BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 25 NİSAN 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 25 NİSAN 2020

GÜNDEM

  • Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, cuma hutbesinde koronavirüsle ilgili konuşmasının ardından LGBTİ’leri hedef gösterdi: ”Eşcinsellik hastalığı beraberinde getiriyor, nesli çürütüyor” dedi.
  • HDP milletvekillerinden 21 isim hakkında dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle 30 fezleke Meclis’e sunuldu.
  • Alican Önlü belediyelere kayyum atanmasını ve belediyelerin yardımlarının engellenmesini ‘İkinci Çöktürme Planı’nın bir parçası olarak değerlendirdi.
  • Koronavirüs pandemisine rağmen, iktidarın insanlık dışı uygulamaları devam ediyor; gerilla mezarlarındaki q-w-x harflerinin kaldırılması için ailelere baskı yapılıyor.
  • İnşaat-İş Sendikası, Torunlar GYO Hilton Otel şantiyesinin içinden bir işçinin kayda aldığı görüntüleri paylaştı. Videoda işçilerin salgın döneminde tedbirlere uyulmadan nasıl çalıştırıldığı net olarak görülüyor. Görüntüleri kayıt altına alan inşaat işçisi: “Koronavirüs diye bir şey yok, bizi yöneten, bizi çalıştıran insanların kendisi virüs”
  • İŞKUR üzerinden okullarda çalışan işçiler şimdi de hastanelere görevlendiriliyor: Kendilerini nasıl koruyacaklarını bilmediklerini söyleyen işçiler tepkili.
  • Salgın ve sokağa çıkma yasağına karşın kargo işçileri çalışmaya devam ediyor. Türk-İş’e bağlı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS) Genel Başkanı Kenan Öztürk: “Sendikanın olmadığı kargolarda çalışan işçiler bizi arıyorlar. ‘Maske yok, eldiven yok’ diyorlar. İtiraz eden işçileri hemen işten atmakla tehdit ediyorlar.”
  • Ev İşçileri Dayanışma Sendikası salgın sürecinde ev işçisi kadınların yaşadıklarını raporlaştırdı: 7 ev işçisi kadın hastalığa yakalandı ve çoğu güvencesiz olduğu için neredeyse hiç bir yardımdan faydalanamıyor.“Ev işçileri bu dönemde olduğu gibi benzer süreçlerde sömürüye çok daha açık bir hale gelmektedir. Acil bir şekilde gerekli tedbirler alınmaz, yeterli imkânlar sağlanmaz ve onlara destek olunmazsa birçok temel insan hakkı kendileri için erişilemez olacaktır.”
  • YÖK, tıp fakültesi son sınıf öğrencilerinin korona virüs salgını nedeniyle mezuniyetlerinin gecikmesinin önüne geçmek için intörnlerin kalan uygulamalı eğitimlerini isterlerse hastanelerde ya da dijital imkanlarla tamamlayabileceklerini açıkladı.
  • Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon, salgın nedeniyle Yemen’de iki haftalığına ilan edilen ateşkesin bir ay daha uzatıldığını duyurdu.
  • Vücuda dezenfektan enjekte edilmesinin yollarını arayan Trump gelen tepkilerin üzerine kinaye yaptığını açıklamak zorunda kaldı.

MEVCUT DURUM

  • Sağlık Bakanlığı’nın dün akşam saatlerinde açıkladığı verilere göre Covid-19 tanısı konulanların sayısı 104 bin 912’ye yükseldi. Türkiye’de can kayıpları 2 bin 376’a çıktı. Dünyada koronavirüs vaka sayısı 2.834.000 iken, hastalıktan ölenlerin sayısı 197.000’i aştı.
  • Türkiye, virüsün ortaya çıktığı Çin’in de önünde en çok vaka görülen yedinci ülke konumunda bulunuyor.
  • Danimarka’da Covid-19’dan dolayı hayatını kaybeden toplam 403 kişinin 133’ünün huzurevi ve bakımevlerinde bulunan kişiler olduğu açıklandı. Salgın hastalıkları kontrol ajansının yayınladığı son raporda “Huzurevleri ve bakım evlerinde Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı Danimarka’daki toplam vefat sayısının üçte birini oluşturuyor” denildi.
  • Fransa’da Covid-19 salgınında son 24 saatte 389 kişi hayatını kaybetti. Ülkede toplam can kaybı 22 bin 245 oldu. 8 bin 393 kişinin de bakım evlerinde hayatlarını kaybettiği bildirildi.
  • Dünya Sağlık Örgütü, dün Avrupa’daki ölümlerin neredeyse yarısının bakım evlerinde yaşandığını duyurmuştu
  • Corona virüsü vaka sayısının 50 binin üzerinde olduğu Brezilya’da can kayıpları üç bini aştı. Ülkenin Manaus kentinde salgında hayatını kaybedenler toplu mezarlara gömüldü.
  • ABD, 890 bin 524 vaka ile en çok vaka tespit edilen ülke konumunda. Yine ABD, 51 bin 17 can kaybıyla en çok ölümün yaşandığı ülke.
  • Belçika, Corona virüsü salgını nedeniyle alınan önlemlerin 4 Mayıs’tan itibaren kademeli olarak gevşetileceğini açıkladı. Buna göre; Sosyal mesafe kuralına uymak koşuluyla aynı aileden iki kişiye kadar spor aktiviteleri serbest olacak, 4 Mayıs’tan itibaren toplu taşıma araçlarında ağız maskesi kullanımı zorunlu olacak, 12 yaş ve üzeri çocuklar ile öğretmenlere de ağız maskesi zorunluluğu getirildi, İlk ve ortaokullar 18 Mayıs’tan itibaren yeniden açılacak, berberler 18 Mayıs’tan itibaren yeniden açılabilecek.

ÖNLEME VE KORUMA

  • Maske üretiminde sıkıntılar devam ediyor.  Maske üretici bir firma yetkilisi yaşanan süreci şöyle anlattı: “ Öncelikle doğru kumaş konusunda sıkıntı var. Yüzde 99 geçirmezlik özelliği olması gerekiyor. Yıllar önce M3 kumaşı dediğimiz kumaşın kullanılması gerektiği konusunda standart belirlenmiş. Şimdi piyasada tela kumaşı dediğimiz kullanılıyor. Bunun koruma özelliği hiç yok. Daha çok merdiven altı üretimde bu kumaşlar kullanılıyor. -Kalitesiz kumaştan üretilen maskeler özellikle yurtdışından büyük tepki aldı. Şimdi kumaş seçimine daha çok dikkat ediliyor. -Maske sektör kontrol altına alınmaya çalışılırken merdiven altı üretim iyice yaygınlaştı. Ama maske işi kaçağa dönüştü ve milyarlarca dolarlık yasal olmayan bir kazanç var. -Koruyu tulum üretimi daha pahalı olduğu için şimdi DMO, bir tulum hibe edilmesi karşılığında iki tuluma ihracat izni veriyor.
  • Sokağa çıkma yasağından bunalan 65 yaş üstü vatandaşlar sokağa çıkabilmek için farklı yollar deniyor; MHRS’den randevu alarak randevu belgeleriyle dışarı çıkabiliyorlar, hastanelerde randevu alıp gelmeyen hasta sayısı artıyor.
  • Bilim Kurulu toplantısında 65 yaş üstüne, sokağa çıkma yasağının uygulandığı hafta sonları 3 saatliğine izin verilmesinin konuşulduğu haberi yayıldı. Bu doğrultuda karar verilmesi halinde 65 yaş üstü, maske ve mesafe kuralına uyup yürüyüş yapabilecek.
  • Korona şüphesiyle Üsküdar Devlet Hastanesi’ne yatırılan hastaya içme suyu ihtiyacının yakınları tarafından karşılanması gerektiği söylendi. Hastane yönetimi, 112 Acil Çağrı Merkezi, 155 Polis İmdat ve Kadıköy Belediyesi’nden yardım alamayan hasta yakınları sokağa çıkma yasağına rağmen su götürmek için hastaneye gitmek zorunda kaldı.
  • Sağlık Bakanlığı hala temaslı izlemini aksatıyor: Erkan Değirmenci’nin bir hafta arayla önce dedesi, sonra dayısı korona virüsü nedeniyle öldü. Ölümleri resmi kayıtlara “bulaşıcı hastalık – doğal ölüm” diye geçirildi. Sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla ailesinin başına gelenleri anlatan Değirmenci, risk grubunda oldukları halde kendilerine temaslı taraması yapılmadığını söyledi. Günler süren paylaşımlarından sonra Sağlık Bakanlığı harekete geçti ve inceleme başlatılacağını bildirdi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI

  • Okmeydanı  Eğitim Araştırma Hastanesi çalışanlarından İbrahim Arslan koronavirüs nedeniyle hayatını kaybetti. Sağlık meslek örgütleri İbrahim Arslan’ın engelli olduğu halde bu süreçte çalıştırılması konusunda yetkililerden açıklama beklediklerini dile getirdiler.
  • Ankara Tabip Odası, kentte Covid-19 tanısı konulan sağlık çalışanlarının sayısının 175’e yükseldiğini açıkladı.
  • Twitter üzerinden açıklama yapan ATO, “Ankara’da bir kamu üniversitesi hastanesinde PCR testleri (+) olmak üzere 42 sağlık çalışanına Covid-19 tanısı konulduğu bilgisine ulaştık” bilgilerini paylaştı. ATO’nun paylaştığı verilere göre Ankara’da 22 aile hekimi, 28 uzman doktor, 14 öğretim görevlisi, 23 asistan doktor, bir işyeri hekimi, 16 hemşire, bir eczacı, 10 acil tıp teknisyeni, altı idari personel, beş tıbbi sekreter, iki röntgen teknisyeni ve bir temizlik işçisine Covid-19 tanısı konuldu.

SAĞLIK MUHALEFETİ

  • Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof.Dr.Sinan Adıyaman’dan Covid-19 salgınında sağlık hizmetini her yerde özveriyle üstlenen hekim ve sağlık çalışanlarına teşekkür ve dayanışma mesajı yayınladı.
  • SES genel merkezi. Sağlık hizmetlerini bütünlüklü görmeyen ve ekip anlayışına zarar veren performans ödemesi adaletsizliğine karşı sosyal medyadan kampanya düzenledi. Performans değil temel ücret talebi, salgın sürecinde bütün sağlık emekçilerine çift maaş ödenmesi 1 yıllık yıpranma payı ve 1 derece ilerleme, birim ayrımı yapılmaksızın sağlık hizmeti verilen tüm yerlerin riskli kabul etmesi talebi dikkat çekti. 
  • Ankara Tabip Odası (ATO) korona pandemi özel başlığı düzenli yayını olan Hekim Postasını yayınladı: Pandemi sürecinde birinci basamak hizmetleri, kamu ve üniversite hastanelerinde durum tespiti, covid 19 salgını ve ruh sağlığımız, pandemi zamanında kadın olmak, salgında cezaevleri ve yaşam hakkı başlıkları dikkat çekti (http://www.hekimpostasi.org.tr/)
  • Diyarbakır Tabip Odası: pandemide etik yükümlülüklere dair bir açıklama yaptı. Açıklamada öne çıkan başlıklar:
    • Pandemi koşullarında da meslektaşlarımızın diğer sağlık sorunlarında olduğu gibi hizmet verdiği insanlara “önce zarar verme” ilkesiyle yaklaşımı temel amaç olmalıdır.
    • Salgın hastalık süreçlerinde en çok dikkat edilmesi gerekilen konulardan biri de DAMGALAMA’dır.
    • Hastaların  bilgisayar kayıtları ve dosya bilgilerine ilgisiz kişilerin ulaşması hak ihlalidir. Hasta mahremiyetine riayet edilmelidir
    • Meslektaşlarımızın kendi hayatları ile hastalarının hayatları arasında bir tercih yapmak zorunda olmayacağı çalışma koşullarını oluşturmak üzere yetkilileri göreve çağırıyoruz.

TOPLUMSAL MÜCADELE

  • HDP Kardeş Aile kampanyası devam ediyor. İzmir İl Örgütü 700 aileye ulaştığını, 400 ailenin kardeş ailesiyle buluştuğunu açıkladı.
  • İstanbul İşçi Sendikaları Şubeler Platformu: İstanbul’da 3 bin 544 İşçi Koronavirüse Yakalandı Platform, yaptığı açıklamada 2 bin 902 işçinin hastalık şüphesi ile karantinada olduğunu, 34 işçinin ise yaşamını yitirdiğini açıkladı. “1 Mayıs’a sayılı günler kala ‘ölmek istemiyoruz’ talebimiz en acil talep haline gelmiştir. Vaka görülen işyerlerindeki tüm işçilere test yapılması, yaygın test uygulamasının hayata geçirilmesi acil ve hayati önem kazanmıştır. Bugün şu dakikalarda sokağa çıkma yasağı uygulanırken birçok işyeri çalışıyor.
  • İzmir’de, kooperatif ürünlerinin satılması için Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan Halkın Bakkalı oluşumunun başlattığı gıda bağışı kampanyası, yurtdışından bağış yapmak isteyenlere de ulaşmak için İzmir-Avrupa Dayanışma Ağı ismiyle genişletildi.
  • İstanbul’daki Jineoloji atölyesi çalışmalarına devam ediyor: “Her hafta sonu atölyelerde var olan sorunlarımızı tarihsel ve ilkesel yöntemlerle belirliyor ve mevcut tüm gücümüzle üzerlerine gidiyor yepyeni yaklaşımlar buluyoruz. Kadınlar ve erkekler arasındaki toplumsal siyasal ve ekonomik farklılıkları doğanın radikalleşmiş bir kutuplaşmasının ürünü olmadığına dair ısrarımızı sürdürüyoruz. Kadın sorunlarını kaynağında çözmeye kararlıyız, kaynağında yani insanlığın doğduğu yerde, kadının ilk sömürüldüğü topraklarda. Çünkü hazineler kaybedildiği topraklarda aranır. Bu coğrafyada sömürülmüş kadınların torunları, yani bizler Jineolojiyle yaşamı yeniden anlamlandıracağız.”
  • Samsun’un Kavak ilçesine bağlı Köseli köyünde yaşayan yurttaşlar, evlerine 300 metre mesafede bulunan çimento fabrikasının havaya bıraktığı toz ve gazlar nedeniyle zor günler yaşıyor. Özellikle akşam saatlerinde fabrikadan çıkan tozun evlerin içine kadar girdiğini belirten yurttaşlar nefes alamadıklarını, evde bile maske takmak zorunda kaldıklarını ve tarım arazilerini de toz nedeniyle kullanamadıklarını belirtiyor.
  • COVID 19 önlemleri kapsamında eşine uyguladığı şiddet nedeni ile cezaevindeyken salıverilen Cuma Aslan’ın tahliye olduktan sonra 9 yaşındaki kızını döverek öldürmesi yapılan af düzenlemesinin kadınların ve çocukların canı pahasını yapıldığını ortaya koydu.
  • DİSK Kadın Komisyonu, KESK Kadın Meclisi, TMMOB Kadın Çalışma Grubu ve TTB Kadın Hekimlik ve Kadın Sağlığı Kolu, çocuk haklarının korunması ve bu alandaki en önemli belgelerden biri olan Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin uygulanmasının devletin ve toplumun sorumluluğu olduğunu hatırlatarak, çocuk haklı ihlallerinin son bulması çağrısında bulundu.

YENİ YAŞAM

  • Salgının etkileri denizlere yarıyor: Dünya çapında uygulanan kısıtlamalar doğaya yarıyor. Turist akınlarının durduğu Tayland’ın kıyılarında, nadir deniz canlılarının görülmeye başlandığı bildirildi.
  • Gölgedekiler müzik grubu sosyal medya üzerinden sevenleri ile buluşmaya başladı. Dayanışmanın tam zamanı olduğunu söyleyen grup üyesi Gökçe, ‘Yegane kurtuluşumuz toplumsal dayanışma’ dedi

GÖRÜŞLER

  • Erdal Güzel- Ata Soyer SPO öğrencisi ve SES Anadolu Yönetim Kurulu Üyesi: “Sağlık sisteminde 3 grup diğer çalışanlara göre daha dezavantajlı durumda: Taşeron çalışanlar, hemşireler ve asistanlar.” “Salgını fırsat bilip kayyum uygulamalarına devam etme, infaz düzenlemesi, açlık grevlerini görmeme gibi antidemokratik uygulamalar hız kesmeden devam ediyor.” “Salgınla mücadelede merkezi kararlar değil yerele dayanan Özdenetim ve özyönetim ön planda olmalı”
  • İncilay Erdoğan- Ata Soyer SPO öğrencisi  ve İstanbul Tabip Odası Kadın Komisyonu üyesi: “Fiziksel, cinsel, ekonomik şiddet altında bizler işimizi yapmaya çalışıyoruz.” “İktidar odaklarını azaltmamız gerekiyor.” “Sağlık hizmetlerinin demokratikleşmesini sağlamamız gerekiyor. Kadınların mücadelesinin işyerlerinde ortaklaşması gerekiyor.”

EKLER

  • Necla Kurul- KHK TV: “- Ceza indirimi yasasıyla AKP ve MHP eliyle sosyal barış fırsatı kaçırıldı.- Aydın yazar siyasetçi düşünce insanları, bankaya para yatıranlar, okula çocuklarını gönderenlere, sendikaya üye olanlara açıkça ayrımcılık gösterilerek bütün risklere rağmen cezaevlerinde tutuldu. – Parlamento, yargı, basın yayın, sivil toplum kuruluşları bu dönemde işlevlerini kaybetti.- Umutsuzluk yok, hasta kadın ve çocuklar için öncelikli olarak mücadelemizi sürdüreceğiz.- Bugün toplumunun yaşadığı izolasyonu KHK’lılar 4 yıldır yaşıyor.- Devlet ve siyasal iktidarla ilişkileri iyi gitmiş bir kesim birden bire terörist olmakla suçlandı.- Yan yana gelemeyecek insanların birbirlerini anlamaya çalışması çok önemli bir gelişmedir. Toplum bu süreçte çok şey öğrendi: Devlet, egemenlik, birlikte yaşamak, demokrasi nedir gibi soruların cevaplarını aradı. (https://www.youtube.com/watch?v=iloSaoRi2GU&app=desktop)
  • Orhan Pamuk- Bianet- Eski Salgınlar ve Bugün Biz: “Her epidemi ve pandemide tekrarlanan en önemli şey ilk baştaki inkârcılık. Yerel yönetimin ve devletin her zaman geç kalması salgınların sanki birinci kuralı. Bu ilk başta salgını kabul etmemek için sayılarla ve kelimelerle oynamakla başlar. Salgın ve insan davranışı konusunda en eğitici eser olan Daniel Defoe’nun Veba Yılı Günlüğü’nün daha hemen başında 1664 yılı Londra’da bazı mahallelerde vebadan ölüm sayısını düşük göstermek için telaşlı yetkililerin ölüm nedeni olarak başka bazı uydurma hastalıklarla kayıtlara geçirdiğini yazar.” http://bianet.org/bianet/yasam/223375-eski-salginlar-ve-bugun-biz
  • Beyza Üstün- Yeni Yaşam Gazetesi- Sermaye ve pandeminin hız ortaklığı, döngüsü- “Su doğal döngü için, yaşam için temel unsurdur, sermaye birikimine sokulup yaşamdan koparılırsa ekosistemler ve içindeki canlılar için ölüm demektir-, bunu biliyordu mücadele edenler. Sermaye birikim hızına suyun döngü hızı yetişemez ve yaşam yenik düşer diye süren değerlendirmeler, doğanın yasaları daha önemsenerek, daha yaşamsal politik tartışılmalara evrildi. Örneğin; suyu sermaye birikimine sokan, canlıları ölüme mahkum edendir diye tartışıldı, tıpkı silahı doğrultup karşısındakini vurursa öldüremese bile öldürmeye teşebbüs etmesi gibi. O yüzden suyun sermaye birikimine alınmadan, birikimden kazananların ortaklığına sokulmadan korunması esas alındı. Biliniyordu ki bu ortaklık bir kez kurulursa sonuçları ile mücadele edilemez.”    “Kozlu’da, Soma’da, Afşin Elbistan’da; DursunBey’de, Ermenek’te vd kömür ocaklarında, termik santrallarda sadece yüzlerce işçi ölmedi, İş cinayetlerinden yaşayarak kurtulanlar, yakınları, madenin çevresinde barınanlar bugün pandemiden daha hızlı etkilenmekte. Jeotermal enerji üretim santralları Aydın’da yaşayan köylüleri nicedir sağlıksızlığa mahkum etti. Şimdi onlar pandemili günlerde virüse karşı yaşam- ölüm arasında mücadele etmeye çalışıyor. GDO ile beslenen insanların bedenine korona vb benzeri virüs girdiğinde ne geleceği söylenen patentli aşısı fayda edebilir, ne de sağlık emekçilerinin iyileştirme çabası.”  “Bugün yaşadığımız salgın bir sonuçtur, sağlıksızlık haline dönüştürülmüş yaşamların sorumlusu yaşamı /ekosistemleri sermayenin çarkına alarak yıkıma, ölüme taşıyanlardır. Nedenle değil sonuçla ulaşmaya devam edersek, hep birlikte bu döngünün içinde kaybolup gideriz. O zaman aklımızdaki çözüm de bir maske ve Godot’yu beklercesine aşıyı biraz da havaların ısınmasını beklemekten ve sadece kendimiz için istemekten öteye geçemez.”
  • Abdi Latif Dahir: Küresel gıda krizi kapıda: “Salgın yerine açlık bizi öldürecek”- “Corona virüsü salgını dünyada milyonlarca insanı açlıkla karşı karşıya getirdi. Ulusal karantinalar ve sosyal mesafelenme önlemleri iş ve gelirleri keserken, muhtemelen tarım üretimi ve tedarik sevkiyatlarını da sekteye uğratacak.” “Zengin devletlerde gıda dağıtım ve perakendecilik sisteminin organize ve otomatize olduğunu, gelişmekte olan ülkelerde ise sistemin “emeğe-işçiye dayalı” olduğunu bu sebeple “tedarik zincirlerinin Covid-19 ve sosyal mesafelenme düzenlemeleri karşısında daha kırılgan olduğunu” belirtiyor.”
  • Melishan Devrim-Kentleşememe hatırası: İstanbul’un gizlenen kolera salgını-“Büyük şehirlerdeki gecekondu mahalleleri o kadar artmıştı ki devlet artık belediyelere bütçe ayırmakta zorlanıyordu. Neticede, bugün koronaya karşı milli dayanışma kampanyası başlatılmasıyla halktan para istenmesi örneğinde olduğu gibi, gecekondu mahallelerine Türk usulü bir çözüm bulundu. 1966 yılında devlet, gecekondu bölgelerine yapılacak yol, kaldırım, kanalizasyon, su ve elektrik gibi kamu hizmetleri için yapılan harcamaların tümüne gecekondu sahiplerinin katılımını zorunlu tuttu. Gecekondu Yasası kapsamına alınan bu katılım payının 10 yıl içinde eşit taksitler halinde ödenmesi olanağı getirildi. Kamu topraklarının üzerine gecekondu yapımını önlemek ya da yıktırılacak gecekonduda yaşayanları açıkta bırakmamak için bireylerin özel mülkü haline getirilmesi, gecekondu sorununu çözmek yerine gecekondu yapmayı teşvik eden bir nitelik kazandı.”


İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 23 EYLÜL 2020

    GÜNDEM Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de Servet Turgut’la birlikte ...