BIGtheme.net http://bigtheme.net/ecommerce/opencart OpenCart Templates
Home / ARŞİV / İKTİDARI DAĞITMAK-Raúl Zibechi

İKTİDARI DAĞITMAK-Raúl Zibechi

Devlet Karşıtı Kuvvetler Olarak Toplumsal Hareketler

Basım tarihi: 2015
Sayfa Sayısı: 216

Çeviren: Nurhayat Köklü

Yayın Evi: Otonom

*Raul Zibechi iktidarı dağıtmak kitabında bizi Bolivya sokaklarında uzun bir gezintiye çıkarıyor. Bizde de Bolivya’nın deneyimiyle kesişen bir gezi komünü deneyimi ve hemen yanı başımızda bir Rojava devrimi yaşandı. Bizler devletin ötesinde bir toplumsallık tahayyül eden dünyanın yerlileri olarak dertlerimizin Aymaralılarla ne kadar çok kesiştiğini Zibechi sayesinde bu kitapta gördük.

Zibechi iktidarı dağıtmak diğer ismiyle de ‘devlet karşıtı kuvvetler olarak toplumsal hareketler’ adlı kitabında bir yandan Bolivya’daki Aymara yerlilerinin özyönetim mücadelesini anlatırken bir yandan da;

1)Dünyayı nasıl değiştirebiliriz veya yeni bir dünya nasıl kurabiliriz?

2)Kapitalizmden nasıl kurtulabiliriz?

3)Onurlu bir toplumu nasıl kurabiliriz?

4)Devlet karşıtı hareket ne demektir?

5)Devletin rolü nedir ve toplumu devlet karşıtı hareketlerle değiştirmenin olasılıkları nelerdir?

6)Şehirde otonom antikapitalist, devlet karşıtı alanlar veya dinamikler nasıl yaratabiliriz?

Sorularına yanıt arıyor. ’Devrim tarihin ebesidir.’ Marx’ın bu sözü Marksistler tarafından üstü kapatılmış devrim kavramını aşağıdaki birkaç örnek  ışığında özetler.

1—)Zapatismo 1994’ten beri iktidarı ele geçirmek isteyen değil, yeni bir dünya kurmak isteyen, silahlı bir başkaldırıyla kıtaya ve dünyaya ışık tuttu ve aşağıdan komünal, kentsel ve bölgesel otonomi inşa etmenin ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Şimdilerde zapatismo Meksika’nın her yerinde büyümeye çalışıyor ve aşağıdan kurumsal olmayan siyaset yapmak için temel olarak dinlemeye dayanan yeni bir siyaset kültürü yayıyor. Zapatismalar iyi yönetim konseyleri ile en azından küçük ölçekte –geleneksel olmayan güç birimleri oluşturmanın mümkün olduğunu bize öğretti.

2—)Brezilyadaki topraksızlar hareketi ovalarda patlak veren toprak reformunun önemini oldukça açık bir şekilde gösterdi, ülkedeki en önemli toplumsal hareket oldu ve aynı zamanda sol neoliberalizme karşı mücadele başlatmak için büyük şehirlerde gençleri de kapsayan bir hareket haline geldi.

3—)Piquetero (işsiz işçi) hareketi Arjantin mücadelesinin merkezini küçük şehirlerden büyük şehirlere ,işçilerden işsizlere ve neoliberalizmin ötekileştirdiği insanlara taşıdı.

21.yy tarihi eski toplumsal ilişkileri barındıran pek çok dünyanın ortaya çıkmasına tanıklık etmiştir. Bu karmaşık gerçeklik korkunç sonuçlara yol açmıştır; genel olarak her ne kadar devrimciler devlet aygıtıyla kurmaya çalışmış olsalar da devrimler yeni dünyaların doğmasını ne yazık ki sağlamamıştır. Bir çok iyi devrim insanların yaşam koşullarını iyileştirse de –bu elbette önemli bir kazanımdır-bu devrimler yeni dünyalar kuramamıştır. Devrimcilerin iyi niyetinden şüphe edilemez ancak devletin özgürlükçü toplumsal ilişkiler kurmak için uygun bir araç olmadığı gerçeği de artık kesinlik kazanmıştır. Bu açıdan bakıldığında yapabileceğimiz en devrimci şey kendi topraklarımızda yeni toplumsal ilişkiler kurmak için mücadele etmektir, mücadeleden doğan ve mücadele ile büyüyen ve yayılan ilişkiler kurmaktır.

TOPLUMSAL MAKİNE OLARAK TOPLULUK

Özellikle sömürge toplumlarında elitler ve kitleler farklı şekillerde harekete geçerler. Elitler dikey olarak kurumlara sıkı sıkıya bağlı şekilde harekete geçer, toplumsal eylem tedbirli ve kontrollü bir şekilde gerçekleştirilir ve en yüksek noktası seçim çekişmeleridir. Bunun aksine yoksulların seferberliği, yatay ve daha kendiliğindendir ve ayaklanmaya bağlı olarak geleneksel akrabalık bağlarına ve bölgeselliğe  ya da sınıfsal birlikteliklere dayanır. Yatay bir seferberliğin en belirleyici özelliği işbirliğinin gizli kalmış taraflarını dışarı püskürterek açığa çıkarması ve böylece örtük olanı görünür hale getirmesidir. Başka bir şekilde ifade edecek olursak, halklar yalnızca zincirlerinden kurtulduğunda kendi içsel güçlerini keşfederler.

Başkaldırı dönemleri yerini sükunete  bıraktıktan sonra bu kollektif enerjilere ve önünü açtıkları devlet dışı güçlere ne olur? Devlet dışı güçler kurumsallaşabilir mi? Kurumsallaşırsa hangi alanlarda ve ne zaman kurumsallaşabilir? Ya da devlet dışı ilişkiler mevcut toplumun doğal ilişkileri haline nasıl getirilebilir? Bizi asıl ilgilendiren devlet dahilindeki toplumsal ilişkilerin önünü nasıl açtığı,bu yolun nasıl korunduğu ve özellikle de her ikisinin aynı zaman ve mekanda nasıl birarada var olduğudur.

KENDİ KENDİNİ İNŞA EDEN ŞEHİR:DAĞILMA VE FARKLILIK

Aylu: Aymara dilinde belirli bir bölgedeki aileler topluluğudur. Özellikle Bolivya olmak üzere Güney Amerika’nın yerli yerel yönetim modelidir.

Uzun vadede amacı nüfus için gerekli eğitim ve sağlık hizmetlerini kültürel ve toplumsal bir homojenlik  meydana getirerek yapmaktır. Bu anlamda çalışmayı çalışmayı değerlendirenlere göre küçük bir mahalle okulu ya da bitkisel ilaçlara veya geleneksel tıp doktorlarına dayalı bir klinik yani bu hizmetlerin küçük birimler halinde dağılması savaşılması gereken bir canavardır.Eğitimin ,sağlığın ve ayrıca diğer tüm hizmet ve çalışmaların yerli topluluklar tarafından yönetilmesi her zaman yayılmayla paralel olarak gerçekleşir,çünkü merkezileşme ve yoğunlaşma devlet/kapitalizm modelleridir.

GÜNDELİK YAŞAM VE İSYAN :BÖLÜNMEMİŞ BEDENLER

Carlos mesa 2004 yılında devlet başkanlığına geldikten sonra enerji kaynaklarının kullanımı için referandum yapacağını söylemişti.Ama referandum yerine yabancı şirketler ile pazarlığa oturan mesa;kongreden yabancı şirketlere büyük vergi indirimleri sağlayan yeni bir ‘doğalgaz yasası ‘çıkmasına öncülük etti.Yabancı şirketlere bu kadar taviz verilmesi üzerine Bolivyalılar ‘Bolivya zenginlikleri kime ait?Bize mi yabancı tekellere mi? diyerek günler süren eyleme geçti.Bu eylemin öncülüğünü,başkent La Paz ‘ın tepesinde büyük bir gecekondu mahallesi olan ve bağımsız bir yönetime sahip El Alto yerlileri yaptı.

FEJUVE ismiyle birleşen Bolivya halkı Mesa iktidarına karşı toplumsal hareketi başlattı ve ilk olarak 1957’de mahalle meclisleri oluşturuldu daha sonra bu mahalle meclisleri birleşerek FEJUVE’yi oluşturdu.

El Alto toplumsal makinesi devletin askeri makinesini dağıtabildi ve bunu yapabilmek için yalnızca savunma ve saldırma konusunda yetersiz oldukları için değil,aynı zamanda zaten dağıtılması gereken ‘öteki’ nin bir parçasını meydana getirdikleri için de kendi örgütlenmelerinin ve liderlerinin ötesine geçtiler.

Fakat bu dağıtma ya da engelleme makinası nasıl çalışır?Ve işe yarıyorsa,gündelik yaşamda da işe yarar mı? Birkaç örnek verelim.Her şeyden önce,hareketin savunma ve saldırı icat ettiği taktikler var:

Pulga(pire) geceleri yolları ve sokakları hızlı bir şekilde kapatıp hemen geri çekilmek için kullanılan bir taktiktir,tıpkı bir pire ısırığı gibi ve binlerce farklı konumda aynı anda gerçekleştirilir.

Kınkanatlı böcek taktiği herhangi bir rota ya da plan olmaksızın bastırma kuvvetlerini şaşırtmak için şimşek hızında örgütlenen yürüyüşlerden ve barikatlardan oluşur tıpkı kınkanatlı böceğinin tahmin edilemez bir yöne doğru uçması gibi..

Ateşkarıncası taktiğinde topluluklar sıralı halde yürür ve son olarak cennet kuşu taktiği şehirleri kapatmak için kitlesel seferberliktir.

Bu örneklerden sonra Zibechi devleti dağıtmanın yolunun yeni bir devlet kurmak olmadığına sık sık vurgu yapıyor ve ekliyor Clastres’in de dediği gibi devlet her zaman var olmuştur ancak bazı toplumlarda sonsuz bir şekilde engellenmiştir.

DEVLET GÜÇLERİ VE DEVLET DIŞI GÜÇLER

El alto’da FEJUVE’ye bağlı yerel mahalle meclislerinin her biri kendi aralarında görev dağılımı yapmışlardır.Bunlar özyardımlaşma,denetleme,protesto meclisleri gibi..

El alto deneyimindeki güçler Zibechi’ye göre devletten geri çekilmeyle ve hareket halindeki yeni toplumun çekirdeğini oluşturan toplumsal ilişkilerin patlaması ile beliren karmaşık durumlarda ortaya çıkmakta ve kaybolmaktadır.Bu güçler devleti dağıtma ve devletin görünür hale gelmesini önleme kapasitesine sahip güçlerdir.

TOPLULUK ADALETİ VE EL ALTO ADALETİ

El alto’da mahalleler örgütlüdür,tıpkı bölgeyi veya zarar gören aileleleri korumak için insanları çağırmak amacıyla ikaz ıslıkları çalmaları gibi,kendilerine has tetikte olma sistemleri vardır.Oyuncak bebek asma,yerel meşru müdafaa örgütlenmesini sembolize etmektedir ve oyuncak bebeklerin asılı  olmadığı bir yerle karşılaşmadan dolaşmak neredeyse imkansızdır.Bu oyuncak bebeklerin bazıları posterleri (örneğin hırsızlara ölüm)’ü işaret eder.Bazı durumlarda mahalle sakinleri hırsızları iş üzerinde yakaladığında veya zanlıları tespit ettiğinde onları öldürür.

BİR AYMARA DEVLET’İNE Mİ DOĞRU?

Patzi ve Pablo Mamani Aymara’nın örgütlemedeki iki sosyoloğudur ve onlar da hareketin bildirgeleri gibi Aylu’yu başlangıç noktası olarak alıyorlar.Patzi’ye göre ‘devlet bir koordinasyon örneğidir ve devlet toplumun üstünde değil altında konumlanmalıdır, böylece kararlarını gerçekleştirir, çeşitli toplulukların fikirlerini tartışır ve toplulukların yerini almaz. Elit bir sınıf yaratma tehlikesinin üstesinden devridaim sistemi ile gelinir. Başkanın dönüşümlü rolünü tahayyül eder; ilk olarak bir departman görevi üstlenir ve bu departmanda görevler dönüşümlü olarak gerçekleştirilir ve böylece aynı insanın asla birden fazla başkan olamayacağı ve kontrolün kolektif sağlanacağı düşünülür. Patzi ‘tıpkı toplulukta olduğu gibi,herkes lider olma fırsatına sahip olacaktır.’ der.

Mamani’ye göre temel olan merkezileşmenin üstesinden gelmek ve bir tür çokluk mantığı kurmaktır.Çeşitlilik devlette bir araya gelir diye belirtir bu nedenle devlet ve toplum artık ayrılamaz.Devlet toplumdur,toplum devlettir.Devlet kelimesinin Aymara dilinde olmadığını bunun yerine büyük bir politik ve bölgesel anlamına gelen ‘suyo’ kelimesinin kullanıldığını unutmayalım.’ der.

Garcia linera’ya göre ise etnik dışlamaya son vermenin –yani çok kültürlü bir devlet kurmanın-anahtarı kamu yönetiminde dillerin ve kültürel pratiklerin eşitlenmesidir.

Yerli hareketi için sorun çift yönlüdür ;elitler önceden hiç olmadıkları bir yerde ortaya çıkarlar ve önceden varolan hareket liderlerinden çok farklı özelliklere sahiptirler.Önceki liderler militan ve ideolojik bir karaktere ve politik-militan bir profile sahiptir ama yeni lider,elit teknotrat bir karaktere sahip olacaktır çünkü gelecekteki destek için mücadele sırasında sunulan iyiliklerin karmaşık ağının güçlendirilmesine son noktayı koyan dış temsilcilerle artık daha iyi etkileşim kurabileceklerdir.Bu elitler; harici kaynakların dikkatini çekebilme becerisi sayesinde göklere çıkarılırlar, antropolog Victor Breton ‘un de dediği gibi bu elit yeni moda klan şefidir.

Zibechi iktidarı dağıtmak sözcüğünü şu sözlerle açıklıyor; dağılmayı üreten topluluktur; çünkü topluluk dağılma üretir ve bu dağılma da kendi alışkanlığının olasılığını meydana getirir. Ortak  olana geri dönmenin bir yolu olarak dağılma ise şu manayı taşır; dağılmanın kendisi birikime ve yoğunlaşmaya karşıttır, aynı zamanda kendisini sabitleyen ve biçimlendiren öğeleri de dağıtır, iktidarın dağıtılması merkeze karşı savaş, merkezileşmenin dağıtılmasıdır.

Sonuç olarak; devletin merkezi yapısına karşı yerelin parçalılığı …

*Hidayet Çelik- Ata Soyer Sağlık Ve Politika Okulu



İLİŞKİLİ İÇERİK

KORONA GÜNLÜĞÜ 5 HAZİRAN 2021

Salgın yönetilemiyor! Emekçiler, ötekileştirilenler ölmeye devam ediyor! Sağlık emekçileri tükeniyor, hayatını kaybediyor! Sosyal cinayete dönüşen ...