BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / ARŞİV / KORONA GÜNLÜĞÜ 12 OCAK 2021

KORONA GÜNLÜĞÜ 12 OCAK 2021

Salgın yönetilemiyor! Sağlık emekçileri tükenmeye, ölmeye devam ediyor! Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Eğitim Aile Sağlığı Merkezi’nde çalışan Salih İncehasan, İstanbul’da çalışan Ecz. Şekip Öztürk ve Kocaeli Üniversitesi Sağlık Meslek Yüksek Okulu Müdürü Prof. Dr. Yunus Taş Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi (Çapa) 1992 yılı mezunları, korona nedeniyle vefat eden sağlık çalışanları anısına video hazırladı. Sözlerini Zülfü Livaneli’nin yazdığı şiiri Ferhat Göçer besteledi ve seslendirdi. Şiirde sağlık çalışanlarının görüntüleri eşliğinde “Önlemini al, birlikte yaşayalım. Bu son ağıt olsun” denildi. ( https://dai.ly/x7ylud2 )

***

Covid-19 salgınıyla canlarını ortaya koyarak savaşan sağlık çalışanlarına ek ödeme yapılmasına dair yönetmelik Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesislerinde görevli personele 1 Kasım 2020’den itibaren geçerli olmak üzere 2 ay süreyle ek ödeme yapılabilecek. Ödemelerin yer ve/veya personel yönünden kapsamı ve oranına ise bakan karar verecek. Bu şekilde yapılacak ödeme tutarı toplamı, mesai içi tavan ek ödeme tutarını geçemeyecek.

***

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Merkez Yönetim Kurulu, Ocak ayı boyunca sürdürecekleri “Maskeler Konuşuyor” eylem ve etkinlik planlarını düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı. SES Genel Merkezi’nde yapılan toplantı salonuna “Maskeler Konuşuyor” pankartı asıldı. Toplantıda konuşma yapan SES Eş Genel Başkanı Selma Atabey, sendikalarının salgının başından beri toplum sağlığı ve toplumun salgından en az zararla kurtulabilmesi için mücadele ettiğini belirtirken, “Bir yandan da kendi sağlığımız, haklarımız, emeğimiz için mücadele ediyoruz” dedi.

***

Dünya Sağlık Örgütü, Japonya’da mutasyona uğramış başka bir türün ortaya çıktığını duyurdu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Ghebreyesus, yeni tip korona virüsünün (Covid-19) mutasyona uğramış daha hızlı yayılan türünün varlığına ilişkin Japonya’nın kendilerini bilgilendirdiğini belirterek “Covid-19 ne kadar çok yayılırsa virüste yeni değişiklik (mutasyon) şansı da o kadar yüksek oluyor. En dikkat çekeni, virüsün bazı türlerinin bulaşabilirliğinin artıyor görünmesidir” uyarısında bulundu.

***

Covid-19 pandemisi çığrından çıktı. Toplam vaka sayısı 91.3 milyonu, Covid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1 milyon 952 bini geçti. Hafta sonuna doğru toplam can kaybını 2 milyonlu rakamlarla paylaşmaya başlayacağız. Haftanın ilk günü olmasına karşın yeni vaka sayısı ve günlük ölüm sayısı hayli yüksek başladı: Yeni vaka sayısı 578 bin 421 kişi, bir günde yaşanan ölüm sayısı ise 9 bin 212 kişi Aktif vaka sayısı da 24 milyonu geçti. Covid-19 pandemisi çok görülmeye, çok öldürmeye ve yaşamı altüst etmeye devam ediyor.

Günlük vaka bildirimin yüksek olduğu ülkeler şunlar: ABD (214.7 bin), İngiltere (46.2 bin), Brezilya (28 bin), Rusya (23.3 bin), Güney Afrika (15 bin), Kolombiya (15 bin), İtalya (12.5 bin), Hindistan (12.5 bin), Almanya (11.8 bin), Türkiye (10.2 bin) ve Meksika (10 bin).

***

Türkiye’de Covid-19 yeni vaka sayısı yeniden 10 binin üzerine çıktı, son 24 saatte 174 kişi Covid-19 nedeniyle hayatını kaybetti. Toplam can kaybı 23 bine dayandı. Toplam vaka sayısı ise 2 milyon 336 binin üzerine çıktı. Turkuaz tabloda eleştirilere rağmen ısrarla yer verilen yeni hasta sayısı bin kişiye geriledi. Günlük test sayısında yeniden 180 binin üzerine çıktı. Turkuaz tabloda aktif hasta sayısı yer almıyor. Günlük olarak aktif hasta sayısını Worldmeters’dan paylaşmaya devam ediyoruz.

Worldmeters’a göre Türkiye’de aktif hasta sayısındaki artış devam ediyor. 10 Ocak itibarıyla 105 bin 44 aktif hastaya sahibiz. Ağır hasta sayısında da azalma eğilimi devam ediyor, 10 Ocak itibarıyla 2 bin 783 ağır hastaya sahibiz. Aktif hastaların içinde ağır hastaların payı yükselmeye devam ediyor, dün itibarıyla %2.65 olan ağır hasta oranı hala dünya ortalamasının en az beş katı daha fazla! Yüksek ölüm hızının yüksek ağır hasta oranı ile ilişkili olduğunu bir kez daha hatırlatıyoruz.

***

Prof. Başer: Pandemiden ölümler resmi rakamlardan dört kat fazla

New York merkezli Columbia Data Analytics’in Analitik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Onur Başer’e göre ise e-Devlet verilerinden hareketle Türkiye’deki ölümler resmi rakamların dört katından daha fazla.

DOKUZ KENTTEKİ FAZLADAN ÖLÜM SAYISI 35 bin 165: Çalışmanın amacı Covid-19’un sağlık sistemine getirdiği yükün insan ölümlerine etkisini göstermek. Biz araştırmamızda tamamen kamuya açık e-Devlet’te yayınlanan günlük vefat verilerini kullandık. Türkiye’de e-Devlet uygulaması üzerinden yalnızca dokuz kentteki vefat sayıları günlük olarak yayınlanıyor. Bu kentler, İstanbul, Bursa, Denizli, Kahramanmaraş, Kocaeli, Konya, Malatya, Sakarya ve Tekirdağ. Diğer şehirler için bu rakamlar neden yayınlanmıyor, bilemiyorum. Türkiye nüfusunun yüzde 35’ini oluşturan bu dokuz kentte, 2020 yılının 17 Mart-31 Aralık tarihleri arasında kayda geçen vefat sayılarını son üç yıl ile karşılaştırdık. Ocak ayının ilk günlerinde tamamlanan araştırma sonucumuza göre, söz konusu dokuz kentteki fazladan ölüm sayısı 35 bin 165 olarak gerçekleşti.

SADECE 17 MART-31 ARALIK 2020 ARASI: Dokuz kentten elde edilen veriler, diğer kentlere de dağıtıldığında, bu sayı Türkiye geneli için 80 ile 120 bin arasında değişiyor. Bu sayı yalnızca 17 Mart-31 Aralık 2020 tarihleri arasındaki ölümleri kapsıyor. Ancak Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, aynı tarihler arasında Covid-19 nedeniyle ölenlerin sayısı 21 bin 488 olarak açıklandı. Yani aslında Covid-19 kaynaklı ölümlerin açıklanandan dört kat fazla olduğunu söyleyebiliriz.

ÜÇTE İKİSİ DİREKT COVİD-19: Fazla ölümler sadece Covid-19 ile ilgili değil, tüm sağlık sebeplerinden dolayı ölenlerin sayısını kapsar. Pandemi sırasında Covid-19 sebebiyle hastanelerde yer bulamayan veya hastaneden virüs bulaşır korkusuyla tedavilerini erteleyen ve kanser, kalp gibi hastalıklar sebebiyle ölen hastaların sayıları da fazla ölümlerin içerisindedir. Diğer ülkelere baktığımızda fazla ölümlerin üçte ikisi direkt Covid-19 ile ilgili, üçte biri ise dolaylı ölüm olarak saptanıyor.

VAKA/VEFAT ORANI 3.68: (Bundan sonraki süreçte Türkiye’nin vefat sayılarında güncellemeye gitmesi mümkün mü? Dünyada bunun örneği var mı? Sorusu üzerine) Rusya birkaç gün önce ölüm sayılarını düzeltti ve bu yıl 229 bin 700 olan fazla ölümlerin yüzde 81’inin Covid’den kaynaklandığını açıkladı. Biz Türkiye olarak vaka sayımızı düzelttik ama onunla beraber dünya listelerine baktığımızda oranlar arasında uyuşmazlık Türkiye’de göze çarpıyor. Türkiye’deki vaka/vefat oranının açıklandığı gibi yüzde 0.9 olmadığı anlaşılıyor, oran yüzde 3.68 civarında. Yani dünya genelinde Peru, Bulgaristan, Bosna Hersek, İtalya ve Yunanistan düzeyinde. Oysa şu anda açıklanan oranlar salgınla mücadelede örnek gösterilen tam kapanmaya giden Güney Kore (%1.5), Japonya (%1.4), Yeni Zelanda (%1.2), Lüksemburg (%1.1) gibi ülkelerden daha iyi. Böyle olunca biz salgının gerçek yükünü ölçemiyoruz, kapanma olmadan da kapanan devletlerden daha iyi durumdayız gibi bir yanılgı ortaya çıkıyor.

( https://www.gazeteduvar.com.tr/prof-baser-pandemiden-olumler-resmi-rakamlardan-dort-kat-fazla-haber-1509984 )

***

TTB’nin hazırladığı rapora ilişkin sunum gerçekleştiren TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, pandemi döneminde milyonlarca öğrencinin eğitimden uzak kaldığını, buna yönelik adım atılması gerektiğini belirterek, “Milli Eğitim Bakanlığı eğitime erişimle ilgili sadece tıklama sayısını verdi. Verileri yine paylaşmadılar. Elektrik Mühendisleri Odası’nın verilerine göre ne yazık ki çocukların yarısından fazlasının internet erişimi yok. Bu yasaklarla çocukları evlere kapattık ve çok ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklarına dair veriler var. Bu süreç çocukların gelişiminde duraklamaya hatta gerilemeye yol açıyor. Biliyoruz ki okul yalnızca ders görülen bir yer değil. Eğitimin yeni öğretmen istihdamıyla, fiziksel mesafeye uygun dersliklerle, ücretsiz maske ve hijyen koşullarıyla devamlılığı sağlanabilirdi. Hala sağlanabilir” dedi.

***

Çin’de virüsün kökenini incelemek için heyet perşembe günü yola çıkıyor. DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, “Tıpkı Covid-19 aşılarının (etkinliğini ve güvenliğini) araştırmayı ve kullanıma sunmayı dört gözle beklediğimiz gibi kökeni üzerinde çalışmaya devam ediyoruz. On kurum ve ülkeden seçkin uzmanlardan oluşan uluslararası bilim insanları ekibinin, Covid-19’un kökenleri üzerine Çinli meslektaşları ile bilimsel araştırmalara katılmak ve bunları incelemek için Çin’e seyahat edecek olmalarından memnuniyet duyuyoruz” dedi. Ghebreyesus, misyona katılan Avustralya, Danimarka, Almanya, Kenya, Japonya, Hollanda, Katar, Rusya, Sudan, İngiltere, ABD, Vietnam ve Çinli bilim insanlarına teşekkür etti.

***

Türk Hava Yolları (THY) Genel Müdürü Bilal Ekşi, uçak içerisinde yolcuların kullandığı maskelerle ilgili, “Uçak içinde ventilli maske lütfen takmayınız.” dedi. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapan Bilal Ekşi, ventilli (filtreli) maskelerin yetkili otoriterlerce yasaklandığını belirterek, “Uçak içinde VENTİLLİ MASKE lütfen takmayınız.Yolcuların sağlığı için uçak içinde ventilli maske kullanımı otoritelerce yasaklanmıştır. Kabin memurlarımız sağlık kurallarına uyum için ventilli maskenizi değiştirmenizi talep etmektedirler. Lütfen sağlık için yardımcı olalım” dedi.

İstanbul’da Covid-19 tedbirleri kapsamında 65 yaş üstü ve 20 yaş altı tüm yurttaşların toplu taşıma araçlarına binmeleri 15 Ocak’tan itibaren yasaklandı.

***

Lübnan’da artan Covid-19 vakaları nedeniyle 10 günlük olağanüstü hal ilan (OHAL) edildi.

***

Bir yılı aşkın süredir Çin’den başlayıp tüm dünyaya yayılan koronavirüs salgını ile maske ve plastik kullanımı arttı. Artan maske ve plastik kullanımı ise doğaya büyük zarar veriyor. Buna göre, geçen yıl üretilen 53 milyar maskenin yüzde 3’ü denizleri kirletti. Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gülen Güllü, “Bu kadar fazla miktarda plastik dışarı atıldığı zaman, düzgün bir şekilde yönetilmediğinde bilin ki yemeklerimizde, balıklarımızda, içtiğimiz suda dahi nano plastiklerle yüz yüze gelmeye başlayacağız” dedi. Maskelerin çevreye zarar vermemesi için en doğru yöntem, biriktirildikten sonra tıbbi atık kutularına atmak.

***

ABD’nin California eyaletinde bulunan San Diego Hayvanat Bahçesi’nde iki gorilin koronavirüs testi pozitif çıktı. California Belediye Başkanı Gavin Newsom, iki gorilin Covid-19 semptomları gösterdiğini ve bunun üzerine test yapıldığı açıkladı. Böylece, koronavirüs ilk kez bir maymun türünde tespit edilmiş oldu.

***

Covid-19’daki mutasyonlar ne anlama geliyor? – İlker Kayı/Cem Sungur

Ortaya çıkan yeni varyantın testlerde tespit edilmesinde güçlük olabileceği bilgisi haliyle endişe yarattı. Bu endişeler karşısında Dünya Sağlık Örgütü uyarıda bulundu. Yapılan değerlendirmede virüsün S proteinini hedef alan testlerin virüsün genetik yapısındaki değişiklik nedeniyle kişi hasta bile olsa negatif sonuçlanabileceğini anımsattı ve testlerle ilgili yeni önerilerde bulundu. Çok sayıda genetik yapıya yönelik PCR testlerinin uygulamaya sokulması ve yaygınlaştırılması ile hem tanının doğruluk oranının artacağına hem de varyant virüslerin daha kolay fark edilebileceğine vurgu yaptı. … Tüm bu gelişmeler nedeniyle etkilenen ülkelerde bulaşma yoluna yönelik halk sağlığı önlemleri yeniden önem kazandı. Aşının sürü bağışıklığı sağlayacak seviyelere ulaşmasına kadar geçecek olan sürede farmakolojik olmayan yöntemler (maske, el yıkama, solunum hijyeni, kapalı ortamların havalandırılması, fiziksel mesafe, evde kalma ve kalabalık ortamlardan uzak durma) halen en ektili korunma önlemleri olarak duruyor.

Bulaştırıcılık katsayısındaki artışın beraberinde gelen soru ise pandeminin başından beri alınan ve belli oranda da insanların alışmaya başladıkları toplumsal önlemlerin etkisinde bir azalma olup olmayacağı. Evde kalmak, ortamı havalandırmak ve el yıkamak etkisini yitirmeyecek, ancak yeni varyantların neredeyse rutin olarak kullanılan maskelerden daha kolay geçip geçmediği, hastalarla temas süresi olarak belirlenen 15 dakikalık eşik değerin kısalıp kısalmayacağı ya da fiziksel mesafe olarak kullanılan 1.5 metrenin hala etkili olup olmadığı ilerleyen zamanlarda yapılacak bilimsel çalışmalarla belirlenecek. Bu aşamada toplum açısından yeni varyantlar karşısında eskiden beri kullanageldiğimiz önlemlere daha sıkı bir şekilde uymak. Bulaşıcılıkta meydana gelen artışın başka bir karşılığı daha var: Hasta sayısında beklenecek artış. Özellikle genç nüfusun da daha fazla etkilenebileceği düşünüldüğünde toplumsal önlemler uygulanmaya devam etse de olgu sayılarında artış meydana gelebilir.

Salgın durumlarının afet haline gelmesinde en önemli aşamanın sağlık sistemi kapasitesinin aşılması olduğu düşünüldüğünde yeni varyantların yol açtığı salgın tablosu sağlık sistemlerini de tehdit eder nitelikte olabilir. Bu da yorgun düşmüş sağlık çalışanlarının daha da yük altında kalması anlamına gelecektir. Bu durumun önüne geçilebilmesi sürveyans, karantina, izolasyon ve farmakolojik olmayan önlemlerin etkin bir şekilde uygulanmasına bağlı.

( http://www.diken.com.tr/covid-19daki-mutasyonlar-ne-anlama-geliyor/ )

 

AŞI TARTIŞMALARI

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, 100 gün içinde tüm ülkelerde sağlık çalışanları ve yüksek risk altında olanlar için aşılama çalışmalarının başlaması için toplu taahhüt çağrısında bulundu.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) bilim heyetinden başuzman Dr. Soumya Swaminathan, 2021’de yeni tip Koronavirüs’e (Kovid-19) karşı toplum bağışıklığına ulaşılmasının mümkün olmadığını belirtti.  Swaminathan, “2021’de toplum bağışıklığına ulaşamayacağız. Bazı ülkelerde savunmasız insanlar kalacak. Risk grubunda yer alan kişiler aşılana kadar önlemlere uyulması gerekiyor” ifadesini kullandı.

***

Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, kabine toplantısının ardından Perşembe veya Cuma günü aşı kampanyasının başlayacağını duyurdu. Öte yandan aşı yapılacak olanlara “hastaya konulan teşhis, uygulanacak tedavi ve oluşabilecek riskler açısından bilgilendirme ve tıbbı işlem için hastanın rızasına alma” amacı taşıyan ONAM formu imzalatılacak. Aşılama önce sağlık çalışanları, 65 yaş üstü, emniyet mensupları, öğretmenler, huzurevi çalışanlarına yapılacak.

***

Türk Tabipleri Birliği (TTB), korona virüsünün Türkiye’de görüldüğü ilk tarihin üzerinden geçen on ayın ardından hazırladığı, “Covid-19 Pandemisi 10. Ay Değerlendirmesi” raporuna ilişkin online toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak, aşı çalışmalarına ilişkin bağışıklama konusunda sunum gerçekleştirdi.  Aşı bağışıklamanın önemli olduğunu fakat yeterli olmayacağını ifade eden Eskiocak, mevcut halk sağlığı önlemlerinin sıkılaştırılarak devam etmesi gerektiğini söyledi. Türkiye’ye gelen korona virüsü aşı sayısının 3 milyon olduğunun ifade edildiğini, 50 milyon dozluk anlaşmanın yeterli olmadığını belirten Eskiocak, “Gereksinim 120 milyon doz civarında. Salgınla baş edebilmek için bu tedarikin sürmesi ve aksamaması gerekiyor” dedi. DSÖ’nün usulüne göre onayladığı iyi üretim koşullarıyla üretilen aşıların güvenli olduğunu, Türkiye’de bağışıklama hizmetlerinde yaşanan eşitsizliklerin giderilmesi gerektiğini belirten Eskiocak, aşılama sürecine dair önerilerini ise şu ifadelerle sıraladı:

  • YEREL DANIŞMA KURULLARI OLUŞTURULMALI: Planlama ve koordinasyonda, bağışıklama ve danışma kurulu sürece katılmalıdır. Yerel danışma kurulları oluşturulmalıdır. Aşı sağlamada güven inşa edilmeli, aşılamada hedef grupların temsilcilerini meslek örgütlerinin bilgilendirilmesini sağlanmalıdır. Tedarikte aksama olmayacağına dair güven sağlayın, mevzuatla ilgili açıklarınızı kapatın. Sürecin yönetiminde bilgileri, kanıtları kamuoyuyla paylaşın.
  • KAMU YÖNETİCİLERİNE ÖNERİLER: Kamu yöneticileri güvenli yaşama ve çalışma ortamı sağlama konusunda sorumlulukları olduğunu bilmeleri gerekiyor. Enfeksiyon zincirini kırmak için sosyal devlet ilkeleri çerçevesinde toplumun en kırılgan kesimlerinin desteklenmesi, herkese ücretsiz aşı gerekiyor. Sağlık çalışanlarının Covid-19 aşıları konusunda bilgilendirilmesi, savunuculuk kapasitesinin geliştirilmesi gerekiyor.
  • SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ÖNERİLER: Enfeksiyondan korunma önlemlerine eksiksiz uymaları, bağışıklamanın etkili bir şekilde yürütülmesi için bilgilendirme ve savunuculuk yapmaları önem taşıyor. Halkımız için önerilerimiz. Onaylanmış aşıların güvende olduğu ve aşılanmalarının gerektiğini bizden duymuş olsunlar. Aşılamanın salgını durdurmaya yetmeyeceğini, maske, siperlik kullanımı, fiziksel mesafeye uyma gibi önlemlere devam etmeleri gerekiyor.
  • MEDYAYA ÖNERİLER: Dünya Sağlık Örgütü infodemide yanlış bilgi salgınını durdurmak için aşılar konusunda bir dizi ilke yayınladı. Sansasyondan kaçın, doğru bilgiyi net olarak verin. Anlaşılmazlık olmasın, terimler açıklansın.

***

TTB’nin, “Covid-19 Pandemisi 10. Ay Değerlendirmesi” raporuna ilişkin toplantıda konuşan Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Alpay Azap, “Yapılması mümkün olan aşılar içerisinde en kötü aşı bile en iyi korona virüsü hastalığından daha iyidir. O yüzden de bu aşıları olmak gerekir” dedi. Azap konuşmasında şunlara da yer verdi: “Şu an ülkemize gelmemiş olan mRNA aşısı dediğimiz aşılar biraz daha fazla oranda antikor üretimine sebep oluyorlar. Bu bir avantaj gibi görünüyor. Özellikle çalışmalarına ileri yaş grubundaki kişileri de aldıkları için onlarda da etkili olduklarını biliyoruz. Bu aşılara bağlı alerjik yan etkilerin diğer aşılara göre daha fazla olduğunu da biliyoruz. Dünyada pek çok ülke mRNA aşılarını kullanmaya başladı. Hızlı bir aşılama kampanyası yürüyor ve çok sayıda kişi aşılandıkça nadir görülen yan etkilerle karşılaşmaya başladık. Bu biraz da Faz 3 çalışmalarında da belliydi. Lokal yan etkileri diğer aşılara göre biraz daha fazla. Tüm dünyada bu aşılara acil kullanım onayı verilmiş durumda. Bir pandemiyle karşı karşıya olduğumuz için, mutasyona uğradığı ve daha fazla kişiye bulaşma riski olduğu için uzun dönem güvenlik verilerini bekleyip aşıların kullanılması gibi bir şansımız yok. Faz 2, Faz 3 çalışmalarındaki verilere bakarak, kabaca ciddi bir yan etki olmadığı görüldükten sonra bu aşıların kullanılması bilimsel olarak tam da yapılması gereken şey. Biz hem insanlarımızı, hem toplumu hem de mutant virüslerin oluşmasını engellemiş olacağız. Dolayısıyla faydalar zarardan çok çok daha fazla olduğu için çok düşünecek bir şey yok. “

Alpay Azap konuşmasında şu ifadelere de yer verdi:

“Aşıların etkisinin altı ay mı daha uzun mu olduğunu şu anki bilgilerimizle bilmiyoruz. Biz aslında hastalığı geçirmenin en az altı ay koruduğu bilgisine sahibiz. Kişinin geçirdiği hastalığın ağırlığı, bağışıklığın kuvveti, virüsün değişime uğraması gibi faktörler var. Aşılarla ilgili şöyle bir avantajlı yan olduğunu düşünürüz. Şu an bu bilimsel bir veriye dayanmıyor ama bilimsel tahminlere dayandığını söyleyebilirim. O da hastalığı geçirmekten daha uzun süre koruyuculuk sağlayabilir. Virüsün kendisi vücutta hastalık yaparken, vücudun bağışıklık sistemini alt etmek üzere birtakım maddeleri kullanıyor. Kendi yapısındaki bazı proteinleri kullanarak vücudun bağışıklık sistemini baskılıyor. O yüzden de vücut çok kuvvetli bir bağışıklık yanıtı da oluşturamayabiliyor. Biz aşıyı verdiğimiz kişilerde virüsün bu proteinleri olmadığı için bağışıklık sistemini alt etmek üzere bir proteini taşımadığı için aşılar, daha kuvvetli bir bağışıklık yanıtı olacağı ve bunun daha uzun süreli olacağı bilimsel bir tahmin olarak yapılıyor. Belirleyici olacak olan aslında virüsün ne kadar değişikliğe uğrayacağı. Virüs çok değişime uğrarsa ancak o zaman aşılar yeterli hale gelmeyebilir. Burada da sevindirici haber, mutasyona uğramış kolay bulaşan virüsü de aşıların oluşturduğu antikorlar çok etkili bir şekilde durdurabiliyor. İşin özü, aşılardan hastalığın sağladığı bağışıklıktan daha uzun bir bağışıklık bekliyoruz. Ama bu bir yıl mı olacak iki yıl mı olacak onu şimdiden söyleyemiyoruz.”

***

Korona virüsü aşılarına ilişkin toplantıda konuşan TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Özlem Azap Kurt, şu anda dünyada kullanılmakta olan aşıların tamamının güvenli göründüğünü söyledi. Türkiye’de Covid-19 aşılarının tamamının ya da birden fazlasının bulundurulması gerektiğini belirten Azap, “Şu anda sadece Sinovac’ın aşısı var. Bu aşının da güvenlik verilerine ilişkin bir sıkıntının olmadığını biliyoruz. Endonezya’da bugün etkinliğine dair yüzde 63 olarak açıklandı. Türkiye’de yüzde 90’ın üzerinde, Brezilya’da yüzde 70’lerde. Bu oranlar güvenlikle ilgili değil, etkinlikle ilgili. Şu anda elimizdeki verilerde güvenliğe ilişkin bir sorun görünmüyor. En fazla çok etkili olmayabilir ama biz bunu tüm aşılar için biliyoruz” dedi.

***

Türkiye’nin de kullanıma hazırlandığı Çin menşeli korona virüsü aşısı CoronaVac için farklı ülkelerde farklı sonuçlar açıklanması tartışma yarattı. Türkiye aşının yüzde 91.25 oranında koruma sağladığını açıklarken, Endonezya yüzde 65.3, Brezilya ise hafif vakalar için yüzde 78 koruma oranına ulaştı. Uzmanlar, Çin şirketi Sinovac’ın Faz-3 denemelerinden elde edilen sonuçlar konusunda daha fazla şeffaflık çağrısı yapıyor. Endonezya Gıda ve İlaç Ajansı’ndan (BPOM) bugün yapılan açıklamada, CoronaVac’ın ülkedeki Faz-3 denemelerinde yüzde 65.3 oranında başarı sağladığı belirtildi. BPOM Başkanı, “Bu sonuçlar, Dünya Sağlık Örgütü’nün en az yüzde 50 koruma kuralını karşılıyor” diyerek CoronaVac’a acil kullanım onayı verdiklerini de açıkladı. CoronaVac’ın Endonezya’daki denemelerine, 18-59 yaş arasında 1620 gönüllü katılmıştı.

Brezilya’daki denemeleri gerçekleştiren Sao Paulo eyaleti Butantan Enstitüsü ise 60 yaş üzeri gönüllülerin de katılması nedeniyle özellikle merak edilen Faz-3 sonuçlarını geçtiğimiz hafta açıkladı. Ancak aşının yüzde 78 oranında koruma sağladığı yönündeki açıklamanın içeriği tartışma yarattı.

Butantan Enstitüsü Direktörü Dimas Covas, basın toplantısında yüzde 78 oranını açıkladıktan gazetecilerin ayrıntılar konusunda ısrarlı sorularına maruz kaldı. Covas bu noktada, 13 bin gönüllünün katıldığı denemelerde 218 Covid-19 vakasının görüldüğünü, hastalığa yakalananlardan 160’ına plasebo (boş aşı) ve geriye kalanına gerçek aşı verildiğini söyledi. Uzmanlar, bu oranın yaklaşık yüzde 63’lük bir korumaya işaret ettiğini söylüyor.

***

Covid-19 aşı programında öncelik talep eden öğretmenlerin greve gittiği Malta’da, aşı uygulamasında sağlık personeli ve yaşlıların ardından öğretmenlere öncelik tanınacağı duyuruldu. Malta Öğretmenler Birliği’nin duyurusunun ardından iki günlük grev sonlandırıldı.

***

BioNTech ve Pfizer’in aşısı için hedeflenen 1,3 milyar dozluk üretimin 2 milyar doza çıkarıldığı bildirildi.

***

Covid-19 aşısı için bir garip ihale – Bahadır Özgür

Covid-19 aşısı için “mevcut aşı soğuk zincir ve stok yönetiminin bakım, onarım, güncelleme, yeni kurulum ve teknik destek” ihalesi, sistemi 2013’te kuran şirketlere verildi. Oysa Sayıştay 2018 yılı raporunda sistemin işlemediğini, yanlış veri ürettiğini ve milyonlarca doz aşının bozulduğunu tespit etmişti. (https://www.gazeteduvar.com.tr/covid-19-asisi-icin-bir-garip-ihale-haber-1509867 )

 

 

 

 



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 14 NİSAN 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! Sosyal cinayete dönem ...