BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 26 AĞUSTOS 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 26 AĞUSTOS 2020

GÜNDEM

  • Ağrı’da görev yapan uzman doktor Ahmet Aydın Şener ve Sinop Yakamoz Aile Sağlığı Merkezi Aile Hekimi Dr. Engin Ünaldı Coronavirus nedeniyle hayatını kaybetti.
  • Avukatların adil yargılama talebiyle başlattıkları ölüm orucu eylemi sürüyor. Belçika’nın Başkenti Brüksel’de onlarca Belçikalı avukat yaklaşık 200 gündür ölüm orucunda olan cezaevindeki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a destek olmak amacıyla Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği önünde açlık grevine girdi.
  • Gergerlioğlu: Hasta mahpus ölümleri cinayet, faili ise devlettir.
  • HDP Eş Genel Başkanı Sancar, asıl yapılması gerekenin akan kanı durdurmak olduğunu söyleyerek muhalefetin iktidardan nasıl farklılaştığını ortaya koyması gerektiğini belirtti.
  • Karadeniz’i betona boğan iktidar suçu suyu  yeterince emmeyip kayan toprağa atadursun; selde yaşamını yitirenlerin sayısı dokuza yükseldi. Giresun’da yaşanan felaketin önlenebilir olduğunu dile getiren TMMOB yanlış su yönetimi ve HES politikalarının sonlandırılması gerektiğini belirtti.
  • Artvin Hopa’da hasta şiddetine maruz kalıp şikayetçi olan hekim, oturduğu kafede şiddeti uygulayan hastanın ağabeyi tarafından şikayetinden vazgeçmesi için tehdit edilip yeniden şiddete maruz kaldı.
  • Sosyal medyadaki yoğun tepkiler sayesinde tutuklanan Uzman Çavuş Musa Orhan sadece 7 gün cezaevinde kaldıktan sonra serbest bırakıldı.
  • Meksika’da Devrimci Halk Cephesi yöneticisi Tomas Martínez Pinacho, katıldığı hükümet karşıtı protestonun ardından uğradığı suikastte hayatını kaybetti.
  • DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan Twitter üzerinden Covid-19 testinin pozitif olduğunu duyurdu.
  • Hollanda ve Belçika’da coronavirus hastası iki kişi iyileştikten birkaç ay sonra yeniden coronavirüse yakalandı. Hollanda ve Belçika’da ortaya çıkan tekrar enfeksiyonların istisna olup olmadığı hala belirsiz ancak bilim insanlarına göre bu vakaların devamı gelebilir.
  • Afrika, çocuk felcinden temizlendi. 25 yıl öncesine dek binlerce çocuğun felç kalmasına neden olan hastalığın, görüldüğü son Afrika ülkesi Nijerya’da da arındırılmasıyla Afrika kıtası virüsten temizlenmiş oldu. Nijerya, 10 yıldan daha kısa bir süre öncesine kadar hastalığın küresel vakalarının yarısından fazlasını barındırıyordu. Şu anda sadece Afganistan’da ve Pakistan’da bulunan hastalığın bir tedavisi yok fakat aşı, çocukları ömür boyu koruyor.
  • Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Covid-19’a yönelik tedbirler kapsamında kamu kurum ve kuruluşlarında çalışanlara uzaktan çalışma, dönüşümlü çalışma gibi esnek çalışma yöntemleri yeniden uygulanabilecek. Salgının Türkiye’de tespit edildiği Mart ayında birçok kamu kurumunda benzer bir genelge ile esnek çalışma modeline gidilmişti.

MEVCUT DURUM – SALGININ KONTROLÜ-SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI

•  Dünya genelinde toplam vaka sayısı 24 milyonu geçti. Son 24 saatte 6 binin üzerinde kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 822.728’e yükseldi.

•  Toplam vakaların %29.2’si Kuzey Amerika, %26.9’u Asya, %24.5’i Güney Amerika, %14.2’si Avrupa ve %5’i Afrika kıtasına ait.

•  Yeni vaka sayısı yeniden yükselişe geçti. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 248.166 oldu. Günlük vaka sayısının yüksek olduğu coğrafyalarda çok büyük değişiklikler yok. Hindistan (66.9 bin), Brezilya (47 bin), ABD (40.1 bin), Kolombiya (10.4 bin) ve Arjantin (8.8 bin) yeni vaka bildiriminde ilk beşi oluşturuyor.

•  Günlük vaka sayısının binin üzerinde olduğu ülke sayısı yükselerek 27’ye ulaştı.

• Afrika’da toplam vaka sayısı 1.2 milyonu geçti. Vakaların yarısından fazlası Güney Afrika’ya ait. Günlük vaka bildirimi ise son 24 saatte 7622 oldu. Bildirimlerin 1567’si Güney Afrika, 1545’i Etiyopya ve 1276’sı Fas kaynaklı.

•  Türkiye’de günlük vaka sayısı iki ay sonra 1500’ün üzerine ulaştı. Türkiye’de resmi verilere göre son 24 saatte 1502 kişiye Covid-19 tanısı konuldu, 24 kişi covid-19 nedeni ile vefat etti. Aktif hasta sayısı 16. 236’ya ve ağır hasta sayısı 811 kişiye yükseldi. Hala dünya ortalamasının 5 katı sayıda ağır hastaya sahip olduğumuzu ne yazık ki tekrarlıyoruz. Test sayısı 98 bini geçti. Toplam test sayısı 6.5 milyonun üzerine çıktı.

•  14 ilde düğünler 1 saate indirildi, kına gecesi ve nişan yasaklandı. İçişleri Bakanlığı’nın yayımladığı covid-19 konulu genelgede yarından itibaren 14 ilde sünnet düğünü, kına gecesi, nişan gibi etkinliklere müsaade edilmeyeceği belirtildi. Bu iller Adana, Ağrı, Ankara, Bursa, Çorum, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Kayseri, Konya, Mardin, Şanlıurfa, Van ve Yozgat olarak belirlendi. 14 ilde düğün ve nikahlar ise en fazla 1 saat içerisinde tamamlanacak, dans ve oyuna izin verilmeyecek.

•  Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Mesut Sezikli kentte son bir ayda 40’tan fazla sağlık çalışanının covid-19 enfeksiyonuna yakalandığını belirterek “Bunların tümü virüsü hastane dışından kaptı. Pozitif personelimizi tek tek arıyorum ve ne olduğunu soruyorum. Düğün, toplantı, memleket ziyareti gibi sonuçlar çıkıyor.” dedi.

•  Türkiyeli aileler Avrupa’da da düğün ile covid-19 bulaştırma geleneğini sürdürüyor!  Almanya’da Türkiyeli iki ailenin çocuklarının düğününde corona bulaştığı şüphesiyle 160 davetli karantinaya alındı. 16 kişinin testi pozitif çıktı. Gelinin de bir anaokulunda öğretmen olduğu bu nedenle sınıfındaki öğrencilerin karantinaya alındığı belirtildi.

•  Covid-19 hastasının ‘ikinci test’ ve sağlık kurumuna gitme çıkmazı!

Pozitif teşhisi konulmasının üstünden 18 gün geçtiğini söyleyen vatandaş ikinci test çıkmazını teşhir etti: “Semptomlarım daha da ağır devam ettiğinden ikinci test yapılması için durumumu takip eden Aile Hekimimi aradım. Hekim de 112’yi aramam gerektiğini söyledi. Fakülte çalışanlarına ulaştığımda ise 7. ve 14. günlerde test yapılma hizmetinin Sağlık Bakanlığı’nın kararıyla kaldırdığını söylediler”. Hastalığının 14. gününde rahatsızlığının daha da artması üzerine çaresizlikle 112’yi arayan vatandaş “Ateş, nefes darlığı, halsizlik tüm bunların devam ettiğini belirttim. Aile hekimi negatife dönmeden evden çıkma yasağımın devam ettiğini söyledi. 112’yi aradığımda ise kendi imkanlarımla hastaneye gelmem gerektiğini söylediler. Hem evden çıkma yasağım olduğunu hem de pozitif bir şekilde ortalarda dolaşamayacağımı belirttim. Yine de evden alınmamı sağlamadılar.” dedi.

• Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu, Ekim ayından itibaren futbol müsabakalarının sınırlı sayıda seyirciyle oynanması kararını verdi. TFF Sağlık Kurulu protokolüyle belirlenen tüm sağlık tedbirleri uygulanmak şartıyla, müsabakalara tribün kapasitesinin yüzde 30’u kadar seyirci alınabilecek. Localarda kısıtlamaya gidilmedi. Stadyumlara ateş ölçümü yapılarak alınacak tüm seyircilerin tribünlerde sosyal mesafeye uyması ve maske takması zorunlu olacak.

• Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk imzasıyla 31 Ağustos 2020’de başlayacak uzaktan eğitim programına ilişkin genelge yayımlandı. Genelgeye göre 31 Ağustos-18 Eylül tarihlerinde yapılacak uzaktan eğitim sürecinde tüm öğretmenler tarafından canlı ders uygulamaları gerçekleştirilebilecek; yüz yüze işlenemeyen ve öğrencilerin bir üst sınıfta hazır bulunuşluk düzeylerini etkileyebilecek öğrenme eksikliklerinin giderilmesine öncelik verilecek. Geçen eğitim-öğretim yılının ikinci dönemine ait derslerin kritik konu ve kazanımlarına dair ders içerik videoları da EBA kanallarında yayınlanacak.

•  MEB, yüz yüze eğitim başladıktan sonra kronik hastalığı olan lise öğrencilerinin uzaktan eğitimle devam edebileceğini açıkladı.

•  Dünya Sağlık Örgütü, 12 yaşının altındaki çocukların virüsü yetişkinler kadar çok yaymadığına yönelik var olan görüşün aksine, 6-11 yaş aralığındaki çocukların bazı durumlarda maske takmalarının virüsün yayılmasını büyük ölçüde engelleyeceğini açıkladı. Örgütün uzmanlarından Maria Van Kerkhov, virüse yakalanan çocukların büyük bölümünün hafif semptomlar gösterdiği ya da hiç semptom göstermeden hastalığı atlattığını kaydetti.

•  Güney Kore, yeni ve daha tehlikeli bir dalgayla karşı karşıya. Ülkede uzun süredir günlük vaka sayıları 100’ün üzerinde. Salgının yeni dalgasının merkezi sağ eğilimli bir Presbiteryan Kilisesi. Buradan yeniden yayılan salgın, ilk kez ülke çapındaki 17 bölgeye birden ulaştı. İlk dalgada salgın tüm bölgelerde görülmemişti. Sosyal mesafe kuralları sertleştirildi, başkent Seul’de maske takmak zorunlu hale getirildi. Hükümet, başkent Seul ve çevresindeki tüm okul ve kreşleri kapatma kararı aldı, eğitim internet üzerinden devam edecek. Bazı işyerlerinin de kapatılması planlanıyor. Güney Kore’de salgının başından bu yana aktif şekilde yürütülen ve bir saat içinde 1000’e kadar potansiyel vaka yakalayabilen filyasyon sistemine rağmen, Kore Salgın Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (KCDC), yeni vakaların yüzde 20’sinin kaynağının bilinmediğini duyurdu. Vakaların çoğunluğu 10 milyondan fazla kişinin yaşadığı, nüfus yoğunluğu fazla olan başkentte görülüyor. En büyük kaygı ise, ibadet için kalabalık kiliselere giden aşırı sağcıların, virüsün bu kiliselerin kapatılması için özellikle üretildiğine dair bir komplo teorisine inanıyor olması. Bu inanç sebebiyle çoğu kişi filyasyon uygulamasıyla takip edilmeyi ve test edilmeyi reddediyor.

•      Prof. Dr. Mehmet Ceyhan maske kullanımında dikkat edilmesi gerekenleri dile getirdi: “Maskeyi taktınız, çok rahat nefes alıp veriyorsanız maskenin çok işlevi yoktur. Siz bütün gücünüzle üflediğinizde maskenin şişmesi lazım. Eğer şişmiyorsa maske işe yaramıyordur. Maskedeki dokunun gözenekleri büyükse koruyuculuğu düşüktür. Beyaz renkte klasik cerrahi maskelerin daha uygun olduğunu bilmemiz lazım. Gerek kağıt gerek kumaş maskeler ıslandığı zaman özelliğini kaybeder. Aşırı sıcaklarda terlediğinizde maskenin özelliğini de yitirdiğini düşünmeniz lazım. Kullanılan koyu renkli maskeler giysilerde olduğu gibi güneş ışınlarını daha çok tutarak, terlemeye yol açabilir. coronavirus halen son derece tehlikeli, öldürücü ve yayılma hızı oldukça yüksek. Bulaştırıcılık kat sayısı 2 ile 3 arasında. Halen her coronavirus enfeksiyonu geçiren kişi ortalama 2-3 kişiye bulaştırıyor. Yani bir vaka yeterince önlem alınmadığı takdirde 3 hafta sonra karşınıza 70-80 vaka olarak çıkabiliyor.” .

•  ABD’de 19 Ağustos’ta yüz yüze eğitime başlayan Alabama Üniversitesi’nde öğrenci, öğretim görevlisi ve bazı memurlardan oluşan toplam 531 kişinin Covid-19 test sonuçları pozitif çıktı. ABD’de daha önce de kampüs içi eğitime başlayan Kuzey Carolina ve Notre Dame Üniversitesi’nde Covid-19 vakalarının öğrenciler arasında hızla arttığı görülmüş, iki üniversite de çevirimiçi eğitime geri dönme kararı almak zorunda kalmıştı.

TOPLUMSAL MÜCADELE-SAĞLIK MUHALEFETİ

  • Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nden ve Vestel fabrikalarından gelen Covid-19 salgın haberleri üzerine Manisa’da Organize Sanayi Bölgesi başta olmak üzere üretim alanlarında bu sorunu değerlendirmek amacı ile  TTB Merkez Konseyi, Manisa Tabip Odası, TTB İşçi Sağlığı ve İşyeri Hekimliği Kolu ve TTB Halk Sağlığı Kolu temsilcilerinden oluşan bir heyet 18.08.2020 tarihinde farklı firmalardan işçiler, işyeri temsilcileri (sendika temsilcileri) ve işyeri hekimleri ile yaptığı görüşmelerin sonucunda tespitleri ve çözüm önerilerini raporlaştırdı.  “TTB, pandeminin ilk günlerinden itibaren toplumsal hareketliliğin sınırlandırılmasını, bu bağlamda da, yaşam için temel üretim dışında kalan çalışma alanlarının bir süreliğine durdurulması gerektiğinin altını çizmektedir. Kapalı alanlarda dip dibe çalışan işçilerin fiziki mesafeyi koruyamayacakları, aynı ekipmanı kullanan işçilerin bulaş açısından riskli olduğu, kapalı ve havasız ortamlarda maske kullanma konusunda ihlallerin olabileceği öngörülmüştür. Gerek hijyen konusunda yeterli eğitim yapılmaması, gerekse de dezenfektan temininde yaşanan sıkıntılara işaret ederek, işletmelerin Covid-19 etkeninin yayılması açısından birer enfeksiyon kaynağı haline gelebileceği yönündeki kaygılar kamuoyuyla paylaşılmış, üretimin durdurulmasının hem işçi sağlığı hem de toplum sağlığı açısından öneminin altını çizilmiştir.” denildi.
  • İstanbul Tabip Odası Yönetim Kurulu: “Hastanelerimiz karakol veya cezaevi değildir.” diyerek Timtik ve Ünsal’ın tahliyesini istedi.  “Adli Tıp Kurumu’nun ‘Cezaevinde kalmaları uygun değildir.’ raporuna rağmen Ebru Timtik Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde, Aytaç Ünsal ise Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yatırılmaktalar. Tıbbi müdahaleyi kabul etmediklerini açık olarak beyan ettikleri halde hastanede zorla tutuluyorlar. Hastanelerimiz polis karakolu değil savaş koşullarında bile şiddetten uzak tutulması gereken sağlık kurumlarıdır. Bakırköy Dr. Sadi Konuk EAH’ndeki abluka derhal kaldırılmalıdır. Adil yargılanma bütün yurttaşların en temel hakkıdır. Ölümün sınırındaki avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal acilen tahliye edilmelidir. Hayatta hiçbir şey insan hayatından daha değerli değildir.” Şeklinde açıklamada bulundu.
  • Eğitim Sen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, okulların hâlâ yüz yüze eğitime hazırlanmadığını, gerekli önlemler alınmadan eğitime başlamanın salgını artıracağını belirtti.
  • BES İzmir Şubesi Başkanı Mustafa Güven İl Nüfus Müdürlüğü’nde çalışan iki memurun coronavirüs testinin pozitif çıkmasına rağmen çalıştırılmalarına tepki gösterdi. BES Covid-19 mücadelesi ile ilgili taleplerini şu şekilde dile getirdi: “İzin ve bayram dönüşleri dikkate alınarak kademeli olarak tüm kamu emekçilerine Covid-19 testi yapılması, Covid-19 tespit edilen işyerlerinde gerekli filyasyon işleminin yapılması, işyerlerinde gerekli hijyenin sağlanması ve maske dağıtımının aksatılmaması, vatandaş yoğunluğunun çok olduğu ve fiziksel mesafenin korunamadığı yerlerde çalışanlara tam koruyucu maske dağıtılması, randevu sisteminin yaygınlaştırılması, kamu hizmetinin zorunlu olmayan kısımlarında dönüşümlü çalışma, evden çalışma gibi teması azaltan çalışma biçimlerinde hizmet vermenin yeniden planlanması gerektiği açıktır.”

YENİ YAŞAM İNŞASI

  • İngiltere’de tüm çalışanları açık kimlikli LGBTİ+’lardan oluşan tren bu sabah ilk yolculuğuna çıktı. Tüm LGBTİ+ kimliklerin renklerini kapsayacak şekilde boyanmış olan trenin ismi de “Onur Treni”.

JİN

VİRÜS mü daha tehlikeli, SİSTEM mi?

Eren Keskin / Yeni Yaşam

Bir, “kıstırılmışlık” hali yaşıyoruz, hepimiz… Daha önce hiç yaşamadığımız bir süreç içindeyiz. Uluslararası salgın dönemi, göremediğimiz bir virüs, hepimizi teslim almış durumda…2020 yılının Ağustos ayı da bitiyor. Bu tanımadığımız, göremediğimiz virüs, can almaya devam ederken, bu virüsten çok “eski” bir sistemin aldığı canlar, birçok yerde konuşulmuyor bile…

Çok önemli, çok yakıcı olaylar yaşanıyor.

Ancak kendilerini ”medya organı” olarak adlandıran yayın organları, tek “virüs” olarak Coronayı tanıyorlar.

Henüz ergen bile olmamış genç bir kız, İpek Er! Batman’da, 90’lı yıllardan bildiğimiz, O, “intiharlar kentinde” canına kıyıyor.

Aynı 90’lı yıllarda canına kıyan hemcinsleri gibi, yaşadığı cinsel saldırının ardından bir virüs gibi topluma yayılmış, “erkek egemen” anlayışın, kendisine yapacağı “kötülüklerden” , kendisini ve ailesini korumak adına ölmeyi seçiyor. Ve o her gece aynı adamları, sıra sıra koltuklara dizip, boş boş konuşturan kanallar, İpek Er’den söz etmiyor bile…

Çünkü fail bir uzman çavuş… Fail erkek, fail devlet! Yükselen kadın mücadelesi, her şeye, her türlü baskıya inat, sosyal medyayı da kullanarak “tutuklatıyor” uzman çavuşu.

SİYASAL SAĞLIK – EKOLOJİK SAĞLIK

  • Zilan Deresi’nde yapılan barajlar endemik bitki türlerini yok ederken kalyonlar ise eski görkemini kaybetmeye başladı.

Van’ın Erciş ilçesinde Zilan Deresi’ne 2014 yılında HES yapılması için başlatılan çalışmalar çevre örgütleri ve çevre köylerin başvurusu üzerine Danıştay kararıyla durduruldu. 2015 yılında Danıştay 6. Dairesi’nin kararıyla yapımı durdurulan HES projesi coronavirüs (Covid-19) salgını ile birlikte yeniden başladı. HES’ler Zilan’ın doğal güzelliklerini ve doğal kalyonları yok ederken UNESCO tarafından korunmaya alınan endemik bitki türleri ve canlıların yaşam alanları da yok ediliyor. 13 Temmuz 1930 tarihinde Zilan Deresi (Geliyê Zilan) bölgesinde 44 köy ateşe verilerek binlerce kişi katledildi. Kürt halkının hafızasında önemli bir yeri olan Zilan’da, bu kez ekosistem yok ediliyor.

Giresun cinayeti: Kime kol kanat geriyorlar?

Bahadır Özgür/gazete duvar

Sosyolog Balint Magyar, ‘mafya devleti’nin yükselişini anlatırken el altından para dolu zarfların dağıtılmasını, birtakım kuytu köşelerde kurulan sinsi tezgahları filan kastetmez. Devlet yapılarının ve hukuk araçlarının aleni olarak yolsuzluk ve kamu kaynağını paylaşmak için kullanılmasına işaret eder. İhaleler anlaşmalı çevrelere dağıtılır ve mutlaka hükümete bir ‘siyasi aile’ damgasını vurur. Magyar’a göre devlet aygıtının bütünüyle gaspının esas avantajı masumlara zulmetme gücünden ziyade suçluları koruma gücüdür. (*) AKP Genel Başkan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin Giresun’daki sel felaketiyle ilgili açıklaması tam da böyle bir anlayışın pratik tezahürüydü. “Yağmurla toprak suya doyuyor, toprak kayganlaşıyor. Yağmur yağdığı zaman toprak su gibi akıyor, önüne ne katarsa götürüyor. Tekrar söylüyorum, afetin yapılaşmayla alakası yok.” diyordu Canikli. Ve o saate kadar yapılaşmaya, dere ıslah projelerine, barajlara vs. dikkat çeken bütün açıklamaların üzerini çizip böyle ‘sapmaların’ önüne dikiliyordu. Zira toprak ve yağmur dışındaki her sebebin ucu, suça ve suçluya çıkıyor.

https://www.gazeteduvar.com.tr/yazarlar/2020/08/25/giresun-cinayeti-kime-kol-kanat-geriyorlar

GÖRÜŞLER

Kürt illerindeki meselenin farklı boyutlarla ele alınması gerekiyor. 1 Haziran’dan sonra bölgede vaka artışını gözlemledik. Bayram ziyaretleri, taziyeler gibi sosyal yaşamın biraz daha olağan akışına yönelmesi, düğünlerin başlaması gibi mevcut kültürel dinamikler rehavete uğrattı. İnsanlar normal bir süreçteymiş gibi bu aktivitelere devam etti. Çünkü hastalık doğru anlatılmadı. Burada yerel yönetimlerin, demokratik kitle örgütlerinin zafiyete uğratılmasının, kayyum politikalarının büyük etkisi var. Toplumla buluşma noktasında bu sorunlar önemli yer teşkil ediyor. Dil sorunu örneğin. İnsanların sosyal medyadan veya televizyondan duydukları bir hastalığın kendi dillerinde onlara anlatılmıyor oluşu büyük bir sorun. Maskenin temini başlangıçta zorken sonrasında parayla ulaşılabilir hale geldi. İnsanların maskeyi temin etmesi ekonomik alım güçleriyle orantılı bir hâle indirgendi.

En büyük sorun, hükümetin pandemi sürecini tamamen siyasi bir mesele olarak ele alması. Siyasi bir kazanım elde edilmesi pandemi sürecinde en son akla gelmesi gereken tablo olmalı. Bu süreçte İstanbul ve Ankara Büyükşehir Belediyeleri’nin dahi çalışmaları engellenmeye çalışıldı. Batman, suyun ücretsiz verildiği bir kentken şu an su kesintilerinin gündem olduğu bir kent haline geldi. Pandemi sürecinde suyun ekstra bir önemi var. Sık el yıkama, el hijyeni bu mücadelede olmazsa olmaz bir önlem. Toplumun kendisini, kendi kolektif bilincini görmesini engelleyen bu tutum sağlık alanında salgınla mücadele konusunda da önemli bir eksiklik yaratıyor. Kendi sağlık bilgisine sahip, alınan kararlarda söz sahibi olan, kendi kararlarını alabilen ve sürece doğrudan katılabilen demokratik bir toplum özlemi ve ihtiyacı pandemi sürecinde daha da görünür oldu. Bu durumun toplumun bilincine taşınması dahi engelleniyor ve anti-demokratik politikalar ısrarla sürdürülüyor.

Algıyla salgın yönetilemez. Pandemiyle böyle mücadele edilemez. Çünkü burada çok gerçek bir durum var; insanlar hastalanıyor ve ölüyor. Toplumun tüm dinamiklerinin, yerel idarelerin, sağlık-meslek örgütlerinin acilen sürece dahil edilmesi gerekiyor.

https://justpaste.it/61src

EKLER

Fırsatlar, sorunlar, çözümler… Üçüncü Yol ve demokratik siyaset

Doğan Amed / gazete karınca

…Çığ gibi artan işsizlik ve bağlı olarak yoksulluk, her tarafı saran yolsuzluk, it dalaşından öteye gitmeyen burjuva siyasetinin lümpen bir hal alması, yükseltilen milliyetçilik, içeride ve dışarıda tek enstrüman olarak savaşın yüceltilmesi, halklara düşmanlık, kendisinden olmayanlara nefret saçılması ve daha birçok şey yaşanan kriz ve tıkanmanın somutlaşmış hali olarak önümüzde belirmiş durumda.

Herkes tarafından sorulan, merak edilen şey; bu eşiğin geçilip geçilemeyeceği, geçilecekse nasıl ve neyle geçileceği, geçildikten sonra neyle karşılaşacağımız, geçilen eşiğin eşik öncesini aratıp aratmayacağıdır.

Türlü tartışmalar, çoklu hipotezler, teoriler, kuramlar ve simülasyonlar çeşitli pencerelerden ve pandemi günlerinin can sıkıntısı (!) eşliğinde havada uçuşuyor.”

“Çözüm mü? Çözüm ezilenlerin geçmiş mücadele deneyiminde ve gelecek tasavvurunda gizlidir. Türkiyeli demokrasi güçlerinin, kadın hareketinin, doğa savunucuları-ekolojistlerin, dinsel inanç gruplarının, sisteme muhalif tüm parti, sendika ve odaların kendi kimliklerini yadsımadan, bir diğerinin de dilini, kimliğini ve kültürünü reddetmeden Kürt hareketi ile birlikte Üçüncü Yol çizgisinde bir araya gelerek demokratik siyaseti alternatif yapacak birlikler sağlamasıdır çözüm. Seçim işbirlikleri değil kastımız, onu da barındıracak, fakat onunla sınırlı kalmayan, özgürlük tahayyülü olan, ahlaki ve politik birlikteliklerdir. 7 Haziran buna kısmi bir örnektir. Bu örnek deneyimin rejimi ne derece ürküttüğü ve paniğe sevk ettiği izahtan varestedir. Yine yanı başımızda Rojava deneyimi daha gelişmiş bir örnektir..

Virüsten kurtaracak olan halkın katılımı

Prof. Dr. Özgür Karcıoğlu / birgün

Covid-19 vakaları Türkiye’de mayıstan sonra düşmekle birlikte dalgalı ama kararlı bir trend izliyor. Bir şeyler buyuran, halkın da uymasını bekleyen devlet geleneği yerine yerelden merkeze tüm kararlarda halkın katılımı olursa o maskeler çenede veya dirsekte kalmaz. Veriler açık ve şeffaf şekilde düzenli olarak paylaşıldığında toplumun korkuları azalır, boşvermişlik biter.

https://www.birgun.net/haber/virusten-kurtaracak-olan-halkin-katilimi-313201

  • TTB Heyetinin Manisa OSB ve Vestel’deki Covid-19 Salgın Değerlendirmesi https://www.ttb.org.tr/haber_goster.php?Guid=277577d0-e6c5-11ea-a71f-a359d317f791


İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 24 EYLÜL 2020

MİT’in Avusturya’da, Yeşiller Partisi’nde milletvekilliği de yapmış olan Kürt siyasetçi Berivan Aslan’a suikast planladığı öne ...