BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / KORONA GÜNLÜKLERİ / KORONA GÜNLÜĞÜ 15 AĞUSTOS 2020

KORONA GÜNLÜĞÜ 15 AĞUSTOS 2020

GÜNDEM

  • Temiz Hava Hakkı Platformu’nun raporuna göre, 2019 yılında 31 bin 476 kişi hava kirliliği yüzünden hayatını kaybetti. En fazla ölümün yaşandığı ilk üç il İstanbul (3 bin 761), İzmir (2 bin 75) ve Manisa (bin 680).
  • Belarus’ta 9 Ağustos’taki Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası düzenlenen protestolarda gözaltına alınan 7 bin kişiden bini serbest bırakıldı. Serbest bırakılanlar arasında işkence belirtileri gözlendi.
  • Demokratik Toplum Kongresi’ne (DTK) yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında yapıldığı belirtilen operasyonda Hakkari kent merkezi ile Şemdinli, Çukurca ve Yüksekova ilçelerinde çok sayıda kişinin gözaltına alındı.
  • HDK 14 Ağustos Şengal katliamının 13. yıldönümünde katledilen Ezidîleri anma, 73. Ferman’ı lanetleme adına bir metin yayınladı.
  • Küresel Covid-19 salgını milyonlarca aileyi kira konusunda zor durumda bıraktı. ABD’de bir araştırmaya göre 40 milyon dolayında kiracı, önümüzdeki aylarda kiralarını ödeyemeyeceği için evlerinden atılma riski altında bulunuyor.
  • İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) verdiği bilgilere göre, Temmuz ayında en az 164 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Dün ise dört işçi daha, iş cinayetlerine kurban gitti.
  • Anayasa Mahkemesi, ölüm orucundaki avukatlar Aytaç Ünsal ile Ebru Timtik’in tahliye talepli tedbir başvurusunu reddetti. Mahkeme, ölüm orucunun kritik aşamasında olan iki avukatın sağlığının ciddi bir tehlikede olmadığına hükmetti.

MEVCUT DURUM – SALGININ KONTROLÜ-SAĞLIK ÇALIŞANLARININ SAĞLIĞI

  • Dünya genelinde toplam vaka sayısı 21 milyon 345 binin üzerinde.
  • ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), bunun dünya genelinde tespit edilmiş vakalar olduğunu ve gerçek hasta sayısının bunun çok daha üzerinde olduğunu vurguluyor. CDC’nin çalışmasına göre asemptomatik (belirtisiz) vakaların oranı yaklaşık yüzde 40.
  • Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısına son 24 saatte 5 bin 946 kişinin eklenmesiyle 762 bin 664’e yükseldi.
  • Küresel yeni vaka sayısı 286 bine yaklaştı. Ülkelere göre dağılım şöyle: Hindistan (65.6 bin), ABD (60.6 bin), Brezilya (49.3 bin), Kolombiya (11.3 bin), Peru (8.3 bin), Meksika (7.3 bin) Arjantin (6.4 bin), Güney Afrika (6.3 bin), Filipinler (6.2 bin) ve Rusya (5 bin)
  • Irak’ta pandemi kontrolden çıktı. Son 24 saatte 4 binin üzerinde yeni vaka bildirimi ile toplam vaka sayısı 168 bin 290’a yükseldi. Aktif hasta sayısı 42 binin üzerinde. Şu ana kadar 5 bin 709 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.
  • Resmi istatistiklere göre yeni vaka, can kaybı ve ağır hasta sayısında artış devam ediyor. Türkiye’de son 24 saatte 1,226 kişi Covid-19’a yakalandı, 22 kişi hayatını kaybetti. Ağır hasta sayısı 656 kişiye (%5.5) yükseldi, dünya ortalamasının 5.5 katı daha fazla ağır hastaya sahibiz. Test sayısı 70 bini geçti.
  • Meclis’te iki günde 35 pozitif vaka tespit edildi, Ankara genelinde tanı kiti sıkıntısı yaşanıyor
  • Futbol takımlarında Covid-19 pozitifliği artıyor. Menemenspor’da 10, Galatasaray’da 2 ve Trabzonspor’da 1 futbolcunun ‘corona’ testi pozitif.
  • TTB Covid-19 İzleme Kurulu, pandemiye yakalanan aktif hasta sayısının Sağlık Bakanlığı’nca paylaşılan rakamların yaklaşık 10 katı olduğunu açıkladı. Hükümetin salgın stratejisini eleştiren Prof.Dr. Feride Aksu Tanık, 11 Ağustos 2020 itibarıyla Sağlık Bakanlığı verilerine göre hesaplanan aktif hasta sayısının 11 bin 152 olduğunu söyledi. Tanık, Sağlık Bakanlığı’nın seroprevalans çalışmasında elde edilen sonuçların hesaplanan aktif hasta sayısı ile karşılaştırıldığında, toplumda PCR testi ile tanı alanların 9.9 katı kadar aktif vaka bulunduğunu kaydetti.
  • İçişleri Bakanlığı 81 il valiliğine “İzolasyon Tedbirleri” konulu genelge gönderdi. Genelge ile Covid-19 tanılı ya da temaslı ve evde izolasyona alınan kişilerin Sağlık Bakanlığınca belirlenen izolasyon koşullarına uymaları sağlamak için tedbir alınacağı belirtildi. Genelgeye göre, İl Salgın Denetim Merkezleri bünyesinde “Mahalle Denetim Ekipleri” oluşturulacak. Mahalle Denetim Ekiplerinde; kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve kolluk birimleri personelinin yanı sıra okul müdürleri ve öğretmenler, din görevlileri, muhtarlar ve azaları, apartman ve site yönetici temsilcileri yer alacak.
  • Genelgede, daha önce valiliklere gönderilen genelge ile “izolasyona tabi tutulan kişi bilgilerinin İl Sağlık Müdürlüklerinden temin edilerek özellikle ilk 7 günlük süre içerisinde izolasyon şartlarına uyulup uyulmadığının vali/kaymakam ve kolluk birimlerince birebir takip edilmesi ve sıklıkla denetlenmesi” talimatı bildirildiği hatırlatıldı.
  • Urfa, Siirt, Malatya, Maraş, Düzce ve Yalova’da koronavirus tedbirleri kapsamında 65 yaş üstüne farklı kısıtlamalar getirildi.
  • Şanlıurfa, Siverek halkı kaderine terk edilmemelidir. CHP İstanbul Milletvekili Av. Mahmut Tanal, Urfa’da koronavirus testi pozitif çıkan ve durumu kritik olmayan hastaların evlerine gönderildiğini, imkanı olmayan hastaların toplu taşıma araçlarını kullanmak zorunda kaldığını söyledi.
  • Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kapasitesi dolu hastane olmadığını savunurken, yurt genelindeki hastanelerdeki yoğunluk nedeniyle acilde bekletilen ya da evlerine gönderilen hastaların, müdahalede geç kalındığı için yaşamlarını yitirdiği haberleri gelmeye devam ediyor.  Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Ankara Şubesi Eş Başkanı Kubilay Yalçınkaya’nın verdiği bilgiye göre, yataklardaki doluluk oranı yüzde 85’in üzerinde” dedi.
  • Ankara Tabip Odası Genel Sekreter Dr. Ali Karakoç ise, yaşananları şöyle özetledi: “Salgının başında temiz hastane olarak kurgulanmış ve öyle de hizmet veriyordu. Normalleşme sonrası Ankara’da vaka artışlarının olması sağlık çalışanlarının hızlıca ve çokça enfekte olmasından sonra her hastane yarı pandemi haline dönüştürüldü. Bunlardan biri de Ankara’da kronik akciğer hastaları ve akciğer kanser tedavisinde önemli bir kamu sağlık kurumu olan Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi de ne yazık ki yarı pandemiye dönüştürüldü. Ankara’da da diğer illerde olduğu gibi hekimler tükenmişlik yaşıyor ve psikolojik olarak çok yıprandılar. Sağlık otoritesinin ve hastane yöneticilerinin mobbingi de bu dönemde artarak devam etmektedir.”
  • Ankara genelinde COVİD-19 tanı kitleri bitme noktasına geldi. İl genelinde hastane başına düşen test sayısının yüzlerce başvuru olmasına rağmen günlük 30-40 test ile sınırlandırıldı, hastaların ücret karşılığı test yaptırmak üzere özel hastanelere yönlendiriliyor.
  • Paris kırmızı bölge ilan edildi. Salgında ikinci dalga paniği yaşayan Fransa hükümeti, Paris ve Bouches-du-Rhone’u, enfeksiyon riskinin yüksek olduğu kırmızı bölgeler ilan eden kararı onayladı. Karar, yerel otoritelere insan ve araç sirkülasyonunu sınırlama, toplu taşıma ve hava ulaşımını kısıtlama, kamu binalarını ve virüs bulaşma riskinin yüksek olduğu mağazaları kapatma yetkisini veriyor. Bu hamle, son iki haftada vaka sayılarının yükselişe geçmesinin ardından geldi.
  • İspanya Sağlık Bakanı Salvador Illa, koronavirus (Covid-19) nedeniyle ülkedeki tüm bölgesel yönetimlerin gece kulüplerini kapatma ve sosyal mesafe uygulamanın mümkün olmadığı açık hava mekanlarında sigara içmeyi yasaklamaya karar verdiğini açıkladı.
  • Ankara genelinde 517 sağlık çalışanında Covid-19 tespit edildi. Ankara Tabip Odası (ATO) yönetim kurulunun raporunda “10-14 Ağustos arasında şimdiye kadar ki en yüksek vaka artışı kaydedildi” dendi.
  • Salgında inşaat sektörü yoluna aynen devam etti ancak işçiler koronavirusle tek başına mücadele etmek zorunda kaldı. CHP İzmir Milletvekili Kani Beko sendikaların araştırmalarına dayanarak, “Ne yazık ki Covid-19’dan ölen işçiye, başka hastalıktan öldüğü kaydı yapılıyor” dedi.
  • PCR testi zamlandı. Yurt dışı çıkışlarında istenilen PCR testi ücreti 110 liradan 250 liraya çıkartıldı.

TOPLUMSAL MÜCADELE-SAĞLIK MUHALEFETİ

  • Belarus’ta doktorlar protestoda gözaltına alınan ve kendilerine muayeneye getirilen gostericilerin korkunç işkence izlerinin fotoğrafları ile yürüdüler. Filarmoni orkestrasi destek için sokakta konser verdi. Giderek farklı kesimlerinde dahil olduğu protestolarda metro işçilerinin de katıldığı görüldü.  
  • HDP Milletvekili Tülay Hatimoğulları, yoğun bakım ve entübe hasta sayısının günlük koronavirüs tablosundan çıkarıldığını da hatırlatarak, pandamı sürecinde paylaşılmayan verileri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’ya sordu.
  • “Millet Bahçesi” için ağaçların kesilmesine tepki gösteren HDP Mersin İl Genel Meclisi Sözcüsü Bedriye Kuş, “Hukuksuz bir şekilde bu işlemi yaptılar. Hiçbir belediyenin haberi yok. Suç duyurusunda bulunacağız” dedi.
  • TTB’den ‘Salgın kontrol altına alınamıyor’ uyarısı yapıldı. TTB üyesi Selma Güngör, Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı Kovid-19 vaka sayılarının gerçeği yansıtmadığına dikkat çekerek, toplum yararı için kamuoyuna bilgilerin doğru bir şekilde açıklanmasını istedi. İktidarın salgını azaltma stratejisinin karşılığını bulamadığını belirten Prof. Dr. Feride Aksu Tanık, “Merkezi otorite kendi sorumluluğunu, uyarmak ve hasta olanları da tedavi etmekle sınırlı görüyor. Sağlık Bakanı ‘tedbirden taviz olmaz’ diyor. Pandemi mücadelesi bireylerin önlemlerine bırakılabilecek bir durum değil. Suçlu olarak vatandaşın işaret edilmesini sorunlu olarak görüyoruz. Ayasofya’nın açılması, bayramlaşmalar merkezi otoritenin aynı duyarlılıkta olmadığını gösteriyor” diye konuştu.

YENİ YAŞAM İNŞASI  

  • 11. Londra Kürt Film Festivali yarın online olarak start alıyor. Bu yılki temalarından biri ise ‘Sinemada Kadınlar’. Sınırların Ötesinde, Mücadele Sürüyor, Sinemada Kadınlar, Ekranda Savaş, Bir Zamanlar Kürdistan’da ve Sinemada Çocuklar temasıyla izleyicileriyle buluşacaklarını söyleyen Londra Kürt Film Festivali Koordinatörü Avesta Kadir, festivalde 11 kadın yönetmenin de canlı tartışmalara katılarak sinema deneyimlerini paylaşacağını aktardı.
  • Hareketa Zimanê Kurdî (Kürd Dil Hareketi) kuruluyor. ‘Her Kürt doğal bir Kürt Dil Hareketi Üyesidir’ sloganıyla yola çıkan HezKurd yaptığı açıklamada “Son dönemde Kürtçe üzerindeki baskı ve yasakların artması, asimilasyonun vardığı yıkıcı boyutlardan duyulan rahatsızlık Kürt Dil Hareketi’i fikrini ateşledi” dedi.

JİN

  • Antep’te 17 yaşındaki Duygu Delen’in, eski sevgilisi olduğu belirtilen Mehmet Kaplan’ın 4. kattaki evinin penceresinden düştüğü iddia edildi. Duygu yaşamını yitirirken, Kaplan gözaltına alındı.
  • Ankara Kadın Platformu’nun 12 Ağustos tarihinde İstanbul Sözleşmesi’ne ilişkin gerçekleştirdiği eylemde 33 kadın darp edilerek gözaltına alınmıştı. Kadınlar, ‘Hayatlarımızdan başka kaybedeceğimiz hiçbir şey yok’ diyerek mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
  • Sürekli dayanışma, anma, mücadele

Trans ve non-binary’ler hakkında yanlış bilgiler, mitler ve merak edilenleri sormak ve öğrenmek mümkün. Yeter ki, transların, non-binary’lerin ve feminist hareketteki her öznenin varoluşunun sualsiz kabul edildiği bir yerden yola çıkılsın. Bu nedenle transların çağrısına kulak vermeli: Sürekli “dayanışma”, “anma” ve “mücadele” kavramlarıyla gündemleşen varoluşumuzu, eşitlik talebimizi yükselterek ilan ediyoruz: “Eşit değiliz. Translar ile eşitleneceksiniz!” https://birartibir.org/aidiyetler/808-surekli-dayanisma-anma-mucadele

  • Kadın hakları yetmez, siyaseti de alacağız

insiyet rejiminin politik rejimin kurucu unsuru olduğunu gösteren en önemli noktalardan biri hükümetin bu alandaki saldırıları esas olarak milliyetçi duygulara yatırım yapmak için kullanıyor olması. Siyaset bilimci Hakan Yılmaz ve ekibinin Türkiye’de sağ ve sol değerler üzerine yaptığı çok önemli çalışmayı hatırlayalım: Türkiye aileyle ilgili konulara, özel alana doğru gidildikçe sağcılaşıyor.[1] Yani aile mevzuları sağ siyasetin yatırım yaptığı, milliyetçi ve devletçi algının en güçlü olduğu iki alandan biri (ikincisi de dış politika). AKP Onur Yürüyüşü’nü engellediğinde, artık içeriğinden çok sembolik değeri ile öne çıkan İstanbul Sözleşmesi’ni tartışmaya açtığında destekçilerine “milli değerlerinize sahip çıkın” mesajı veriyor. Çünkü feminist yazından çok iyi bildiğimiz gibi, ulus ve kültür büyük oranda kadının yaşayışı (nasıl giyinecek, ne zaman ve kiminle sevişecek, kocası ve çocuğu hayatının neresinde konumlandırılacak, çalışabilecek mi vs…) üzerine kurulu mesajlar içeriyor.

AKP’nin izlediği stratejilerin başında siyaset algısını daraltmak (merkezde oy vermek, yerelde hizmet) geliyor. “Siyasal olan nedir?” gibi bir soruyu merkezine alan feminizmin siyaset iddiasıysa çok daha büyük. Feminizm tam tersine, özel olanın da politik olduğunu söyleyerek hem politik alanı genişletir hem de gündelik sorunların “büyük” siyasi söylemlerin ardında değersizleştirilmesine karşı çıkar. İkincisi, duygular feminist siyasette merkezi bir yer tutar. Son olarak, feminist hareketler ilişki içinde oldukları toplumsal hareketleri siyaset yapma tarzları açısından önemli demokratik dönüşümlere uğratır. Bu nedenle, hem siyasetin feministleşmesi hem de ittifakların feminist siyaseti merkezine alarak genişlemesi faşizme karşı mücadelenin acil ihtiyacı.  https://birartibir.org/siyaset/813-kadin-haklari-yetmez-siyaseti-de-alacagiz

SİYASAL SAĞLIK – EKOLOJİK SAĞLIK

  • PANDEMİ, YENİ KÖLELİK, “YAŞAYAN ÖLÜLER”

      Ve zombiler ve işçiler

Hastalığın bir bireysel sorumluluk meselesi haline getirilişi günümüze has bir mesele değil elbette. Örneğin, Susan Sontag kanser üzerine yazdığı meşhur denemede, belli bir hastalığı “psikolojikleştirme” eğilimini, yani hastalığın belli kişilik özelliklerine sahip insanların bizzat kendilerine yaptıkları bir şey olarak tanımlanması eğilimini tartışıyordu. Sontag’a göre, insanın hastalığından bilinçli ya da bilinçsiz olarak kendisinin sorumlu olduğu önermesi, ister istemez hastalığın kabahatini hastaya yıkmak gibi bir sonuca yol açar: “Hastalıkla ilgili psikolojik teoriler, suçu hastaya yıkmanın güçlü bir aracıdır. Bu durumda hastalara, yakalandıkları hastalığa istemeden de olsa kendilerinin yol açtığı ve üstelik bu sonucu hak etmiş oldukları duygusu hissettirilmektedir.”

Günümüzde “Luppo alan adam” anlatısıyla yapılan tam da budur. Otuz küsur yıllık neoliberal dönem, hastalığı bireyselleştirmeye, hastalık riskini özelleştirmeye dönük eğilimin bu denli hâkim oluşunun asli nedenidir. Aslında, sağlıklı kalabilmenin bir sınıf imtiyazı değil de bir bireysel erdem olarak tanımlanması tam da sağlıklı-doğal beslenmenin, spor yapmanın, “fit” bedenlere sahip olmanın bir sınıf göstergesi olduğu devrimize özgü bir durum. https://birartibir.org/siyaset/810-ve-zombiler-ve-isciler

  • MAPEG, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, internet sitesinde 20/07/2020 tarihinde “140. grup ihale edileceklerin listesi” adıyla duyurdu ilk haberi. Bu listeye göre ülke genelinde 766 nokta tek kalemde ihale edilip piyasaya, talana ve doğa katliamına sunulacak. Devlet uzun süredir sayısız şirkete maden arama ruhsatı da dağıtmaktaydı. Şimdi somutlaşan duruma göre Uşak’ta 18, Aydın’da 12, Muğla’da 15 ve Denizli’de 12 noktada ihale açılıyor. Bu doğa sömürüsünün son raddesi. Ötesi ölüm, talan ve kaynakların yok edilmesi anlamı taşıyor.
  • Alevilerin en önemli kutsal mekanlarından biri olan Dersim’in Ovacık ilçe sınırları içinde bulunan Munzur Gözeleri’nde başlatılan peyzaj projesine yönelik tepkiler devam ediyor. Gözelerin tahrip edilmesine tepki gösteren Dersimli kadınlar, “Munzur bizim inanç merkezimizdir, ona dokunulmasını istemiyoruz” dediler.
  • Bölgede son dönemlerde artan orman yangınlarına bir yenisi daha eklendi. Cudi Dağı’nın Şax û Hebler bölgesinde orman yangını meydana geldi.

EKLER  

Sınıflarımız çocuk işçilerle doludur ve işçiler pandemide evde değil iştedir- Sakine Esra Yalçınkaya

Herkesin evinde olması ve salgının hepimizi birden vurma ihtimalini komik ve basit bir algıyla toplumsal/sınıfsal eşitlenme olarak görenlere inat bunun bir beyaz yakalı karantinası olduğunu ısrarla savunmak gerekiyor. Okulların açık olduğu örgün eğitim sürecinde, sınıfının başında, birebir işin içinde bir öğretmen olarak söyleyebilirim ki eşitlikçi, bilimsel, seküler, anadilde bir eğitimi zaten yaratamamışken şimdi çok daha kontrol edilemeyen, öğretmenin devre dışı bırakıldığı, merkeziyetçi, içeriğin bilimsellikten yoksunlaştırılarak boşaltıldığı ve en önemlisi sınıfsal uçurumun çok daha büyüdüğü bir eğitim ortamındayız. Bazıları evinde özel dersler alarak, daha fazla internet destekli, kaynakları çeşitlendirilmiş bir eğitim görebiliyorken yoksul çocukların eğitim hakları üzülerek ve birebir şahit olarak söylüyorum ki tamamen elinden alınmış oldu. https://sendika63.org/2020/08/siniflarimiz-cocuk-iscilerle-doludur-ve-isciler-pandemide-evde-degil-istedir-594118/

Pandemi sürgünleri… Evlerinden olanlar anlatıyor

Pandemi sürecinde maddi sıkıntılar yaşayan pek çok kişi evlerinden taşınmak zorunda kaldı. Salgın yüzünden işten çıkartılan Gülistan, İstanbul’daki düzenini bozup Mersin’e ailesinin yanına döndü. Salgın sürecini Bursa’daki ailesinin yanında geçiren İpek, İstanbul’daki öğrenci evini kaybetmemek direniyor. Öğretmenlik yapan Selda, kiraya zam yapamayınca Kuzguncuk’taki evinden çıkartıldı. Tekstil mümessili Meltem, pandemi döneminde geçirdiği panik ataklar yüzünden evini değiştirdi. https://www.gazeteduvar.com.tr/gundem/2020/08/15/pandemi-surgunleri-evlerinden-olanlar-anlatiyor/



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 23 EYLÜL 2020

    GÜNDEM Van’ın Çatak ilçesinde operasyona çıkan askerler tarafından 11 Eylül’de Servet Turgut’la birlikte ...