Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı bir dizi ek önlemleri devreye soktu. Buna göre, bugün yerel saat 18.00 itibari ile ve ocak ayı başına dek özet konutlarda kayıtlı sakinlerin dışında hiç kimse bulunamayacak. Yarın itibari ile Kıbrıs Cumhuriyeti’nden kamu sektörü uzaktan erişimli çalışma düzenine geçecek. Ayrıca, kamusal alanlarda ikiden fazla insanın bir araya gelmesi yasaklandı. Yeni sert tedbirler 31 Aralık günü, yılbaşı kutlamaları nedeniyle 24 saat süresince geçici olarak gevşetilse de, vaka sayısının artış kaydetmeye devam etmesi durumunda önümüzdeki haftalarda devrede olması bekleniyor. Kıbrıs’ın güneyi ile beraber adanın kuzeyinde de günlük yeni korona vakaları artık çift haneli rakamlara ulaşmış durumda.

***

Britanya Halk Sağlığı Kurumu Danışmanı Dr. Susan Hopkins, ülkede vakaların benzeri görülmemiş seviyelere ulaştığını belirterek, “Bu durum, özellikle hastanelerimizin yoğunluğu gözönüne alındığında aşırı derecede endişeye yol açıyor.” dedi. Öte yandan uzmanlar, hastanelerinin ilk dalgaya oranla daha fazla hastaya müdahale etmek zorunda olduğuna dikkati çekerek, olası bir felaketin önlenmesi için üçüncü kez ulusal çapta karantina ilan edilmesini istiyor.

ABD genelindeki verileri derleyen Covid Takip Projesi’ne göre, pazartesi günü ‘corona’ nedeniyle hastanelerde yatanların sayısı 121 bin 235 olarak kayıtlara geçti. Şimdiye kadar görülen en yüksek seviye olduğu belirtilen bu sayının 22 bin 592’sini yoğun bakım ünitelerinde yatanlar oluştururken, 2 Aralık’tan bu yana hastanelerde tedavi altına alınan Covid-19 hasta sayısının ise 100 binin altına düşmediğine dikkat çekildi.

***

Yeni tip koronavirüsün (Covid-19) Çin’in Vuhan kentinde ilk ortaya çıktığında yarım milyon kişiye bulaşmış olabileceği ileri sürüldü. Çin Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi tarafından yapılan bir araştırmanın sonuçlarına yer verildi. Araştırma çerçevesinde Çin’deki ilk Covid-19 dalgasının kontrol altına alınmasından bir ay sonra gerçek vaka oranları hakkında tahminde bulunmak amacıyla salgının merkez üssü Vuhan kenti ve Hubey eyaletinin diğer şehirlerinin yanı sıra Pekin, Şanghay, Guangdong, Ciangsu, Siçuan ve Liaoning eyaletlerinden 34 bin kişiden kan örneği alındı. Uzmanlar, 11 milyonluk bir metropol olan Vuhan’da yaşayanlarda o dönemde Covid-19 antikoru prevelans oranının yüzde 4,43’ü olduğu, Hubey eyaletinin diğer şehirlerinde test yapılanlarda bu oranın 0,44’de kaldığı gözlendi. Diğer şehirler ve eyaletlerde test edilen 12 binden fazla kişi arasında ise yalnızca 2 kişide Covid-19 antikoruna rastlandı. Araştırmacılar, Vuhan sakinlerinde rastlanan 4,43’lük antikor prevelans oranının, o dönemde şehirde resmi rakamların 10 katı, yani 500 bin kişinin Covid-19’a yakalanmış olabileceği anlamına geleceği çıkarımında bulundu.

***

Bilgi ve iktidar bağlamında pandemi rakamları – Cegerğun POLAT

Devletten “güvenlik” beklentisi zamanla iktidarın yeni veçhelerini örgütlemiştir.  Foucault iktidar için “kendi örgütlenmelerini kendi oluşturan, güç ilişkilerini dönüştüren, güçlendiren ya da tersine çeviren bir süreç ve bu güç ilişkilerini etkili kılan stratejiler olarak anlaşılmalıdır” der. Her alanda kurulan bu iktidar ilişkisi disiplin toplumu fikrini güçlendirmiştir. Disiplin toplumsal yapının denetlenmesini sağlayan bir iktidar mekanizması şeklini almıştır. İktidarın sürekliliği amaca yönelik olarak üretilen, yapılandırılan bilginin sürekliliği ve geçerliliği ile sağlanabilir. Foucault, bilgi türlerini destekleyen ve bilgi türlerince desteklenen iktidar ilişkileri stratejilerini “dispositif” olarak isimlendirir. Karşılığında bir bilgi alanı oluşturmayan iktidar ilişkisi olmadığı gibi iktidar ilişkilerini varsaymayan ve oluşturmayan bilginin olmadığını vurgular.

…Modern tıp tarihi için bilgiye ulaşmakta enformasyonun bu kadar kullanıldığı, bunun için yoğun bir gayretin sarf edildiği başka bir örnek yoktur.  Evrensel dolaşımda ki bu bilgi başlarda ülke bazında ya da hastane bazında yaklaşımlarla edinilen deneyimlerle açıklanmış, 15-20 hastayı içeren bilimsel çalışmalar dahi önemli dergilerde yayın (normalde mümkün değilken) haline gelebilmiştir. İlerleyen aşamalarda deneyimlerin birikmesi ve rakamların büyümesi ile beraber metodolojik olarak daha formata uygun bilimsel bilgi üretilebilmiştir. Bilginin bu saf hali Foucault’un değerlendirmelerine ters bir ölçekte yürümüş görünmektedir. Kaygı düzeyi artan topluluklar için sınırların önemi bir yönüyle artmış bir yönüyle ise “kolektif çıkar” olarak “hayatta kalma” öncelik haline gelmiştir. Sağ popülist iktidarların temsilcilerinin duvarına çarpana kadar yarı gerçek yaşanan bu süreç geldiğimiz noktada küresel kapitalizmin çıkarları ve aşı tartışmalarıyla beraber tekrar klasik “bilgi-iktidar” bağlamına geri dönmüş görünmektedir.

…Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tedavi yaklaşımı ve veri paylaşımı açısından daha eksantrik olarak değerlendirilecek bir metodoloji benimsemiştir. …

…İletişim başkanlığının “ulusa sesleniş” formatında konuşmalar yaptığı bu koşullarda Sağlık Bakanlığınca yapılan tüm açıklamaların nasıl bir süzgeçten geçtiğini anlamak zor görünmüyor. Yaşanılan iktisadi sorunlar ve siyasi krizlerin aşılmasında iktidar olanaklarıyla bilginin üretilme biçimleri arasında yeni bağlar kurulacağını tahmin edebiliriz. Elde edilen bilgi ötekileştirme (kutuplaştırma) pratikleriyle toplumsal konsolidasyonu sağlamak adına iktidarın yeniden üretilmesine vesile haline getirilmeye çalışılacak. Bu tahakkümü kırmanın en kritik aşaması gerçek bilgiyi toplamak ve ifşa etmenin yollarını yaratmak olacaktır. Sadece sağlık meslek örgütleri değil, sağlık dışı meslek örgütleri ile beraber sivil toplum örgütleri ve bağımsız basın yayın kuruluşları tüm bu çabanın devamını sağlama gücü ve insiyatifini geliştirmelidir.

( https://artigercek.com/haberler/bilgi-ve-iktidar-baglaminda-pandemi-rakamlari )

 

AŞI TARTIŞMALARI

Aşı yola çıkmış! Şimdiye kadar Covid-19 aşısının tüm aşamalarında sorunlar çıktı. Bakalım daha neler olacak? Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’dan Çin’den alınan Covid-19 aşılarına ilişkin bir açıklama yaptı. Koca, “İnaktif aşılarımızın ilk bölümünü getiren uçak, Türkiye saati ile 19.50’de Pekin havalimanından havalandı. Yarın sabah burada olmasını bekliyoruz” dedi. THY kargo uçağının pilotları da bir videoyla “Hastalığın ve kayıpların sona ermesi dileğiyle, tüm ülkemize ve milletimize hayırlı olsun” şeklinde mesaj paylaştı. İlk parti Covid-19 aşılarını taşıyan Türk Hava Yolları’na ait TK 6175 sefer sayılı Boeing 777 tipi uçak, saat 05.44’te Ankara Esenboğa Havalimanı’na indi. 17 konteynerde 3 milyon doz aşı bulunuyor. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından şu açıklamayı yaptı: “Aşılarımızı getiren uçak Esenboğa Havalimanımıza ulaştı. 14 gün sürecek testleri hemen Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumumuzda başlayacak. Testleri biter bitmez ise aşılama programımız Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü koordinasyonunda gerçekleşecek” dedi.

Keymen İlaç aşının genel distiribütörü imiş! Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Çin’den dün yola çıkan Covid-19 aşısına ilişkin ‘aracı firma’ tartışmasına Twitter’dan yanıt verdi. Çin’den gönderilen paketlerin üzerinde ismi görünen Keymen İlaç firmasının aşıyı üreten Sinovac’ın distribütörü olduğunu söyleyen Koca, “Tüm görüşmeler doğrudan üretici şirketlerle yapılmaktadır. Biontech ve Oxford aşısı dahil olmak üzere tüm aşı üreticileri ile devlet olarak bizzat aracısız görüştük. Devletimiz adına Devlet Malzeme Ofisimiz, Sinovac firması ile görüşmüş ve Türkiye’deki temsilcileri olan Keymen İlaç A.Ş. ile de lojistik süreci takip etmiştir” dedi.

***

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova, mRNA yöntemiyle geliştirilen aşının yeni teknoloji olduğu için riskli olabileceği iddialarına ilişkin “Hepsi yeni bir virüse karşı geliştirilmiş aşılar. Bu aşıların hiçbirisinin uzun vadeli sonuçlarını bilmiyoruz” dedi. Çinli Sinovac aşısıyla ilgili bakanlık tarafından açıklanan verilerin de kısa süreli takibi içerdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Murat Akova şöyle devam etti: “Bütün gönüllülerin hepsinin takip edilmesi tamamlanmadı. Aynı durum Pfizer ve Moderna aşısı için söz konusu. Orada büyük sayıda 30-40 bin civarında gönüllü var ama bunların takip süreleri çok uzun değil. Biz bunlara Faz-3 çalışma diyoruz. Bunların hepsi, bir-iki yıl bu gönüllülerin takip edilmesiyle ortaya çıkacak. Bu tür şeyleri spekülasyon olarak kabul etmek lazım. ÜstelikYeni teknolojide üretilende yan etki çok olur, eskisinde olmaz’ gibi şey söz konusu değil. Bunların hepsi yeni bir virüse karşı geliştirilmiş aşılar. Ama şu anda elimizdeki veriler ciddi yan etkilerinin olmadığını gösteriyor.” Prof. Dr. Akova, Pfizer-Biontech firmasına ait aşı ile ilgili Türkiye’de yürütülen çalışmalarda ciddi bir yan etki görmediklerini ancak ABD ve Britanya’da sekiz kişide bu aşı yapıldıktan sonra ciddi bir alerji oluştuğunu kayderek şunları söyledi.

***

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, “Türkiye’nin aldığı Çin aşısının en az iki doz yapılması gerekiyor. İlk doz ve ikinci doz arasında da en az 14 günlük süre bulunmalı. Yani bir kişiye ilk doz yapıldı ve iki hafta sonra da ikinci doz yapıldı diyelim. Ancak, ikinci doz yapıldıktan sonra da aşının koruyuculuğu üç hafta sonra başlıyor. Yani aşının etkisini göstermesi için ilk doz yapıldıktan sonra en az beş hafta geçmesi gerekiyor. Dolayısıyla biz iddia edildiği gibi ocak ayının üçüncü haftasında aşılamaya başlayabilirsek aşı yapılan insanlar ancak mart ayında korunabilir konuma gelecekler. Bu da bizim ocak ve şubat ayında aşıyla kimseyi koruyamayacağımızı ve bu sürede de ölümlerin devam edeceği anlamına geliyor.” diye konuştu.

Avrupa Birliği (AB), Alman biyokimya şirketi BioNTech ile Amerikan ilaç şirketi Pfizer’in Covid-19’a karşı geliştirdiği aşıdan 100 milyon doz daha almaya karar verdi. AB, BioNTech/Pfizer ile 200 milyon doz ve ilave 100 milyon doz opsiyonlu olmak üzere satın alım anlaşması yapmıştı.

BioNTech/Pfizer 200 milyon dozu Eylül 2021’e kadar AB’ye teslim etmeyi taahhüt etmişti.

***

Arjantin’de, ülkeye geçen hafta 300 bin doz getirilen ve kullanımına izin verilen Rusya’nın yeni tip koronavirüse (Covid-19) karşı geliştirdiği “Sputnik V” aşısı ilk olarak sağlık çalışanlarına yapıldı. Arjantin’de 116 bin kişinin görev alacağı ve 7 binden fazla sağlık tesisinin kullanılacağı aşılama planı kapsamında, ülkeye yaklaşık 51 milyon doz aşının getirilmesi planlanıyor.

Öncelikli olarak Covid-19 hastalarıyla ilgilenen sağlık çalışanlarına uygulanacak aşılar, ülkenin bütün eyaletlerine dağıtılmıştı. Yaklaşık 45 milyon nüfuslu Arjantin’de 42 bin 868 kişinin ölümüne sebep olan Covid-19, bugüne kadar 1 milyon 590 bin 513 kişide görüldü.

İran’da geliştirilen ilk yerli korona virüsü aşısı ‘COVIRAN Bereket’in insan üzerinde denemelerine başlandı. Şu ana kadar 65 bin kişinin aşıyı vurulmak için gönüllü olduğu kaydedildi.

***

Bloomberg, Çin’in koronavirüs aşılarıyla gelişmekte olan ülkelerde siyasi ve ekonomik bir nüfuz elde etmeye çalışacağını kaleme aldı. Aşılara duyulan güvenin sağlanamaması durumunda ise bu diplomasi adımının başarılı olmakta zorlanabileceği vurgulandı. Batı’nın yetemediği daha yoksul ülkelere satış yapmayı amaçlayan Çin’in ürettiği aşıların bir diplomatik kazanım olmasını umduğu, ancak aşının son faz çalışmalarına dair çok az bilgi paylaşıldığı aktarıldı. Çin’de üretilen aşının acil durum kullanım iznine şimdiye kadar sadece Birleşik Arap Emirlikleri ve Çin’de izin verildiği vurgulandı. Şu an Çin şirketleri 16 ülkede aşı denemeleri gerçekleştiriyor. Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Zhao Lijian, attığı tweetinde zengin ülkelerin üretilecek 12 milyar aşının üçte dördü için şimdiden sipariş vermesi nedeniyle aşı alamayan ülkelerin tek seçeneğinin Çin aşıları olabileceğini ifade etti. Soğuk zincir sistemine ihtiyaç duymayan aşıların gelişmekte olan ülkelere bağış ve ücretsiz yardım şeklinde dağıtılabileceğini başka bir konuşmasında ekledi. Zhao, aşı milliyetçiliğine karşı olduklarının da altını çizdi. Çin, Dünya Sağlık Örgütü’nün gelişmekte olan ülkelere aşı dağıtım programı Covax’a da arz sağlayacak.



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ  22 ŞUBAT 2021

  Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! Kayseri Diş ...