BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 22 OCAK 2021

KORONA GÜNLÜĞÜ 22 OCAK 2021

KORONA GÜNLÜĞÜ  (22 OCAK 2021)

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor!.

***

Polonya’nın güneyindeki Malopolska bölgesinde bir hastadan alınan kan örneğinde yeni tip Coronavirus’ün (Covid-19) mutasyona uğrayarak daha hızlı yayılan türüne rastlandığı bildirildi.

***

Covid-19 pandemisi çok görülmeye, çok öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor. Toplam vaka sayısı 98 milyonu geçerken Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 2 milyon 100 bine dayandı. Dünya genelinde yeni vaka sayısı ve günlük ölüm sayılarında tırmanış devam ediyor. Son 24 saatte yeni vaka sayısı 664 bin 932 kişi, bir günde yaşanan ölüm sayısı ise 16 bin 578 kişi oldu.

Günlük vaka bildirimin yüksek olduğu ülkeler şunlar: ABD (193.8 bin), Brezilya (59.9 bin), İspanya (44.4 bin), İngiltere (37.9 bin), Fransa (22.8 bin), Rusya (21.9 bin), Meksika (20.5 bin), Almanya (18.7 bin), Kolombiya (15.4 bin), Hindistan (14.5 bin), İtalya (14.1 bin), Portekiz (13.5 bin), Endonezya (11.7 bin), Arjantin (11.4 bin) ve Güney Afrika (11.4 bin).

Covid-19’a bağlı ölümlerde ABD’de bir günde gerçekleşen can kaybı yüksek seyretmeye devam ediyor, 4 bin 363 ölüm. ABD’yi Meksika (1,539 ölüm), Brezilya (1,335 ölüm) ve İngiltere (1,290 ölüm) izliyor.

***

Türkiye’de Covid-19 salgını hala kontrol altına alınmadı. Son 24 saatte 6 bin 289 kişide Covid-19 pozitifligi saptandı. Böylece toplam vaka sayısı 2 milyon 412 bin 500 kişiye yükseldi. Ölümler ise hala ciddi düzeyde. Son 24 saatte 153 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 24 bin 640 kişi. Turkuaz tabloda eleştirilere rağmen ısrarla yer verilen yeni hasta sayısı 743 kişiye indi. Günlük test sayısı 165 binin üzerinde. Turkuaz tabloda yer almadığı için Worldmeters’dan alarak paylaştığımız Türkiye’deki aktif hasta sayısı hala yüksek. 21 Ocak itibarıyla 97 bin 883 aktif hastaya sahibiz. Bu hastalar bulaştırma potansiyelinin çok yüksek oldugunu gösteriyor. Ağır hasta sayısında da azalma eğilimi devam ediyor, bununla birlikte halen 2 bin 74 ağır hastaya sahibiz. Aktif hastaların içinde ağır hastaların payı hala yüksek! %2.1 olan ağır hasta oranı dünya ortalamasının (%0.4) beş katı! Yüksek ölüm hızının yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

***

Türk Yoğun Bakım Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Oktay Demirkıran, sokağa çıkma kısıtlamaları sonrasında, Türkiye genelindeki yoğun bakım doluluk oranlarında yüzde 60 düşüş yaşandığını söyledi. Demirkıran şunları söyledi: “Pandeminin ikinci atağında, yoğun bakımlar çok ciddi bir krize girmişti. Hatta Türk Yoğun Bakım Derneği olarak ‘Uçurumun Kenarındayız’ mesajıyla bunu dile getirdik. Çok tehlikeli bir durumda olduğumuzu, yoğun bakım yataklarının yetmeyeceğini de ifade ettik ki böyle bir durum yaşandı. Kısıtlamalar inanılmaz derecede yararlı oldu. Hasta sayıları gittikçe aşağı indi. Yoğun bakımlarda yatan hasta sayıları da azaldı. Yoğun bakımlar, kendi var olan kapasitelerine indi. Çünkü pandemi döneminde biz yatak sayılarını artırmak zorunda kaldık. Yatak sayımızı üç katına kadar çıkartmak durumunda kalmıştık genişletme yöntemiyle.”

***

Mevcut sağlık sistemi ve kapitalist sistemin önüne geçecek setler kurulmadığı takdirde başka salgınların yaşanacağına dikkati çeken SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, bunun ancak toplumsal mücadeleyle aşılacağını belirtti. Sağlık sisteminin ne halka ne de sağlık çalışanlarına sağlık sunamadığını belirten Atabey, çok iş az personel politikasıyla tükendiklerini, personel eksikliğinin tamamlanması gerektiğinin altını çizdi. “Tükeniyoruz, gerçekten tükendik” diyen Atabey, şöyle devam etti: “Sağlık emekçileri, sağlık personeli arttıkça hizmet artacak ve iş yükü paylaşılan sağlık emekçisi yorulmamış olacak. Son 9 ayda 3 arkadaşımızın intihar etmesinin, çok fazla çalışmak, emeğinin karşılığını alamamak, demoralize olmak gibi bir sürü sorun ve gerekçe sunulabilir. Bu intiharların araştırılmasını istiyoruz. Biz kendimizden doğru neden ve sonuç ilişkilerini kurduk. Önemli olan sistemin bu neden ve sonuç ilişkilerini kurup buna dönük müdahale etmesi. Ama maalesef diğer konularda olduğu gibi bu konuda da kulakları tıkalı.”

***

Güney Amerika ülkesi Peru’da dört doktor, salgın sürecindeki olumsuz çalışma koşulları ve tedavi için gereken tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle açlık grevine başladı. Açlık grevine katılan Dr. Teodoro Quinnones, “Hala oksijen ve ilaç eksikliği var. Hükümetin verdiği vaatler yerine getirilmedi, hiçbir şey yapılmıyor” ifadelerini kullandı. Quinnones, salgınla mücadelede çaba sarf eden doktorların daha yüksek maaş değil, sadece çalışma koşullarının iyileştirilmesini istediğini söyledi. Peru’da 1 milyon 78 bin 675 kişiye tanı konuldu. 39 bin 157 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybettti.

***

Avrupa’da yaşanan vaka sayısında ciddi yükseliş bu kez İspanya’da! Kasım ayında 25 binleri bulan vaka sayılarını Aralık ayı ortasında ortalama 8 binlere kadar düşüren İspanya’da Ocak ayının ilk haftasından itibaren dikkat çeken bir günlük vaka sayısı yükselişi yaşanıyor. Ülkede dün, salgının başından beri tespit edilmiş en yüksek vaka sayısı kaydedildi (44 bin 357 yeni vaka). 20 Ocak itibariyle ülkedeki 7 günlük ortalama vaka sayısı 37 binin üzerine çıktı. Covid-19’a karşı 25 Ekim’den bu yana ülke genelinde uygulanan olağanüstü hal (OHAL) gereği gece sokağa çıkma kısıtlamaları, salgının yoğun görüldüğü yerlerde serbest dolaşımın kısıtlanması ile en fazla 6 kişiye kadar bir araya gelme önlemleri artan yeni vakalar nedeniyle ülkenin büyük kısmında yerel yönetimler tarafından genişletildi. Bazı özerk yönetimler, bar ve restoranları 14 gün boyunca kapatma kararı aldı. Sağlık Bakanlığı, artan yeni vakalardan dolayı, ülke genelinde mevcut durumda saat 23.00’te yürürlüğe giren sokağa çıkma yasağını 20.00’ye almayı planlıyor.

***

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, koronavirüs vakalarının artması nedeniyle Aralık ayında ugyulamaya konan sıkılaştırılmış kısıtlamalara ilkbaharda son verileceğini söylemek için ‘çok erken’ olduğunu ifade etti.

***

Covid salgınının yayıldığı Avrupa’da telaş: Maske kuralları değişiyor, önlemler sıkılaştırılıyor

Koronavirüs Avrupa çapında hızla yayılmayı sürdürürken, ev yapımı ya da kumaş maskelerin virüsün mutasyon geçirmiş türleri karşısında yeterince koruyucu olmadığından kaygılanan yetkililer, tavsiyelerini değiştirmeye başladı.

Almanya’da Başbakan Angela Merkel ve 16 eyalet başbakanı Salı günü iş yerleri, kamu taşıma araçları ve dükkanlarda ya FFP1 diye adlandırılan cerrahi maske ya da koruyucu filtresi olan FFP2 maskelerinin kullanılması konusunda anlaştı.  Avusturya da Pazartesi gününden itibaren maske konusunda Almanya örneğini izleyecek. Fransa hükümeti, çok katlı olarak bile yapılmış olsa kumaş maskelerin yeterli koruma sağlamadığına karar veren bilim kurulunun tavsiyesi doğrultusunda cerrahi maskeyi zorunlu ilan edip etmemeyi değerlendiriyor. Fransa Kamu Sağlığı Yüksek Konseyi geçen hafta sonu kumaş maskelerin yeterince koruyucu olmadıklarına dair açıklama yaptı. Kumaş ve düşük kaliteli diğer maskelerdeki yüzde 70 koruma oranının cerrahi maskelerde doğru kullanıldığı takdirde yüzde 95’lere kadar yükseldiği kaydedildi. İngiltere’den gelen yeni koronavirüs varyantının daha bulaşıcı olması nedeniyle daha güçlü maske kullanmanın önemine dikkat çekildi.

Uzmanlar piyasadaki maskelerin iki ana gruba ayırılabileceğini söylüyor. Birinci tür maske, kullanan kişinin başkalarını enfekte etmesini önlemeye yarıyor. Kumaş maskeler ya da mavi-beyaz renklerdeki cerrahi maskeler bu işlevi görüyor. Kullanıcı öksürdüğünde, hapşırdığında ya da konuştuğunda maske onun nefesindeki zerreciklerin yakın çevresindekilere erişmesini engelliyor. Fakat bu birinci tür maske kullanan kişinin, içinde koronavirüs zerrecikleri bulunma ihtimali olan havayı solumasını tam olarak engelleyemiyor.

Diğer yandan kullananların çok küçük zerrecikleri solumasını engelleyen koruyucu maskeler var. FFP maskesi de denilen bu maskeler  içerisinde filitreli olan FFP2 en koruyucu olanı. Avrupa’da kullanılan FFP2 maskeleri uzmanlara göre havadaki zerrecikleri en az yüzde 94 oranında süzüyor. Bunlar N95 adıyla anılan meskelerle hemen hemen aynı koruyuculuk oranına sahip. Bu maskeleri daha çok hastanelerde ve biyoloji laboratuvarlarında çalışanların taktığını görüyoruz.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-55750074

***

Joe Biden, Beyaz Saray’daki ilk basın toplantısında, Koronavirüsüyle mücadele stratejilerini açıkladı. Şubat ayında ABD’de Covid-19 kaynaklı ölümlerin 500 bine ulaşabileceğini söyleyen Biden “Dün, federal binalarda maske ve mesafe zorunluluğuna ilişkin kararname imzaladım. Eyaletlerarası yolculuklarda maske zorunluluğu getiren kararname imzalayacağım. Ayrıca ABD’ye yurt dışından uçan herkesten negatif test sonucu isteyeceğiz ve bu kişiler, ABD’ye geldiğinde karantinaya girecekler” dedi.

ABD’nin 46. Başkanı olan Joe Biden, görevdeki ilk gününde, ülkeyi derinden etkileyen Covid salgınıyla mücadeleye güç verecek 10 başkanlık kararnamesi imzalıyor. Politika değişikliğinin çerçevesini ortaya koyan kararnameler ile aşılama hızlandırılacak ve testler yaygınlaştırılacak. Ayrıca maske gibi temel ihtiyaç malzemelerinin üretimini artırmak için Olağanüstü Hal yasalarına başvurulabilecek. Donald Trump’ın politikası salgınla mücadelede her bir eyaletin kendisi için uygun adımları atmasına dayanıyordu; Biden yönetimi bunun tersine ulusal çapta bir stratejiyi öne çıkarıyor.

Biden yönetimi tarafından açıklanan yedi maddelik plan, aşıların etkili bir şekilde dağıtımının sağlanması ve test imkanlarına erişimin artırılmasını da içeriyor. Nisan ayı sonuna kadar yani Biden yönetiminin ilk 100 günü içinde 100 milyon kişinin aşılanması ve okulların büyük bir kısmının yeniden açılabilmesi. Salgınla mücadelenin ulusal düzeyde koordine edilmesi amacıyla yeni bir kurum oluşturulacak ve tek tek eyaletlere ve yerel yetkililere salgın önlemleri kapsamında daha geniş fonlar sağlanacak. Ayrıca Savunma Üretim Yasası adı altındaki olağanüstü hal yasası, salgınla mücadele konusunda ihtiyaç duyulan koruyucu malzeme ve aşı üretimi için gerekli malzemenin üretiminin hızlandırılması amacıyla kullanılacak. Şu anda uygulanmakta olan maske ve sosyal mesafe önlemeleri bütün eyaletler için geçerli olacak ve özellikle uçaklar ve trenlerde maske kullanmak zorunlu hale gelecek.

Fauci ayrıca Biden yönetiminin, yoksul ülkelere aşı ulaştırılmasını hedefleyen Covax programına katılmayı düşündüğünü açıkladı ve görevini sürdüreceğini söyledi.

***

AB, yeni tip korona virüsünün daha hızlı yayılan türlerinin ortaya çıkması nedeniyle yeni önlem kararları aldı. Aşılanacak kişilere ‘aşı sertifikası’ verilmesini erteleme, AB içindeki ve üçüncü ülkelerle yapılacak gerekli olmayan tüm seyahatleri “güçlü şekilde caydırma” ile seyahat sonrası yeni karantina uygulamaları bunlardan bazıları.

Haritada ‘koyu kırmızı’ renkle gösterilecek bölgeler AB içinde virüsün çok hızlı yayıldığı yerleri ifade edecek. Buralardan gelecek kişilerin hem seyahatten önce test yaptırması hem de seyahat sonrasında karantinaya girmesi gerekebilecek. AB sınırları dışından geleceklerden de yolculuk öncesi negatif PCR test sonucu talep edilebilecek. Toptan sınırların kapatılmasına karşıyız. İç piyasada malların ve hizmetlerin ulaşımı için sınırların açık kalması gerekiyor.

***

Genel Sağlık Sigortası (GSS) borcu olanlar yeni yıldan itibaren kamusal sağlık hizmetinden faydalanamayacak. GSS borcu olanların sağlık hizmetine erişebilmesi için borçlarının ilk taksidini ödemesi ve 2 aydan fazla borcu olmaması şartı getirildi. Düzenlemeyle borcu olanlar ya bu borcu ödeyecek ya da ceplerinden para ödeyerek ancak sağlık hizmeti alabilecek. Düzenlemeyle pandemi koşullarına rağmen en az 6 milyon emekçinin sağlık hizmetinden faydalanamayacağına dikkati çeken Ankara Tabip Odası Başkanı Ali Karakoç, salgının da devam ettiğini hatırlatarak “Sağlık hizmetleri herkes için ücretsiz olmalı. Bu düzenleme insan hakları ihlalidir” dedi. 2018’deki TÜİK verilerinin ülkede 11 milyon kişinin GSS kapsamının dışında kaldığını ortaya koyduğunu belirten Ankara Tabip Odası Başkanı Ali Karakoç, bu kişilerin primini ödeyebilenlerin yüzde 15’i olduğunu söyledi.

https://www.evrensel.net/haber/424113/ankara-tabip-odasi-baskani-ali-karakoc-milyonlar-saglik-kapsami-disinda

***

HDP Mersin Milletvekili Rıdvan Turan, Mersin Medical Park Hastanesi’nde pandemi servisinde hastalardan talep edilen yüksek ücret iddialarını soru önergesiyle meclise taşıdı. Turan, Koca’ya şu soruları yöneltti: Mersin Medicalpark Hastanesi’nde Sağlık Bakanlığı tarafından tebliğ edilmesine rağmen Covid-19 tanısı konulan hastalardan fahiş fiyatta ücret alındığı iddiaları doğru mudur? Bakanlığınız tarafından özel hastanelerde Covid-19 tanısı konulan hastalardan fahiş ücretler alınmasının takibi ve önlenmesi konusundayapılan çalışmalar nelerdir?”

***

Sağlık Bakanlığı’na açık mektup: Sağlık emekçilerine ne zaman sahip çıkacaksınız? – Reyhan Karadeli

COVID-19 hastalığına yakalandı, hep korkardı ve hayatının son anına kadar da korktu. O korkuyla da hayata veda etti. Bir sürü kronik hastalığı olmasına rağmen rapor alırken ve hatta doktora giderken çekine çekine giderdi; ya maaşım kesilirse, ya sigorta primim eksik yatarsa, ya yönetim bana rapor aldım diye tavır alırsa, ya işten çıkarılırsam, tutanak tutarlarsa diye diye hayata gözlerini yumdu

https://sendika.org/2021/01/saglik-bakanligina-acik-mektup-saglik-emekcilerine-ne-zaman-sahip-cikacaksiniz-606349/

 

AŞI TARTIŞMALARI

Sağlık Bakanlığı Toplum Bilimleri Kurulu üyesi Prof. Dr. Mustafa Necmi İlhan, 14 Ocak’tan itibaren Çin merkezli biyoteknoloji şirketi Sinovac’ın geliştirdiği CoronaVac aşısı yaptıranlarda en çok görülen yan etkileri açıkladı. İlhan, “Şu ana kadar aşıya bağlı yan etkiler nedir diye baktığımızda; en çok aşı yapılan yerde kızarma, ağrı, rahatsızlık hissi olduğu, bir kısım arkadaşlarımızda ise aşıdan sonra biraz halsizlik hissi olduğu, baş ağrısı hissettiklerini söyleyebiliriz. Onun dışında çok ciddi bir yan etki kayıtlarda görünmüyor” dedi.

***

Türkiye’de 14 Ocak’ta, öncelikli olarak sağlık çalışanlarını kapsayacak şekilde başlayan kitlesel aşılama takviminde bugün eczacılar ve eczacılık hizmetinin sunulmasında görev alanlar aşılanmaya başladı.

***

Aşı zengine umut oldu! Pandemi, büyük şirketlerin kâr hırsının önüne geçemedi. Zengin ülkelerin daha şimdiden 4,2 milyar doz ile aşı siparişlerinin yüzde 74’ünü vermesi, küresel eşitsizliğin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi. Dünya genelinde yoksul ülkeler ise sadece 675 milyon doz aşıyı garantiledi.

***

Dünya genelinde şimdiye dek 53 milyon 787 bin 512 doz covid-19 aşısı uygulandı. Aşıların 22 milyon 550 bini Asya kıtasında, 17 milyon 750 bini Kuzey Amerika’da, 13 milyon 150 bini Avrupa kıtasında, 330 bin 512’si Orta ve Güney Amerika ülkelerinde, 7 bini ise Afrika’da yapıldı.

Kuzey Amerika’da ABD, Kanada; Orta ve Güney Amerika’da Meksika, Kosta Rika, Brezilya, Arjantin ve Şili, Avrupa’da İngiltere, İrlanda, İzlanda, Almanya, Fransa, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İspanya, Portekiz, İtalya, Yunanistan, Avusturya, Macaristan, Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan, İsviçre, Danimarka, Finlandiya, İsveç, Norveç, Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan, Romanya, Çekya, Slovakya, Polonya, Rusya, Malta, Güney Kıbrıs, KKTC ve Türkiye; Ortadoğu’da İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Suudi Arabistan, Umman ve Kuveyt; Asya-Pasifik bölgesinde Çin, Hindistan ve Singapur’da, Afrika’da ise yalnızca ada ülkesi Şeyseller aşı yapılan ülkeler oldu.

Dünyanın 142 ülkesinde ise henüz aşılama başlamadı. Afrika’da 53, Asya-Pasifik bölgesinde 47, Orta ve Güney Amerika’da 28, Avrupa’da 14 ülkede klinik denemeler haricinde henüz hiç kimse aşılanamadı.

İkili anlaşmalar nedeniyle aşılara ulaşılamaması Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) aşılara eşit şekilde ulaşabilmesini güvence altına almak için başlattığı Covid-19 Aşıları Küresel Erişim Programına (COVAX) aşı sağlanamamasına yol açtı. COVAX kapsamında öncelikli olarak aşı verilmesi planlanan orta ve dar gelirli 92 ülkeye henüz tek doz dahi aşı sağlanamadı.

Aşılara erişemeyen ülkelerde sağlık çalışanları, yaşlılar ve kronik hastalar gibi risk altındaki grupların aşılanması mümkün olmayacak. Bu durum, bu ülkelerde vaka sayılarının artmaya devam etmesi ve virüse bağlı ölümlerin yükselmesine yol açabilir.

***

Koronavirüs mutasyonun yoğun olarak görüldüğü İngiltere vaka sayıları ve ölümler artmaya devam ediyor. Ülkede, günde 2 milyon kişiye aşı yapılması hedeflenirken emekli doktorlar ve iğne yapmayı bilenlerin de göreve çağrıldığı ifade ediliyor.

***

Dünyanın aşı hali: Bilimsel gelişmişlik, ahlâki çöküş – Bayazıt İlhan

DSÖ ve aşı ile ilgili uluslararası kurumların yerinde girişimiyle COVAX adında yapı kuruldu. Bu yapı aşının tüm ülkelere önceliklere, ihtiyaca göre adil dağılımını hedefliyor. Ancak DSÖ Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus’un açıklamalarından görüyoruz ki zengin ülkeler ve aşı şirketleri kendi aralarında yaptıkları kimi ikili anlaşmalarla COVAX’ın etrafından dolanıyorlar, fiyatları yükseltiyorlar, öne geçiyorlar. Yoksul ülkelerde sağlık çalışanları, yaşlılar aşıya ulaşamazken zengin ülkelerde gençler aşılanıyor. Şu ana kadar en az 56 ikili anlaşma yapılmış durumda. Şirketler yaptıkları bu anlaşmalarla kârlarını katlama telaşındalar. DSÖ bunun sebep olabileceği stoklamadan, kaostan, devam edecek sosyal ve ekonomik yıkımdan söz ediyor.

Dünyanın zenginlerinin “önce ben” hırsı artarak devam ediyor. DSÖ aşıda eşitliğin sadece ahlaki değil, stratejik ve ekonomik zorunluluk olduğunu belirterek bu açgözlü tutumun pandemiyi uzatacağı uyarısını tekrarlıyor. Bunu yaparken de en zengin 10 ülkeye anlayacakları dilden sesleniyor, aşıyı adil dağıtırlarsa 2021 yılı içinde 153 milyar, 2025 yılına kadarsa 455 milyar dolar kârlı çıkacaklarını söylüyor.

DSÖ bu yıl 7 Nisan Dünya Sağlık Günü ana temasının sağlıkta eşitsizlikler olduğunu duyurdu, bunu sağlık alanında karşılaştığımız belâların çoğunun temel nedeni olarak açıkladı. Pandemi temel bir gerçeği ortaya koydu, sağlıklı olmamız için herkesin sağlığını düşünmemiz gerekiyor. İnsanın sağlıklı olması için hayvanların, ekosistemin de sağlıklı olması şart, yani tek sağlık kavramı da önemini gösteriyor. Başkasının sağlıksız olmasını dert edinmeyen insanoğlu bu tutumunu sürdürürse yeni salgınlarla sarsılması kaçınılmaz. Dert edinir mi? Yoksullar kendilerini dünyanın efendilerinin insafına bırakırsa en önce kendilerinin yanacağını çok kez deneyimlediler. Salgın hastalık ve aşı süreci bunu bir daha hatırlatıyor, haklarımız için mücadeleye çağırıyor.

https://www.birgun.net/haber/dunyanin-asi-hali-bilimsel-gelismislik-ahlaki-cokus-331318

 



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA 7 GÜNLÜK (15-21 ŞUBAT)

CHP Muğla Milletvekili Mürsel Alban’ın İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesine cevap geldi. Bakanlığın ...